Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/548 E. 2024/1824 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/548
- Karar No
- 2024/1824
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2023/158 E., 2023/323 K. KARAR : Kabul Taraflar arasında görülen hizmet tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 12.10.1989 ile 02.05.2012 tarihleri arasında aralıksız olarak geçen hizmetlerinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili, davalı işyerinin palet imal ettiğini, fabrikadan gelen talebe göre üretim yapıldığından sürekli çalışmanın söz konusu olmadığını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı Kurum vekili, hizmet tespiti davasının kamu düzenine ilişkin olup, çalışmanın hiçbir kuşku ve duraksamaya meydan vermeyecek şekilde ispatlanması gerektiğini, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 01.07.2016 tarihli ve 2012/184 Esas 2016/150 Karar sayılı kararı ile davacının davalı ...'e ait iş yerinde 01.01.1991 ile 15.12.2009 tarihleri arasında ayda 10 gün çalıştığı kabul edilerek karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Birinci Bozma Kararı 1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalılardan Kurum vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır. 2. 21.Hukuk Dairesinin 27.09.2018 tarihli ve 2016/18732 Esas 2018/6775 Karar sayılı kararı ile "nizalı dönemin tamamına ait bordrolar ile bu döneme ilişkin imzalı ücret bordroları var ise getirmek, imzalı ücret bordrolarının bulunması ve imzaya inkar edilmemesi durumunda bordrolarda belirtilen süre kadar, imzalı ücret bordrosu olmayan veya olup da itiraz edilen imzaların davacıya ait olmadığı anlaşılan dönemlerde ise nizalı dönemin tamamında çalışması olan işyeri çalışanları res'en tespit edilip dinlendikten sonra aylık kaç gün çalıştığı hususları açıkca ortaya konulup, toplanan delillerin sonucuna göre karar vermek "gerektiği belirtilerek karar bozulmuştur. B. İkinci Bozma Kararı 1.Mahkemenin 13.04.2022 tarihli 2018/126 E., 2022/86 K. kararı ile davacı ...'ın davalı ...'e ait işyerinde Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirilen çalışma günlerine ek olarak 12.10.1989 - 24.11.2011 tarihleri arasında 4519 gün daha çalıştığının tespitine fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur. 2. Dairece, davalı ...'in karar tarihinden önce 19.09.2021 tarihinde vefat ettiği, karar başlığında davalı olarak vefat eden ...'in davalı olarak gösterilip aleyhine hüküm kurulduğu anlaşıldığından, Mahkemece, davacıya mirasçıların tespiti ile HMK’nın 124 üncü maddesi gereğince davaya dâhil edilmeleri için süre verilmesi, davaya dâhil edilen mirasçıların gösterdiği deliller toplanarak elde edilecek sonuca göre hüküm kurulması gerektiği gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesi ile karar bozulmuştur. C.Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozmaya uyularak vefat eden davalı ... mirasçılarının davaya usulünce dahil edildiği, bordro tanıklarının çalışmalarının da eksik bildirildiği iddiası karşısında, Yargıtay (kapatılan) 21. Hukuk Dairesi 2016/18732 E. 2018/6775 K. sayılı ilamı kapsamında davacının çalıştığı nizalı dönemin tamamında çalıştığı tespit edilen tanık dinlenememiş olmakla birlikte, davacı adına 2005, 2006, 2010 yıllarında işveren tarafından tam süre ile bildirimde bulunulduğu, dinlenen tanık beyanları dikkate alındığında davacının çalıştığı süre boyunca iş yeri dışında da işveren tarafından tarlada çalışmak, çam kavak toplamak vb. işlerde görevlendirildiğinin anlaşıldığı, ayrıca tanıkların da çalışmalarının kesintili bildirildiği ve işverenin diğer çalışanları yönünden de eksik bildirimde bulunduğu kanaatine varılarak eksik bildirimlerin davacının çalışmaya ara verdiği şeklinde değerlendirilemeyeceği sonucu ile davanın kabulüne, davacı ...'ın davalı ...'e ait işyerinde Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirilen çalışma günlerine ek olarak 12.10.1989 - 24.11.2011 tarihleri arasında 4519 gün daha çalıştığının tespitine fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri SGK Başkanlığı vekili, tanıkların davacının iş yerindeki çalışmasının kısmi zamanlı olduğunu beyan ettiği, bilirkişi raporunda da bu hususun netleştirilmediği, Kurum aleyhine vekalet ücretine hükmedilmemesini belirterek kararı temyiz etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 inci maddesi, 439 uncu maddesi, 506 sayılı Kanun'un 79 uncu maddesidir. 3. Değerlendirme Dosya kapsamından, Mahkemece, Sosyal Güvenlik Kurumundan dönem bordrolarının istenildiği, ancak ihtilaflı döneme ilişkin bordroların tamamının gönderilmediği, buna göre önceki bozma ilamında belirtilen şekilde, uyuşmazlık konusu dönemde kayıtlı bulunan bordro tanığı olup olmadığının tespit edilerek dinlenmediği anlaşılmaktadır. Mahkemece yapılacak iş, öncelikle ihtilaflı dönemi kapsayacak şekilde Kurumdan dönem bordrolarını getirtmek, bordro tanıklarını resen tespit edip dinlemek, tanık beyanları arasındaki çelişkileri gidermek, daha önce dinlenen ve dinlenecek olan tanıkların hizmet döküm cetvellerini de dosya içerisine almak, ihtilaflı dönemde köyde görevli muhtar ve azaları dinlemek ve davanın nitelikçe kamu düzenini ilgilendirdiği nazara alınıp araştırma genişletilerek tüm deliller birlikte değerlendirilip sonucuna göre karar vermekten ibarettir. VI. KARAR Açıklanan sebeple ; İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın kararı veren Mahkemeye gönderilmesine, 26.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.