Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/7355 E. 2024/9578 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/7355
- Karar No
- 2024/9578
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2019/196 E., 2023/108 K. KARAR : Kısmen Kabul Taraflar arasında görülen rücuan alacak davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili, 28.06.2007 tarihinde meydana gelen iş kazasında vefat eden sigortalının hak sahiplerine ödenen gelirin tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP ... vekili, iş kazasında müvekkil şirkete kusur atfedilmesinin hukuken mümkün olmadığını, müvekkil şirketin iş güvenliği ve iş emniyeti yönünde tedbir aldığını, dava konusu hak sahiplerine sigorta şirketinden 75.000,00 TL tahsil ettiklerini, ayrıca iş yerine sigorta poliçesinin mevcut olduğunu, Koç Allianz A.Ş.'nin davanın ihbar edilmesini belirterek açılan davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 14.07.2016 tarihli ve 2010/227 Esas, 2016/229 Karar sayılı kararıyla; davanın davalı ... Kağıtçılık Tic. San. ve İmalat Ltd. Şti. yönünden kabulü ile 45343,17 TL Kurum alacağının 25.08.2009 onay tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı şirketten alınarak davacı Kuruma verilmesine, davalı ... hakkında açılan davanın reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1.Mahkeme kararına karşı davacı Kurum ve davalı şirket vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2.Dairemizin 25.04.2019 tarihli ve 2016/18857 Esas, 2019/3854 Karar sayılı ilamı ile davaya konu kazayla ilgili maddi olgu doğru belirlenerek, olayın niteliği, davalıların ve dava dışı tarafların olay anındaki sıfatları ve olaya etkileri araştırılarak mevcut dosya sigortalısının davaya konu olayla ilgili ceza ve tazminat davalarının bulunup bulunmadığının araştırılması, varsa bu davadaki raporlar celbedilip, olayın nasıl gerçekleştiği ile tarafların kusur oranlarının ayrıntılı olarak değerlendirilebilmesi ve varsa diğer dava dosyalarındaki kusur oranları arasındaki çelişkilerin giderilmesi amacıyla, uzman kişilerden oluşan bilirkişi heyetinden uygun bir kusur raporu alınması gerektiği gerekçesiyle karar bozulmuştur. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ... yönünden açılan davanın reddine, davalı ... Kağıtçılık Ticaret Sanayi ve İmalat Limited Şirketi yönünden davanın kabulü ile 45.343,17 TL ilk peşin değerli gelirin onay tarihi olan 25.08.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı şirketten alınarak davacı Kuruma verilmesine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili, eksik inceleme yapıldığını, sigortalının kusurunun bulunmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, 28.06.2007 tarihinde meydana gelen iş kazasında vefat eden sigortalının hak sahiplerine ödenen gelirin tahsili istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 506 sayılı Kanun'un 26 ncı maddesidir. 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin 2 nci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla davacı Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 07.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.