Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/747 E. 2024/11796 K. – İş Kazasından
Konu: İş Kazasından Kaynaklanan Maddi Ve Manevi Tazminat
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/747
- Karar No
- 2024/11796
- Karar Tarihi
- Konu
- İş Kazasından Kaynaklanan Maddi Ve Manevi Tazminat
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 29. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/469 E., 2023/3559 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 24. İş Mahkemesi SAYISI : 2018/118 E., 2022/640 K. Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmek ve de duruşma talep edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin ve işin duruşmaya tabi olduğunun anlaşılması nedeniyle duruşma talebinin kabulüne karar verildikten sonra duruşma için 26.11.2024 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmiştir. Duruşma günü murafaalı temyiz eden davacı adına Av. ... geldi. Davalı adına gelen olmadı. Gelenin yüzüne karşı duruşmaya başlanıp sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra duruşmaya son verilerek aynı günde Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili özetle; iş kazası nedeniyle müvekkilinin sürekli iş göremezliğe uğrayacak şekilde yaralandığı, kazanın davalı kusurundan kaynaklandığından bahisle 100,00 TL geçici iş göremezlikten kaynaklanan maddi, 100,00 TL geçici iş göremezlik dönemi için bakıcı gideri, 100,00 TL sürekli iş göremezlikten kaynaklanan maddi, 3.000,00 TL tedavi, mutad giderler ve yol masrafından kaynaklanan maddi, 50.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı tarafça davanın reddine karar verilmesi gerektiği savunulmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı lehine 100,00 TL geçici iş görmezlikten kaynaklanan maddi tazminat, 7.500,00 TL manevi tazminat ödenmesine, geçici iş görmezlik döneminden kaynaklanan maddi tazminata ilişkin fazlaya dair hakların saklı tutulmasına, bunun dışındaki fazlaya ilişkin istemlerin ve diğer taleplerin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle, müvekkilinin kalıcı maluliyet durumunun ikametgâhına en yakın hastanede bizzat fiziki muayene ile ve yürürlükteki özürlülük ölçütü hükümlerine göre yeniden tespit edilmesinin zorunlu olduğunu, dava konusu kazanın 01.06.2015 ile 20.02.2019 tarihleri arasında meydana geldiğini, bu tarih aralığında alınacak maluliyet raporlarının 30.03.2013 tarihli ve 28603 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerektiğini, ancak bu çerçevede bir inceleme yapılmadığını, maluliyet oluşmadığı gerekçesiyle geçici bakıcı ihtiyacının bulunmadığı yönündeki değerlendirmenin farazi ve hatalı olduğunu, müvekkili yararına hükmedilen manevi tazminatın ise yaşanan elem ve ızdırabı karşılamaktan uzak ve yetersiz olduğunu, ayrıca davanın kısmen kabulüyle birlikte karşı yan lehine vekâlet ücretine hükmedilmesinin de usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. B.Değerlendirme ve Gerekçe a. Davacı vekilinin manevi tazminat istemi hakkında kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde, Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 110. maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır. Dosya içeriğine göre davacı vekilinin diğer taleplerle birlikte 50.000,00 TL manevi tazminat talebinde bulunduğu, İlk Derece Mahkemesi'nce yukarıda açıklandığı gibi manevi tazminat yönünden davacı lehine 7.500,00 TL manevi tazminat ödenmesine karar veridiği, Bölge Adliye Mahkemesi'nin 16.11.2023 tarihli kararı ile istinaf yoluna başvuran tarafların istinaf istemlerinin esastan reddine karar verildiği gözetildiğinde, kısmen reddine karar verilen manevi tazminat miktarının Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 238.730,00 TL’nin altında kaldığı anlaşıldığından davacı vekilinin bu kısma yönelik temyiz itirazlarının miktardan reddine karar verilmiştir. b. Davacı vekilinin diğer hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde Uyuşmazlık, iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Dosya kapsamından davalı şirketin tür değiştirdiği, yeni ünvanla verilmiş vekaletname dosyada mevcut olduğu halde İlk Derece Mahkemesi gerekçeli karar başlığında eski ünvanın yazılı olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/3 üncü maddesinde maddi tazminat istemli davanın kısmen reddi durumunda, karşı taraf vekili yararına bu tarifenin üçüncü kısmına göre hükmedilecek ücret, davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemez düzenlemesi bulunmasına karşın davalı lehine maddi tazminatın reddedilen kısmı yönünden 3.200,00 TL red vekalet ücretine hükmedildiği anlaşılmaktadır. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370. maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, 1.Davacı vekilinin manevi tazminat istemi hakkında kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının miktardan REDDİNE, 2.İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 3.a.İlk Derece Mahkemesi gerekçeli karar başlığında yer alan "... İnşaat Sanayi ve Ticaret Ltd.Şti." ibarelerinin silinerek yerine geçmek üzere "... İnş. San. ve Tic. A.Ş." ibarelerinin yazılması, b.İlk Derece Mahkemesi kararı hüküm fıkrasının maddi tazminat red vekalet ücretine ilişkin 5-(a-) bendinin tamamen silinerek yerine geçmek üzere "5-(a-)Maddi Tazminat yönünden; davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/3 üncü maddesi uyarınca belirlenen 100,00.-TL red vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine," ibarelerinin yazılması suretiyle kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 4.Davacı avukatı yararına takdir edilen 28.000,00 TL. duruşma avukatlık parasının davalıya yükletilmesine, 5.Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.