Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/4635 E. 2024/5615 K. – Tespit

Konu: Tespit

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/4635
Karar No
2024/5615
Karar Tarihi
Konu
Tespit

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/2200 E., 2024/225 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Silivri 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2020/195 E., 2021/193 K. Taraflar arasındaki tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı SGK Başkanlığı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı SGK Başkanlığı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı şirket vekili dava dilekçesinde özetle; davalı Kurum tarafından dava dışı ... Group Telekomünikasyon ve Treyler San Tic. A.Ş'nin borçlarından dolayı 2019/26190 E. sayılı takip numarası ile davacı şirkete haciz ihbarnamesi gönderildiğini, tebliğ usulsüzlüğü sebebiyle haciz ihbarnamesinden 23.07.2019 tarihinde haberdar olduklarını, tebligatın usulüne uygun yapılmadığını, ayrıca gönderilen haciz ihbarnamesinin 6183 sayılı Kanun'un 79 uncu maddesi 1 inci fıkrası 2 nci cümlesi 3 üncü fıkrasında belirtilen açıklamaları içermediğini ileri sürerek, eksik ve usulsuz haciz ihbarnamesinin iptaline karar verilmesini istemiş, 02.10.2020 tarihli celsede taleplerinin; haciz ihbarnamesinin iptalinin değil, tebliğin usulsüz olduğunun ve öğrenme tarihi olan 23.07.2019 tarihinin tebliğ tarihi olduğunun tespiti olduğunu belirtmiştir. II.CEVAP Davalı SGK Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın süresinde açılmadığını, asıl borçlu ... Group ve Treyler San A.Ş'nin davacıdan hak ve alacağının olduğunun tespit edilmesi üzerine davacıya haciz bildirisi gönderildiğini, kanun hükümlerine uygun olarak gönderilen haciz ihbarnamesinin davacıya usulüne uygun olarak 12.07.2019 tarihinde tebliğ edildiğini, davacının ihbarnameye bir itirazı olmadığını, ihbarnamenin ... ... isimli davacının çalışanına tebliğ edildiğini, yapılan tebligatın 7201 sayılı Tebligat Kanunu'na uygun olduğunu belirterek, davanın reddini istemiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI Somut olayda, ödeme emri “ Tüzel kişiliğin temsilcisi tebliğ anında adresinde bulunmaması, ... olması sebebiyle daimi işçisi/memur amiri .... imzasına ... tarihinde tebliğ edilmiştir." şerhi ile 02.07.2019 tarihinde ... ... imzasına tebliğ edildiği; borçlu şirket (hükmi şahıs) olup, borçlu şirket adına kendisine tebligat yapılan şahsın, görev itibariyle şirket temsilcisinden sonra gelen bir kimse olup olmadığının tebliğ evrakında tespit edilmediği, bu durumda borçlu şirket adına yapılan ödeme emri tebliğinin 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 12 ve 13 üncü maddeleri ile Tebligat Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 20 ve 21 inci maddelerine aykırı olduğu, davacı vekilince 02.10.2020 tarihli celsede taleplerinin haciz ihbarnamesinin iptali olmadığı, yalnızca tebliğin usulsüz olduğunun ve öğrenme tarihinin tebliğ tarihi olarak tespiti istemi olduğuna dair imzalı beyanda bulunduğu anlaşılmakla, davanın kabulü ile davacıya gönderilmiş 2019/26190 takip numaralı haciz bildirisi tebligatının usulsüz olduğunun tespiti ile Tebligat Kanunu'nun 32 nci maddesi uyarınca tebliğ tarihinin borçlunun bildirdiği öğrenme tarihi olan 23.07.2019 tarihi olarak düzeltilmesine, karar verilmiştir. IV.İSTİNAF A.İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı SGK Başkanlığı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. B.İstinaf Sebepleri: Davalı SGK Başkanlığı Vekilinin İstinaf Sebepleri Davalı SGK Başkanlığı vekili istinaf dilekçesinde; davanın süresinde açılmadığını, asıl borçlu ... Group ve Treyler San A.Ş'nin davacıdan hak ve alacağının olduğunun tespit edilmesi üzerine davacıya haciz bildirisi gönderildiğini, kanun hükümlerine uygun olarak gönderilen haciz ihbarnamesinin davacıya usulüne uygun olarak 12.07.2019 tarihinde tebliğ edildiğini, davacının ihbarnameye bir itirazı olmadığını, ihbarnamenin ... ... isimli davacının çalışanına tebliğ edildiğini, yapılan tebligatın 7201 sayılı Tebligat Kanunu'na uygun olduğunu, tebliğ yapılan kişinin tüzel kişinin daimi çalışanı olduğunu, davacının bu kişinin tebligatı almaya yetkili olmadığı iddiasının inandırıcı olmadığını, davacının işyerinde tebligat için yetkili kişi bulundurması gerektiğini, yetkili kişinin kim olduğuna dair bir kayıt ise sunamadığını, posta memurunun tebligatı alan kişinin yetkili olup olmayacağını bilebilecek durumda olmadığını, bu durumun kötüye kullanımlara açık sonuçlar doğurduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir. C.Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut uyuşmazlıkta, tüzel kişi olan davacıya yapılan tebligatın Tebligat Kanunu'nun yukarıda belirtilen ilgili hükümlerine ve yönetmeliğe uygun tebliğ edilmediği, Mahkeme kararının yerinde olduğu anlaşılmakla, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı SGK Başkanlığı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı SGK Başkanlığı Vekilinin Temyiz Sebepleri Davalı SGK Başkanlığı vekili; istinaf sebepleri doğrultusunda hükmün temyizen bozulmasını istemiştir. C.Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacıya gönderilen haciz ihbarnamesinin usulüne uygun olarak tebliğ edilip edilmediğine ve 23.07.2019 öğrenme tarihinin tebliğ tarihi olarak tespitine ilişkindir. 2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 3.Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/4635, K. 2024/5615, T. 21.05.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2024-4635-e-2024-5615-k-1a097494880d