Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/7026 E. 2024/8648 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/7026
Karar No
2024/8648
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2023/31 E., 2024/167 K. KARAR : Kısmen Kabul Taraflar arasında Mahkemesinde görülen rücuan tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl ve birleşen davaların kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı Kurum vekili ile davalı TOBB vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili asıl dava dilekçesinde özetle; Kurum sigortalısı ...'ün 16.12.2006 tarihinde geçirdiği iş kazası nedeniyle vefat ettiğini, bu nedenle hak sahiplerine 69.893,72 TL ödendiğini, yapılan soruşturma sonucunda davalıların 506 sayılı Kanun'un 10 ve 26 ncı maddeleri gereğince sorumlu olduğunun belirlendiğini, davalı ... Şirketinin asıl işveren sıfatıyla, ... Şirketinin alt işveren sıfatıyla, şantiye şefi ...'ın da alt işverenle birlikte sorumluluklarının bulunduğunu belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak Kurum zararının şimdilik 20.968,11 TL'nin gelir bağlama kararının onay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir. Davacı vekili birleşen dava dilekçesinde özetle; aynı tarihli iş kazasında oluşan Kurum zararının onay ve ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı ... ve ... Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; kazalı sigortalının şirketin işçisi olmadığını, işyerinde çalışmak amacıyla değil akrabasını ziyaret amacıyla bulunduğunu bu nedenle sorumluluklarının bulunmadığını, sigortalının kazada asli ve tam kusurlu olduğunu, belirterek davanın reddini istemiştir. Davalı ... şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; TOBB'a ait inşaat işinin sözleşmeyle alındığını ve ... şirketi ile yüklenici sözleşmesi yapılarak işyerinin teslim edildiğini, ölenin davalılardan hiçbirinin işçisi olmadığını ve olayda %100 kusurlu olduğunu, soruşturma sırasında beyanlarına başvurulan tanıkların beyanlarına itibar edilerek bu hususun belirlenmesi gerektiğini, olayla ilgili görülen ceza davası sırasında şirketlerine herhangi bir suç isnat edilmediğini belirterek davanın reddini istemiştir. Birleşen dava dosyasında davalı olan TOBB vekili duruşmadaki beyanında; olayın meydana gelmesinin sigortalının kusurundan kaynaklandığını, birliğin bir kusurunun bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 07.06.2016 tarih, 2016/135 Esas, 2016/426 Karar sayılı kararıyla; davanın kabulüne, 20.968,11 TL'nin onay tarihi olan 06.11.2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, davacı Kurumun fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmasına karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. 1.Bozma Kararı 1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı Kurum, davalı Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) ve ... İnş. Proje Müşavirlik ve Tic. Ltd. Şti. vekilleri tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur. 2. Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 09.10.2019 tarihli ve 2019/3722 Esas, 2019/7263 Karar sayılı bozma kararında; Mahkemece, öncelikle davalı TOBB ile davalı ... Müh. İnş. Taah. ve Tic. Ltd. Şti. arasındaki asıl işverenlik-alt işverenlik sıfatları irdelenip, belirlenmeli, ayrıca eldeki dosyada alınan ve fakat itibar edilmeyen kusur raporu ile tazminat dosyasında alınan ve işbu davada hükme esas kılınan kusur raporu arasındaki çelişki giderilmeli, yine dosyada yer alan her bir tarafın işveren ya da 3. kişi sıfatıyla kusur durumları irdelenip belirlenmeli ve tüm bu hususları gözetecek şekilde olayın gerçekleştiği iş kolunda iş güvenliği bakımından uzman kişilerden oluşan bilirkişi heyetinden bu çerçevede yeniden uygun bir kusur raporu alınmalı, varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiğinden bahisle karar bozulmuştur. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen 2. Karar Mahkemenin 20.09.2022 tarihli, 2019/1095 Esas, 2022/557 Karar sayılı kararıyla; davalı Türsun İnşaat hakkında açılan davanın reddine, diğer davalılar TOBB, ..., ... Mühendislik hakkında açılan davanın kabulüne, 20.968,11 TL'nin onay tarihi olan 06.11.2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, davacı Kurumun fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmasına karar verilmiştir. C. 2.Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı Kurum vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 21.12.2022 tarihli ve 2022/13953 Esas, 2022/16394 Karar sayılı bozma kararında; dosya kapsamında alınan kusur raporunda asıl işveren olarak belirlenen TOBB %5 kusurlu, işveren konumundaki müşavir firma ... İnşaat Proje Müşavirlik ve Tic. Ltd. Şti. %35 kusurlu, taşeron olarak belirlenen ... Mühendislik İnş. Taah. ve Tic. Ltd. Şti. %40 kusurlu olduğu ve kazalı sigortalının %20 kusurlu olduğunun kabul edildiği; Mahkemece hükme esas alınan hak sahipleri tarafından açılmış olan tazminat dosyasında alınan kusur raporunda; asıl işveren olarak belirlenen TOBB %5 kusurlu, taşeron olarak belirlenen ... Mühendislik İnş. Taah. ve Tic. Ltd. Şti. %50 kusurlu olduğu ve bu kusurun %2'sinin davalı şirkette şantiye şefi olan ...'a ait olduğu ve kazalı sigortalının %45 kusurlu olduğunun kabul edildiği, tazminat dosyasında davalı sıfatı bulunmayan ... İnşaat Proje Müşavirlik ve Tic. Ltd. Şti.'ye ise herhangi bir kusur izafe edilmediği; bozma ilamı sonrası hükme esas kılınan kusur raporunda ise TOBB ile davalı ... Ltd. Şti. arasındaki ilişki irdelenmek ve TOBB asıl işveren, ... Ltd. Şti. alt işveren olarak kabul edilerek davalı asıl işveren ... Ltd. Şti. %58 kusurlu, hakkında kesinleşmiş ceza davası bulunan ve davalı ... Ltd. Şti.'de şantiye şefi olarak görev yapan davalı ... %2 kusurlu, kazalı işçi %40 kusurlu, davalı TOBB asıl işveren sıfatıyla diğer davalılar ile birlikte müştereken müteselsilen sorumlu olduğu kabul edilmiş ise de; kusur raporları arasındaki çelişki giderilmeden karar verildiği anlaşılmaktadır. Mahkemece, açıklanan hususlar çerçevesinde kusur raporları arasındaki çelişki giderilmeli, davalı TOBB'un kusur durumu belirlenmeli, 506 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesi de irdelenmeli ve tüm bu hususları gözetecek şekilde olayın gerçekleştiği iş kolunda iş güvenliği bakımından uzman kişilerden oluşan bilirkişi heyetinden bu çerçevede yeniden uygun bir kusur raporu alınmalı, varılacak sonuca göre karar verilmesi ve hükmü temyiz etmeyen davalılar yönünden kusura ilişkin olarak davacı kurum lehine oluşan usuli kazanılmış hak gözetilerek bir karar verilmesi gerektiğinden bahisle karar bozulmuştur. D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Son Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; kazalı sigortalı ...'ün 16.12.2006 tarihinde meydana gelen kaza sonucu vefat ettiği, iş yerinin Türkiye Odalar ve Borsalar Birliğine ait işyeri olup işle ilgili ... Şirketi TOBB ile sözleşme imzalayarak işin alt işveren ... Şirketine verildiği, ... ... Şirketinde şantiye şefi olarak çalışmakta olup olayın iş kazası olduğu hususları sabittir. Sigortalının hak sahipleri tarafından açılan tazminat davası sonucunda asıl işveren TOBB %5, ... Müh. Şantiye şefi ...'ın kusuru ile birlikte %50, müteveffanın %45 oranında sorumlu oldukları belirlenmiş olup Yargıtay bozma ilamı sonunda Mahkemece yeniden yapılan bilirkişi incelemesi sonucunda davalı ... Mühendisliğin %58 oranında hakkında kesinleşmiş ceza davası bulunan davalı ...'ın şantiye şefi olarak görev yapan ...'ın %2, kazalı işçi ...'ün %40 sorumlu oldukları, davalı ... İnşaat Proje Müşavirlik ve Tic. Ltd. Şti'nin proje uygulama yöneticisi kontrol ve teknik müşavir olduğu, inşaat ve ferilerine ait imalat ve montaj işleri ile iştigal etmeyip diğer davalı TOBB'un işin kontrol ve denetimini yapan firma olduğu ve bu anlamda sözleşme konusu asıl işin yürütülmesinde esas sorumluluğu olmaması nedeni ile kazada kusuru olmadığından bu davalı hakkında açılan davanın reddine karar verilmesi gerektiği; davalı TOBB'un Ankara Çankaya ilçesi Mustafa Kemal Mahallesi'nde bulunan 3 katlı binasında yalıtım işini diğer davalı ... Mühendisliğe verdiği, davacılar murisi ...'ün davalı ...'ın işçisi olduğu, yapılan işin inşaat işi olması ve kazalının da inşaat işçisi olarak çalışması nedeni ile davalı TOBB'un asıl işveren sıfatı ile diğer davalılar ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu kabul edilerek; davalı Tür Sum İnşaat hakkında açılan davanın reddine, diğer davalılar TOBB, ..., ... Mühendislik hakkında açılan davanın kabulüne, 20.968,11 TL'nin onay tarihi olan 06.11.2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, davacı Kurumun fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmasına, yasal kesintilerin ödeme anında dikkate alınmasına karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı Kurum vekili ile davalı TOBB vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı Kurum vekili; kusur oranını kabul etmediğini belirterek kararı temyiz etmiştir. Davalı TOBB vekili; illiyet bağını kabul etmediğini belirterek kararı temyiz etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, 16.12.2006 tarihli iş kazası sonucu vefat eden sigortalının hak sahiplerine bağlanan peşin sermaye değerli gelirlerin tahsili istemine ilişkindir 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 506 sayılı Kanun'un 26 ncı maddesi ile 10 uncu maddesidir. 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, özellikle 506 sayılı Yasa'nın 10. maddesi hususunda irdeleme ve araştırma yapılmasa da,iş bu eksikliğin açılacak ek dava ile giderilmesinin mümkün olduğu anlaşılmakla; kararın bozulmasını gerektirecek bir husus görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle davacı Kurum vekili ile davalı TOBB vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden ilgiliye yükletilmesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 18.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/7026, K. 2024/8648, T. 18.09.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2024-7026-e-2024-8648-k-96eb951ecb71