Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/6625 E. 2024/8007 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/6625
- Karar No
- 2024/8007
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/903 E., 2023/1985 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 27. İş Mahkemesi SAYISI : 2020/261 E., 2022/22 K. Taraflar arasındaki aksi Kurum işleminin iptali ile kesilen aylığın kesildiği tarihten itibaren yeniden bağlanması, yersiz aylık borcu olmadığının tespiti istemine ilişkin davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı Kurumun hiçbir bildirim yapmaksızın müvekkilinin Kurumdan almış bulunduğu dul ve yetim aylıklarını kestiğini, müvekkilinin hasta ve bakıma muhtaç bir kişi olduğunu ve engelli bir kız çocuğunun bulunduğunu, hastalığı nedeniyle ve kızının engelli olmasından da kaynaklanmak üzere boşanmış bulunduğu eşi ile de zaman zaman bir araya geldiklerini, kendisine ödenen dul ve yetim aylıklarının kesilmesi nedeniyle davalı Kuruma 10.07.2020 tarihinde yapılan başvurunun yanıtlanmadığını belirterek, davalı Kurumun, dava konusu, davacı müvekkilinin anne ve babasından ayrı almakta bulunduğu dul ve yetim aylıklarının kesilmesi işlemlerinin iptali ile kesinti yapılan tarihten itibaren maaşlarının ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; Kurum işleminin usul ve yasaya uygun olduğunu beyanla, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının anne ve babasından ayrı ayrı almakta bulunduğu dul ve yetim aylıklarının kesilmesine ilişkin Kurum işleminin usul ve yasaya uygun olduğu kanaatine varılarak davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili; davalı Kurumun çalışanı tarafından tutulan tutanak doğrultusunda, anlatımları dışında fiili yaşamayı ve birliktelik olgusunu kanıtlayan herhangi bir delilin varlığının dosya içerisinde bulunmadığını, davalı Kurum elemanının tutanakta adlarını ve adreslerini belirttiği kişilerin, birlikte fiilen ve kesintisiz olarak yaşadığını huzurda dinleyerek, bunların anlatımları doğrultusunda kesin ve her türlü şüpheden arındırılmış vicdani bir kanıya sahip olunması gerektiğini belirterek, kararı istinaf etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu olayda, somut verilere dayalı denetim raporu ve ekleri ile tüm dosya kapsamına göre davacının boşandığı eşi ile birlikte yaşadığı sonucuna varıldığından, verilen kararın yerinde olduğu, dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili, istinaf dilekçesi ile birebir aynı sebeplerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, aksi Kurum işleminin iptali ile kesilen aylığın kesildiği tarihten itibaren yeniden bağlanması, yersiz aylık borcu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanun'un 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 56 ncı maddesinin ikinci fıkrası ve 96 ncı madde hükümleridir. 3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler ve özellikle denetmen raporu ve alınan ifadeler dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 10.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.