Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/430 E. 2024/5424 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/430
- Karar No
- 2024/5424
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2022/55 E., 2023/232 K. KARAR : Kısmen Kabul Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali, yaşlılık aylığından yapılan kesintilerin iadesi ile borçlu olmadığının tespitine ilişkin asıl dava ile itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkin birleşen davada verilen karar davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmiş, Dairece yapılan inceleme sonunda bozulmuş ve Mahkemece bozma doğrultusunda yapılan yargılama sonucunda asıl davanın reddine, birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karar taraf vekillerince temyiz edilmiş, Dairemizce yapılan inceleme sonucunda karar bozulmuştur. Mahkemece bozma doğrultusunda yeniden yapılan yargılama sonucunda asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı-birleşen dava davalısı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. Dava Asıl davada davacı ... vekili özetle, davacının hizmet süresi ve primlerinin dolmuş olması nedeni ile emekli maaşı bağlanması için davalı Kuruma başvurduğunu, davalı Kurumun, davacıya emekli maaşı bağladığını, daha sonra davalı Kurumun, davacıdan 30.10.2014 tarihi itibariyle yersiz ödenen aylıklar tutarı 26.431,00 TL'yi Kuruma iadesini talep ettiğini, davacının, davalı Kurumun hatalı işlemi nedeni ile prime esas gün sayılarının Kurumca yanlış hesaplandığını ve emeklilik şartlarının gerçekleşmediğini, bu nedenle aylığının kesildiğini ve yapılan aylık ödemelerinin geri istendiğini haricen öğrendiğini, davacı tarafından doğum borçlanması ile eksik günlerin tamamlandığını ve davacıya yeniden emekli maaşı bağladığını, ancak dava konusu işlem nedeni ile yeniden bağlanan emekli maaşında kesinti yapıldığını, davacının 01.02.2012 tarihi itibariyle emekliliğe ayrılma ve emekli maaş bağlanma işleminin Kurumun hatalı işlemlerinden kaynaklandığını, iadesi talep edilen miktarı davacının ödeme gücüne sahip olmadığını beyan ederek, davanın kabulüne, davacıdan iadesi talep edilen 26.431,00 TL tutara ilişkin davalı Kurum işleminin iptali ile davacıya yeniden bağlanan emekli maaşından davalı Kurumun yapmış olduğu kesintilerin tespit edilerek davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen davada davacı Kurum vekili özetle, Kurumdan yersiz olarak para çeken davalı adına eksilen gün sayısından dolayı 01.02.2012-20.10.2014 tarihleri arası 26.431,00 TL yersiz ödeme yapıldığının tespit edildiğini, yersiz ödemenin tahsili için Gaziantep 13. İcra Müdürlüğünün 2016/7788 Esas sayılı dosyası ile icra takibine geçildiği, borçlunun 05.02.2016 tarihinde borca itiraz ederek takibi durdurduğunu beyan ederek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile haksız itirazının iptaline ve takibin devamına, ödeme yapmayan borçlu aleyhine % 40'tan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. Cevap Asıl davada davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının çalışmış olduğu 23910 sicil nolu işyeri işvereni Şahinbey Halk Eğitimi Merkezi ve Aso Müdürlüğü tarafından 1993/ Ocak, Şubat ve Mart aylarına ilişkin iptal bildirge ve 1993/1 inci döneme yönelik verilen iptal bordrosundan dolayı, davalı Kurumun 19.03.1996 tarihli l52fTef.-25 sayılı raporu uyarınca, işveren tarafından verilen belgelerin işleme konulduğunu, ancak 1993/ Ocak, Şubat ve Mart aylarına ilişkin verilen bildirgelerin iptal şeklinde işleme alınmasına rağmen 1993/1 inci döneme ait 4 aylık dönem bordrosunun, işveren tarafından "iptal" kutusu yerine "asıl" kutusunun işaretlenmesi nedeniyle, davalı Kurum tarafından söz konusu işlemin "asıl belge" şeklinde işleme alındığını, davacının sehven emekli edildiğinin anlaşıldığını, davalı Kurum tarafından yapılan işlemde bir usulsüzlük bulunmadığını, davacının çalıştığı söz konusu iş yerindeki kayıtlarda işverence yapılmış olan yanlışlık neticesinde çalışmadığı dönemde çalışıyor gibi gösterilmek suretiyle yapılan yanlışlığın davalı Kurumca sonradan fark edildiğini, bu yanlışlık düzeltildiğinde davacının henüz emekliliği hak etmeye yeterli gün sayısının bulunmadığının anlaşıldığını, davalı Kurumca yapılan işlemde bir hukuksuzluk bulunmadığını beyan ederek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen davada davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davalının davacı Kuruma herhangi bir borcu