Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/4184 E. 2025/2940 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/4184
Karar No
2025/2940
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/478 E., 2021/1887 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 4. İş Mahkemesi SAYISI : 2019/553 E., 2020/437 K.

Taraflar arasındaki toplu iş sözleşmesi hükümleri nazara alınarak derece ve kademesinin ve bağlı olarak ücretinin tespiti davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının .... Köy Hizmetleri İl Müdürlüğünde süreli/geçici işçi statüsünde çalışmaya başladığı, işyerinde yürürlükte bulunan ... İş Sendikası üyesi olduğu, 2001 yılında belirsiz süreli daimi kadrolu işçi statüsüne geçirildiği, 2005 yılında Köy Hizmetleri Müdürlüğünün lağvedilmesi ile birlikte tüm hak ve alacaklarıyla İzmir İl Özel İdaresine devredildiği, 2007 yılında emekli olduğu, 6360 sayılı Kanun ile İl özel idaresi tüzel kişiliğinin kaldırıldığı, tüzel kişiliği kaldırılan il özel idarelerinin her türlü hak ve alacaklarının Büyükşehir Belediyelerine devredildiği, emekli olup ayrılanlar gibi devre tabi olmayanlarla ilgili uyuşmazlıklarda husumetin Maliye Hazinesine izafetle Muhakemat müdürlüğüne yöneltilmesi gerektiğinin kabul edildiğinin Mahkeme kararları ile kesinleştiği, .... Köy hizmetleri Genel Müdürlüğü nezdinde geçici mevsimlik işçi olarak işe başladığı tarihten daimi kadroya geçirildiği tarihe kadarki hizmet sürelerinin intibakta nazara alınmadığı, yine kesinleşen Mahkeme kararlarına göre geçici statüde geçen hizmetlerin ücret intibakında nazara alınarak alması gerektiği ücretinin belirlenmesi gerektiği, intibakla tespit edilecek ücretin emekli maaşlarını da etkileyeceği iddiasıyla TİS ne göre derece ve kademede intibakının yapılarak ücretinin tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II.CEVAP 1.Davalı işveren vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının 6360 sayılı Kanun ile Bakanlığa devredilen işçilerden olmadığı, .... Köy İşleri Bakanlığından İl Özel İdaresine devredilen davacının daha sonra İl Özel İdarelerinin devir, mal varlıklarını tasfiye, paylaştırma işleri için komisyon oluşturma yükümlülüğünün Mülki idarelere verildiği dikkate alındığında husumetin İç İşleri Bakanlığına yöneltilmesi gerektiği, bu nedenle öncelikle davanın husumet yönünden reddi gerektiği, diğer taraftan 22.10.2000 tarihinde .... ile Hükümet arasında yapılan protokol ile Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı, Orman Bakanlığı, DSİ Genel Müdürlüğü, Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğünde geçici veya mevsimlik çalışan işçilerin sürekli işçi kadrosuna intibak ettirilmelerinin öngörüldüğü, davacının daimi kadroya intibakının yapıldığı 02.02.2001 tarihinde yürürlükte bulunan 01.03.1999 - 28.02.2001 arası geçerli TİS inde derece ve kademe terfilerinden yararlanabilmesi için işçinin en az o kadroda 1 yıl çalışmış olması gerektiği, bu ve TİS inde intibak için öngörülen diğer şartlar gerçekleşmemiş bulunduğundan intibakının da yapılamadığı, talebinin TİS hükümlerine aykırı olduğu savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 2.İhbar olunan Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; sigortalı ilk işe başlama tarihi 20.09.1974 olan 01.07.1956 doğumlu davacının Kurum tarafından .... sicil numarası ile tescil edilen İzmir İl Özel idaresi ... Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığında 1994/1.dönöm - 14.10.2007 tarihleri arasında 506 sayılı Kanun'un 4/a kapsamında çalıştığı, 10.10.2007 tarihli tahsis talebi üzerine 15.10.2007 tarihinde emekli olup yaşlılık aylığı tahsis edildiği savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesi tarafından yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararla; davacının mevsimlik geçici işçi statüsündeki hizmet süresinin ayrıntısı gerekçeli kararda açıklanacağı üzere 1567 gün (4 yıl 3 ay 17 gün) olduğunun ve yine ayrıntısı ve yıllar itibarıyla derece kademesi gerekçeli kararda açıklandığı üzere 01.03.2007 tarihinde derece kademesinin 06/11 alması gereken ücretin günlük 55,77 TL fiilen ödenenin ise 44,72 TL ve 01.09.2007 tarihinde derece kademesinin 6/11 alması gereken 55,77 TL, fiilen ödenen ücretin 53,83 TL olduğunun tespitine karar verilmiştir. IV.İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; husumetin İçişleri Bakanlığına yöneltilmesi gerektiği, işçilik alacaklarından sorumlu olmadıkları, ihale makamı oldukları, intibak işleminin yasal olmadığı, üçüncü şahıslara ihale yolu ile gördürülen işlerden dolayı idaresinin asıl işveren sıfatıyla alacaklardan sorumlu tutulamayacağı, İl Özel İdaresi ile yüklenici şirketler arasındaki ilişkinin bir istisna akdi olduğu, bilirkişi raporunun denetime elverişli olmadığı, eksik incelemeye ve yetersiz incelemeye dayalı olması nedeniyle, rapora karşı itirazlarının değerlendirilmediği, yazılı belgeler yerine soyut tanık beyanlarına itibar edilmesinin hatalı olduğu iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, toplu iş sözleşmesi hükümleri nazara alınarak derece ve kademesinin ve bağlı olarak ücretinin tespitine ilişkindir. 1. Davanın yasal dayanaklarından olan 506 sayılı Kanun'un “Prime esas ücretler” başlığını taşıyan 77. maddesinin 1. fıkrası ile 5510 sayılı Kanun'un "Prime esas kazançlar" başlıklı 80. maddesinin birinci fıkrasında, sigortalıların prime esas kazançlarının nasıl belirleneceği açıklanmıştır. Diğer taraftan 506 sayılı Kanun'un 79. maddenin 10. fıkrası ve 5510 sayılı Kanun'un 86. maddenin 9. fıkralarına dayalı olarak açılan bu tür hizmet tespiti davalarında kesinleşen Mahkeme ilamı, işverence Kuruma verilmeyen belgelerin yerine geçecek nitelikte olduğundan hükümde ayrıca 77 ve 80. maddelerine göre hesaplanacak olan 1 günlük ücretin belirtilmesi de gerekmektedir. 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun; 288. maddesinde, bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri belir bir tutarı geçtiği takdirde senetle kanıtlanması gerektiği, bu hukuki işlemlerin miktar veya değeri, ödeme veya borçtan kurtarma (ibra) gibi herhangi bir sebeple belirli bir tutardan aşağı düşse bile senetsiz kanıtlanamayacağı bildirilmiş, 289. maddesinde, 288. madde uyarınca senetle kanıtlanması gereken konularda yukarıdaki hükümler hatırlatılarak karşı tarafın açık muvafakati durumunda tanık dinlenebileceği, 292. maddesinde de senetle kanıtlanması zorunlu konularda yazılı bir delil başlangıcı varsa tanık dinlenebileceği açıklanarak delil başlangıcının, dava konusunun tamamen kanıtlanmasına yeterli olmamakla birlikte, bunun var olduğunu gösteren ve aleyhine sunulmuş olan tarafça verilen kağıt ve belgeler olduğu belirtilmiştir. 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 200 ve 202. maddelerinde de bu düzenlemeler korunmuştur. 2.Kuruma ödenmesi gereken sigorta primlerinin hesabında gerçek ücretin/kazancın esas alınması gerekmekte olup hizmet tespiti davalarının kamusal niteliği gereği, çalışma olgusu her türlü kanıtla ispatlanabilmesine karşın ücret konusunda aynı genişlikte ispat serbestliği söz konusu değildir ve değinilen maddelerde yazılı sınırları aşan ücret alma iddialarının yazılı delille kanıtlanması zorunluluğu bulunmaktadır. Ücret tutarı maddede belirtilen sınırları aştığı takdirde, tespiti gereken gerçek ücretin; hukuksal geçerliliğe sahip olarak düzenlenmiş bulunmaları kaydıyla, sigortalının imzasını içeren aylık ücreti gösteren para makbuzları, banka kayıtları, ticari defter kayıtları, ücret bordroları gibi belgelerle kanıtlanması olanaklıdır. Yazılı delille ispat sınırının altında kalan miktar için tanık dinlenebileceği gibi, tespiti istenen miktar sınırı aşsa dahi varlığı iddia edilen çalışmanın öncesine ve sonrasına ait yazılı delil başlangıcı sayılabilecek belgeler bulunuyorsa tanık dinlenmesi mümkündür. Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 20.10.2010 gün ve 2010/10 - 480 E., 2010/523 K., 20.10.2010 gün ve 2010/10-481 E., 2010/524 K., 20.10.2010 gün ve 2010/10-482 E., 2010/525 K., 19.10.2011 gün ve 2011/10-608 E., 2011/649 K., 19.06.2013 gün ve 2012/10-1617 E., 2013/850 K., sayılı ilamlarında da aynı görüş ve yaklaşım benimsenmiştir. 3.Yukarıdaki yasal düzenleme ve açıklamalar ile ortaya çıkan maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulduğunda, sigorta primine esas kazanç tutarı konusunda öngörülen yönteme uygun inceleme ve araştırma yapılmaksızın karar verildiği anlaşılmaktadır. Davacının prime esas kazancının tespitine ilişkin olarak yazılı delil arandığı, şayet yazılı delil başlangıcı sayılabilecek belge ya da belgeler bulunması halinde tanık da dinlenebileceği gözetilerek yukarıda açıklanan ispat kuralları çerçevesinde yeterli araştırma yapılarak varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmesi gerekirken; dava dışı üçüncü kişinin işverene karşı açtığı işçilik alacakları dosyasına atıf ve kıyasla hüküm kurulması isabetsizdir. Mahkemece, açıklanan maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/4184, K. 2025/2940, T. 25.02.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2024-4184-e-2025-2940-k-5c51262a7236