Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/7239 E. 2024/9563 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/7239
- Karar No
- 2024/9563
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/2919 E., 2024/151 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Adana 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2018/429 E., 2021/141 K. Taraflar arasındaki (1) gün süre ile sigortalı çalıştığının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı Kurum vekilinin başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1.Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının ... adına kurulu işyerine 05.05.1988 tarihinde çalıştığına dair 1 günlük hizmet tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili, dava dilekçesi ve duruşma günü usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, davalı cevap dilekçesi sunmamış, duruşmadaki beyanında davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, davacının ... sicil numaralı işyerinde 05.05.1988 tarihinde 1 gün süre ile hizmet akdine bağlı olarak asgari ücretle çalıştığının tespitine, karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı Kurum vekili, usul ve yasalara aykırı verilen İlk Derece Mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama ile dosya kapsamına göre, 31.05.1988 tarihinde Kuruma verilen işe giriş bildirgesi ile davacının 05.05.1988 tarihinde ... adına ... sicil numaralı iş yerinde çalışmaya başladığının Kuruma bildirildiği, davacının işe giriş bildirgesinde yer alan sigorta sicil numarası ile çalışmalarına devam ettiği, Kurum tarafından sigorta sicil numarasının 1988 yılı Adana serisi olduğunun bildirildiği, dava konusu edilen dönemde yapılmış bir hizmet bildiriminin bulunmadığı, iş yerinin 02.01.1986-02.09.1988 tarihleri arasında kanun kapsamında olduğu, iş yerinin iz olduğunun Kurum tarafından bildirildiği, işe giriş bildirgesi üzerindeki imzanın davacının eli ürünü olduğu, davacının askerliğini 30.11.1991-30.11.1992 tarihleri arasında yaptığı, uyuşmazlık konusu dönemde aynı işyerinden bildirimleri bulunan tanık ...'ın davacıyı çalışırken gördüğünü beyan ettiği, işveren ...'ın da davacının işe girip üç gün kadar çalıştığını ancak hangi tarih olduğunu bilmediğini beyan ettiği dikkate alındığında Mahkemece kurulan hükme ilişkin Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili istinaf dilekçe içeriğini tekrarla kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık 05.05.1988 tarihinde (1) gün süre ile sigortalı çalıştığının tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanun'un 2 nci, 6 ncı, 9 uncu, 79 uncu, 108 inci maddesi, geçici 54 üncü maddesi hükümleridir. Bir kimsenin sigortalı sayılabilmesi için sigortalı işe giriş bildirgesinin varlığı yeterli olmayıp, aynı zamanda o kimsenin Kanun'un belirlediği biçimde (506 sayılı Kanun'u 2 nci maddesi ve 5510 sayılı Kanun'u 4/a maddesi) eylemli olarak çalışması da koşuldur. Bu yön 506 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi ile 5510 sayılı Kanun'un 7/a maddesinde ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 1999/21-549-555, 2005/21-437-448 ve 2007/21-306-320 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır. Bu bakımdan davacının işyerinde eylemli olarak çalışıp çalışmadığının yöntemince araştırılması gerektiği ortadadır. Hizmet tespitinin bir türü olan sigortalılık başlangıç tespiti davasında, dava konusu dönem yönünden hem çalışmaların geçtiği işyerinin varlığı hem de sigortalının çalışmalarının gerçek ve sigortalı çalışma olduğunun hiçbir teredüte yol açmayacak şekilde ispatlanması gerekmektedir. Bu tür davalar yalnızca bir günlük çalışmanın tespitinden ibaret olarak görülmemeli, bir günlük çalışmanın kabulü ile saptanacak sigortalılık başlangıcının sigortalıya sağlayacağı sigortalılık süresi ile birlikte kazandıracağı haklar dikkate alınmalı ve giriş bildirgesi ile birlikte eylemli çalışmanın bulunup bulunmadığı özellikle belirlenmelidir. Bu da dava konusu çalışmaların sigortalı çalışma niteliğinde olup olmadığı, sigortalı çalışma niteliğinde ise çalışmanın varlığı yönünden dönemde bordrolu olan tanık, yoksa komşu işyeri tanığı araştırarak ifadelerinin alınması, varsa bu döneme ilişkin makbuz, fatura, defter gibi tüm kayıt ve belgelerin incelenmesi, 506 ve 5510 sayılı Kanunlar ile Yargıtay’ın yerleşik içtihatları gereğidir. 3. Değerlendirme 1.Sigortalılığın kabulü ve hüküm altına alınabilmesi için mutlak koşul niteliğindeki hizmet akdinin ve eylemli çalışmanın varlığı ortaya konulmalıdır. 2.Mahkemenin yazılı hükmü, eksik inceleme ve değerlendirmeye dayalıdır. Yukarıda anılan yasal düzenleme ve açıklamalara göre inceleme konusu dava değerlendirildiğinde, davacının, dava dışı ... unvanlı işverenin ... sicil nolu iş yerinden davacı adına 05.05.1988 tarihli işe giriş bildirgesinin verilmiş olduğu, işyerinin inşaat mahiyetli olduğu, kanun kapsam döneminin ise 02.01.1986-02.09.1988 tarihleri arasında olduğunun bildirildiği, işyerinden dava konusu 1988 yılında hiç dönem bordrosu verilmediği, 1986/1. ve 2. dönem bordrolarının bildirildiği, bu dönem bordrolarından tanık dinlendiği, yöntemince komşu işyeri araştırması yapılmasına karşın komşu işyeri tespiti yapılamadığı, öte yandan inşaatın dava konusu tarihte mevcut olup olmadığına ilişkin belediyeden inşaat ruhsatı, iskan vs.nin araştırılmadığı, dinlenen davacı tanıklarına göre eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olarak karar verildiği anlaşılmıştır. 3.Mahkemece, davacının eylemli çalışmasını ortaya koyacak şekilde iş yerinin inşaat işyeri olduğu gözetilerek, söz konusu inşaatın ruhsatı ve yapı kullanım izni bilgileri ilgili Belediye Başkanlığından sorularak araştırılmalı, komşu iş yerinin saptanamaması nedeniyle davacının çalışmasını bilebilecek kişilerin taraflardan sorulmak suretiyle belirlenerek bu kişilerin de çalışma kayıtları getirtilerek dinlenmeli, böylelikle toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek davacının işyerinde çalışıp çalışmadığı hususu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak şekilde belirlenmelidir. 3.Kabule göre de, dava niteliği itibariyle sigorta başlangıcı niteliğinde olduğu gözetildiğinde, (1) gün süre ile sigortalılığın tespitinin yanı sıra sigorta başlangıcına da karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemiş olması isabetsiz bulunmuştur. 4.Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, yazılı şekilde karar tesisi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. VI. KARAR Açıklanan sebeple 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.