bulunmadığını, davalının, davacı Kurumun takip öncesi davalıya yapılan yersiz ödemenin iadesi ile ilgili Kurum işleminin iptali için açtığı davada, Gaziantep 1. İş Mahkemesinin 21.01.2016 tarihli, 2015/94 Esas ve 2016/16 Karar sayılı kararı ile davalının davacı Kuruma 26.431,00 TL borçlu olmadığının tespitine karar verildiğini, bu kararın sonucunun bekletici mesele yapılması gerektiğini, bu nedenle davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesini talep ettiklerini, davalıya 01.02.2012 tarihi itibariyle emekli maaşı bağlandığını, davacı Kurumun hatalı işlemi nedeni ile prime esas gün sayılarının Kurumca yanlış hesaplandığını ve emeklilik şartlarının gerçekleşmediğini, bu nedenle aylığının kesildiğini ve Kurumdan kaynaklı hatalı işlem nedeni ile 30.10.2014 tarihi itibariyle yersiz ödenen aylıklar tutarı 26.431,00 TL'nin geri istendiğini, davalı tarafından doğum borçlanması ile eksik günlerin tamamlandığını ve davalıya yeniden emekli maaşı bağlandığını, ancak dava konusu işlem nedeni ile yeniden bağlanan emekli maaşında kesinti yapıldığını, davalının 01.02.2012 tarihi itibariyle emekliliğe ayrılma ve emekli maaş bağlanma işleminin Kurumun hatalı işlemlerinden kaynaklandığını, iadesi talep edilen miktarı davalının ödeme gücüne sahip olmadığını, davacı Kurumun kötü niyetli olarak takip başlattığını, bu nedenle davalıdan % 40 oranında icra inkar tazminatı talep edilemeyeceğini, İcra ve İflas Kanunu'na göre en fazla % 20 oranında tazminat talep edilebileceğini beyan ederek, davanın reddine ve davacı Kurumun % 20 oranında icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. III. Mahkeme Kararı Mahkemenin 21.01.2016 tarihli ve 2015/94 Esas- 2016/16 Karar sayılı kararıyla; davanın kabulü ile davacı için yersiz ödeme iddiası ile tahakkuk ettirilen 26.431.00 TL borç yönünden Kuruma borçlu olmadığının tespiti ile davacının maaşından yapılan tüm kesintilerin talep halinde kendisine iadesine dair karar verilmiştir. IV. Bozma ve Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci A. İlk Bozma Kararı 1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2.Dairece 28.02.2019 tarih ve 2016/5944 Esas - 2019/1809 Karar sayılı ilamı ile "Mahkemece, 23910 sicil no.lu işyerinden bildirilen ve iptal edilen 1993/Ocak, Şubat ve Mart aylarına ilişkin müfettiş raporu, Kurum denetim ve inceleme raporları celp edilerek, iptal gerekçesi belirlenmeli, bu kapsamda bildirimin geçerli olup olmadığı incelenmeli, Kurum işleminin yerinde olduğu kabul edildiği takdirde ise iadenin 5510 sayılı Kanun'un 96/b bendi kapsamında değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir." gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. B. İlk Bozma İlamı Sonrası Mahkeme Kararı Mahkemenin 28.11.2019 tarih ve 2019/143 Esas -2019/368 Karar sayılı kararı ile tüm dosya kapsamı, toplanan deliller, ilgili mevzuat hükümleri, Gaziantep İcra Müdürlüğünün 2016/7788 Esas sayılı dosyası ve Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 28.02.2019 tarihli, 2016/5944 Esas-2019/1809 Karar sayılı bozma ilamı birlikte değerlendirildiğinde, davalı/ birleşen dosya davacısı Kurum tarafından, dava dışı Şahinbey Halk Eğitimi Merkezi ve Aso Müdürlüğüne ait 23910 sicil no.lu işyerinden iptal şeklinde bildirilen ancak Kurum tarafından sehven çalışma şeklinde değerlendirilen 1993/ Ocak, Şubat ve Mart aylarına ilişkin davacı/birleşen dosya davalısının çalışmalarının iptali ile bu iptal uyarınca yaşlılık aylığı bağlanma şartlarını kaybetmesinden ötürü 01.02.2012 tarihi itibariyle bağlanan yaşlılık aylığının kesilmesine ilişkin işlemlerinin yerinde olduğu, Kurum tarafından birleşen dava dosyasına konu takipte faiz talep edilmediği ve birleşen dosyada davacı vekili tarafından, Mahkemenin işbu dosyası ile birleşen Gaziantep 5. İş Mahkemesinin 2016/376 Esas ve 2019/291 Karar sayılı dava dosyasında, % 40'tan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi talep edildiği anlaşıldığından, Mahkememiz asıl dosyası yönünden davanın reddine; Mahkememiz işbu dosyası ile birleşen Gaziantep 5. İş Mahkemesinin 2016/376 Esas ve 2019/291 Karar sayılı dava dosyası yönünden davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir. C. İkinci Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. 