Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/4890 E. 2024/8602 K. – Hizmet Tespiti

Konu: Hizmet Tespiti

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/4890
Karar No
2024/8602
Karar Tarihi
Konu
Hizmet Tespiti

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/2025 E., 2024/479 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2020/35 E., 2021/129 K. Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın fer'i müdahil Kurum vekili ile davalı işveren vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, fer'i müdahil Kurum vekili ile davalı işveren vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 15.12.1993 tarihinde ... A.Ş işçisi olarak işe başlatıldığı, ... A.Ş'nin 27.05.1996 tarihinde unvan değişikliği yaparak ... A.Ş. olduğu, davacının ... Büyükşehir Belediyesi bünyesinde olmak üzere %99 hissesi ... Büyükşehir Belediyesi'ne ait şirketlerde unvan değişikliklerinden bilgisi olmaksızın emekli olduğu tarihe kadar aralıksız olarak çalıştığı, davacının emekli olması nedeniyle kıdem tazminatı aldığı, ancak kıdem tazminatı hesabı yapılırken 15.12.1993-27.05.1996 tarihleri arasındaki ... A.Ş.'de çalışılan sürelerin hesaba katılmadığı, bu sürenin gerçekte var olduğu hususunun ... 2. İş Mahkemesinin 2005/647 Esas sayılı dosyası ile karara bağlandığı ve ilgili kararın Yargıtay denetiminden geçerek onandığı, ... 3. İş Mahkemesinin 2010/920 Esas sayılı dosyası ile kıdem fark alacağına ilişkin dava açıldığı, bu davanın da davacı lehine sonuçlandığı, ... A.Ş.'de geçen çalışmaların SGK kayıtlarına işlenmediği, bunun da maaşından eksilmeye yol açtığı iddiasıyla davacının 15.12.1993 tarihinden sigortasının başlatıldığı tarihe kadar kesintisiz ve sürekli olarak çalıştığının ve SGK'ya bildirilmeyen çalışmalarının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II.CEVAP 1. Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; 5 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği, ... sicil sayılı büro iş yerinin 01.11.1990 tarihinde Kanun kapsamına alındığı, 13.05.1996 tarihinde unvan değişikliği olduğu, 31.03.2005 tarihinde Kanun kapsamından çıkarıldığı, davanın sadece tanık beyanları ile ispat edilemeyeceği, yazılı belge ile ispat edilemeyeceği savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davalı vekili aşamalardaki dilekçe ve beyanlarında özetle; hak düşürücü sürenin geçtiği, yazılı belge ibrazının zorunlu olduğu, davanın sadece tanık beyanları ile ispat edilemeyeceği, fiili çalışmanın ispat edilmesi gerektiği savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesi tarafından yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu dönemi kapsar bordro tanığı dinlenilmiş olup davacının dava konusu dönemdeki çalışmasını destekler beyanda bulunduğu, iş yerinin dava konusu dönemde faal olduğu adreste komşu işyeri araştırması yapılmış olup komşu işyeri araştırması sonucunda düzenlenen tutanakta dava konusu dönemde komşu iş yeri bulunmadığının bildirildiği, davacının 15.12.1993 tarihinde ... A.Ş.'de işe girdiğine dair işe giriş bildirgesinin işveren tarafından Kuruma verildiği ve Kurum kayıtlarına 17.01.1994 tarihinde girdiği, 15.12.1993 ile davacının ... A.Ş.'de sigortasının başlatıldığı, 01.01.1995 tarihleri arasındaki dönem yönünden işveren tarafından bir kısım dönem bordrolarının Kuruma verilmediği, 1994 yılı 3. dönem bordrolarının Kuruma verildiği, davacının bu bordrolarda toplam 120 gün çalışmasının bulunduğu, ancak Sosyal Güvenlik Müfettişlerinin 29.07.1997 ve 23.10.1998 tarihlerinde yaptığı teftişte işyeri belgelerinin müfettişlere verilmemesi nedeniyle 1994 yılı 3. dönem bordrolarının kayda alınmaması gerektiği yönündeki müfettiş görüşü ile yetinilerek bordroların yok sayılmasının Sosyal Güvenlik İlkesi ile bağdaşır bir işlem olmaması, ... 3. İş Mahkemesinin 2010/920 E.-2011/522 K. sayılı kararında davacının 15.12.1993 tarihinden itibaren çalışması bulunduğunun kabul edilmesi ve bu kararın onanmış olması, beyanı alınan ve davacı gibi ... A.Ş.'de 15.12.1993 tarihinde işe başlatılan ... ve ... beyanlarında, davacının 15.12.1993 tarihinden işveren tarafından ilk defa sigorta bildirimlerinin yapıldığı 01.01.1995 tarihine kadar çalışmasının bulunduğunu ve ayrıca ... Büyükşehir Belediyesinin çeşitli birimlerinde kesintisiz çalışarak emekli olduğunu bildirmeleri bir bütün halinde değerlendirildiği gerekçesiyle davanın kabulü ile davacı ...'nin davalı ...'a (...'ya) ait ... sicil sayılı işyerinde 15.12.1993 tarihi ile (bu tarih dahil) ilk defa davalı şirkette sigortalı olarak gösterildiği 01.01.1995 tarihleri arasında kesintisiz ayda 30 gün süre ile hizmet akdine dayalı olarak çalıştığının tespitine karar verilmiştir. IV.İSTİNAF A.İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde fer'i müdahil Kurum vekili ile davalı işveren vekili istinaf yoluna başvurmuşlardır. B.İstinaf Sebepleri: 1.Fer'i müdahil Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; 5 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği, dönem bordrosunun teftiş raporuna istinaden işleme alınmadığı, kararın eksik araştırmaya dayalı olduğu, sadece tanık beyanları ile ispat edilemeyeceği iddiasıyla İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davalı işveren vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının kesintisiz kabule konu tarihler arasında çalıştığına ilişkin kayda rastlanmadığı, hak düşürücü sürenin geçtiği, sadece tanık beyanları ile davanın ispat edilemeyeceği, yazılı delille ispatın gerektiği iddiasıyla İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. C.Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile iş yeri kayıt ve belgelerine ulaşılamamasının olumsuz sonuçlarının sigortalıya yüklenemeyeceği dikkate alınarak davacının talep konusu 15.12.1993 - 01.01.1996 tarihleri arasında davalı ... İzmit Atık ve Artıkları Arıtma Yakma ve Değerlendirme A.Ş.'ne ait ... sicil sayılı "... İzmit Atık ve Arıt. Yak. A.Ş." unvanlı iş yerinde 506 sayılı Kanun'a tabi olarak günlük brüt asgari ücret üzerinden kesintisiz hizmet akdi ile çalıştığı, Kuruma bildirilen hizmetleri dışında 376 gün daha günlük asgari ücret üzerinden hizmeti olduğu kanaatine varıldığı gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde fer'i müdahil Kurum vekili ile davalı işveren vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı işveren vekili ile fer'i müdahil Kurum vekili istinaf sebepleri doğrultusunda temyiz isteminde bulunmuştur. C.Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, davacının davalı nezdinde hizmet akdine dayalı olarak 15.12.1993-27.05.1996 tarihleri arasında çalıştığının tespiti davasıdır. 2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 506 sayılı Kanun'un 79 uncu maddesi ilgili hükümlerdir. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 17.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/4890, K. 2024/8602, T. 17.09.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2024-4890-e-2024-8602-k-2f611d71a1d9