2.Dairece 27.01.2022 tarih ve 2020/853 Esas - 2022/1307 Karar sayılı ilamı ile "26.1.2012 tarihli tahsis talebine istinaden 5412 gün üzerinden 506 sayılı Kanun'un geçici 81/B-g maddesi kapsamında 01.02.2012 tarihinden itibaren aylık bağlandığı, 2014 yılında Kurumca yapılan inceleme neticesinde tahsiste gözetilen 1993/1, 2, 3 dönem bildirimlerinin iptal olarak işlenmesi gerekirken işlenmediğinin tespit edilmesi üzerine aylığın iptal edilerek yersiz ödenen aylıkların borç çıkarıldığı, davacı tarafından 25.09.2014 tarihinde yaptığı 52 günlük doğum borçlanması neticesinde, 25.09.2014 tahsis talebine istinaden 5382 gün üzerinden 1.10.2014 tarihinden itibaren tekrar aylığının bağlandığı, davacı tarafından, Kurum işleminin iptali ve borçlu olmadığının tespiti talepli eldeki davanın açıldığı Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde asıl davanın reddine, birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davalı Kurum vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekir. 5510 sayılı Kanun'un 96 ncı maddesi, “Kurumca işverenlere, sigortalılara, isteğe bağlı sigortalılara gelir veya aylık almakta olanlara ve bunların hak sahiplerine, genel sağlık sigortalılarına ve bunların bakmakla yükümlü olduğu kişilere, fazla veya yersiz olarak yapıldığı tespit edilen bu Kanun kapsamındaki her türlü ödemeler; a)Kasıtlı veya kusurlu davranışlarından doğmuşsa, hatalı işlemin tespit tarihinden geriye doğru en fazla on yıllık sürede yapılan ödemeler, bu ödemelerin yapıldığı tarihlerden, b)Kurumun hatalı işlemlerinden kaynaklanmışsa, hatalı işlemin tespit tarihinden geriye doğru en fazla beş yıllık sürede yapılan ödemeler toplamı, ilgiliye tebliğ edildiği tarihten itibaren (Değişik ibare:13.02.2011-6111 S.K./44.mad) yirmi dört ay içinde yapılacak ödemelerde faizsiz, (Değişik ibare:13.02.2011 - 6111 S.K./44.mad) yirmi dört aylık sürenin dolduğu tarihten sonra yapılacak ödemelerde ise bu süre sonundan, itibaren hesaplanacak olan kanunî faizi ile birlikte, ilgililerin Kurumdan alacağı varsa bu alacaklarından mahsup edilir, alacakları yoksa genel hükümlere göre geri alınır. Alacakların yersiz ödemelere mahsubu, en eski borçtan başlanarak borç aslına yapılır, kanunî faiz kalan borca uygulanır...” hükmünü içermektedir. Somut olayda, yersiz aylıkların iadesi yönündeki Mahkemenin kabulü isabetli ise de, aylıkların iadesi yönünde 5510 sayılı Kanun'un 96/b maddesi kapsamında değerlendirme yapılarak karar verilmesi gerekirken yanlış hukuki değerlendirme ile karar verilmesi hata olup bozma nedenidir." denilmek suretiyle Mahkemece verilen kararın bozulmasına karar verilmiştir. D. Mahkemece Bozma İlâmına Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tüm dosya kapsamı, toplanan deliller, ilgili mevzuat hükümleri, Gaziantep İcra Müdürlüğünün 2016/7788 Esas sayılı dosyası, 17.11.2022 tarihli bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde, aylıkların iadesi yönünden 5510 sayılı Kanun'un 96/b maddesi kapsamında değerlendirme yapılarak, davacı/birleşen dosya davalısı sigortalıya borç bildirim belgesinin 17.02.2015 tarihinde tebliğ edilmesi nedeniyle 5510 sayılı Kanun'un 96/b maddesi uyarınca davalı/birleşen dosya davacısı Kurumun asıl alacak yönünden 18.02.2017 tarihinden itibaren bakiye borç miktarı yönünden faiz talep edebileceği, icra takibi ve itirazın iptali davasının açılma tarihinde davacı/birleşen dosyada davalı sigortalının faiz yönünden sorumluluğu başlamamış olmakla, işlemiş faiz yönünden hesaplama yapılmasında hukuki yararın bulunmadığı anlaşılmış olup, Mahkemece asıl dosyası yönünden davanın reddine; işbu dosyası ile birleşen Gaziantep 5. İş Mahkemesinin 2016/376 Esas ve 2019/291 Karar sayılı dava dosyası yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı-birleşen davada davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı - birleşen davada davalı ... vekili temyiz başvuru dilekçesinde; kararın eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olduğunu belirtilerek kararın bozulması istenmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, asıl davada Kurum işleminin iptali, yaşlılık aylığından yapılan kesintilerin iadesi ile borçlu olmadığının tespiti, birleşen davada ise, itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası ile 5510 sayılı Kanun'un ilgili hükümleridir. 3. Değerlendirme 1.Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı-birleşen dava davalısı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Davacı-birleşen dava davalısı ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden ilgilisine yükletilmesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 16.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.