Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/4105 E. 2024/9505 K.
Konu: Hizmet Ve Prime Esas Kazançların Tespiti
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/4105
- Karar No
- 2024/9505
- Karar Tarihi
- Konu
- Hizmet Ve Prime Esas Kazançların Tespiti
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/3086 E., 2023/3419 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 20. İş Mahkemesi SAYISI : 2017/118 E., 2021/29 K. Taraflar arasındaki hizmet ve prime esas kazançların tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı şirket ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin elektrik bakım-arıza usta-yetkilisi olarak BEDAŞ'a bağlı olarak 10 seneyi aşkın sürede çalıştığını, BEDAŞ'ın taşeron firmalarında sigorta kaydının yapıldığını, en son davalı ... İnşaat Şirketi işyerinde çalışmakta iken haksız ve bildirimsiz olarak işten çıkartıldığını, işten çıkartıldığında işsizlik maaşı için İŞKUR'a başvurduğunda sigortasının eksik ödendiğini ve hiç ödenmediğini, ayrıca değerinde gösterilmediğini, asgari ücret üzerinden ödendiğini öğrenmiş bulunmakta olduğunu, müvekkilinin davalı ... İnşaat işyerinde 23.09.2008 tarihinde işe başladığını ve 31.01.2017 tarihinde işten çıkartıldığını, en son işten çıkartıldığı tarihte net 1850,00 TL ücret almakta olup asgari ücret kısmının bankaya yatırıldığını ve kalan tutarın elden ödendiğini, iddialarını gerek belge gerekse tanık beyanları ile ispatlayacaklarını, ayrıca emsal ücretin ilgili sendikalardan sorulmasını talep ettiklerini, iş bu nedenle SGK'nın sigortalılığı işe başlama tarihinden itibaren kesintisiz olarak sayabilmesi için müvekkilinin çalıştığı süre ve ücretinin dikkate alınarak sigortaya esas primlerinin bilirkişi marifetiyle hesaplanarak sigortadan davalıda işe başladığı tarihten itibaren ücreti ile orantılı olarak faydalanmasını, hizmetinin tespitini ve prim bedellerinin davalılar tarafından yatırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı şirket vekili cevap dilekçesi ile yetki itirazında bulunduklarını, işçilik alacağı davasında BEDAŞ'a husumet yöneltildiği, işverenin BEDAŞ olduğu, müvekkilline husumet yöneltilemeyeceği, davacı iddiası aksine müvekkili şirkette kesintisiz çalışmadığı, müvekkili şirketin BEDAŞ'tan aldığı ihalelerle 23.09.2008 - 30.06.2010, 04.03.2011 - 31.08.2013, 10.12.2013 - 31.12.2016, 03.01.2017 - 31.01.2017 tarihleri arasında çalıştığını, çalıştığı süre boyunca da sigorta primlerinin aldığı ücret üzerinden eksiksiz yatırıldığını, dosyaya sundukları banka hesap dökümleri ile imzalı ücret bordrolarında görüleceğini, davacının aldığı son ücretin net 1.429,82 TL olduğunu, bordroların davacı tarafından ihtirazi kayıtsız imzalandığını, bu nedenle davacının ücretinin gerçekte daha yüksek olduğu iddiasını ancak yazılı belgelerle ispatlaması gerektiğini, işyerinde ücret ödemelerinin banka hesabına ödenmekte olup elden ücret ödemesinin söz konusu olmadığını, davanın reddini talep etmiştir. 2.Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesi ile davacı iddiasının kurum kayıtlarına eş değer belgelerle kanıtlaması gerektiğini, soyut tanık delili ve resmi ve yazılı deliller haricinde delillerle ispatlanmasına muvafakatlerinin olmadığını beyanla davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tüm dosya kapsamından toplanan delillerden dinlenen tanık beyanlarından, davacının hizmet cetvelinden ve davalı işyerinin BEDAŞ ile yapmış olduğu ihale kapsamlarından davacının davalı nezdindeki çalışmalarının bir kısmının kuruma bildirilmediği, davacı tarafın davalı işyerindeki çalışması süresince aldığı pirime esas ücretin tespitine yönelik olarak Yargıtayın yerleşik kararlarında belirtildiği üzere ücret ödemesine ilişkin yazılı delil başlangıcı sunmadığı, davacıya bordrolarda tahakkuk ettirilen ve SGK'ya bildirilen tutarlarda daha yüksek ücret ödemesi yapıldığına dair somut deliller sunmadığı anlaşıldığından, davacının prime esas ücretin tespitine yönelik talebinin reddine, eksik bildirilen hizmet süresinin de tespitine karar verilerek; Davacının davasının kısmen kabulü ile ... T.C. Kimlik numaralı davacı ...'un 28.12.2013 - 31.12.2013 tarihleri arasında, 3 gün günlük 35,00 TL, brüt ücret ile 01.01.2014 - 02.01.2014 tarihleri arasında, 2 gün günlük 35,73 TL, brüt ücret ile 01.01.2017 - 02.01.2017 tarihleri arasında, 2 gün günlük 76,00 TL, brüt ücret ile davalı ... İnşaat Tur. Tic. ve San. A.Ş. nezdinde hizmet akdiyle çalıştığının tespitine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı vekili istinafında özetle; "Davanın kabulüne karar verilmiş, karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmolunmuştur. Karşı taraf lehine hükmolunan vekalet ücreti hukuka aykırı olup iptalini talep etmekteyiz" gerekçesiyle davalı lehine hükmolunan vekalet ücretinin kaldırılmasını talep etmiştir. 2.Davalı şirket vekili istinafında özetle; "Somut deliller bütün olarak değerlendirilmeden yalnızca davacı yanın beyanına itibarla yapılan söz konusu hesaplamanın hükme esas alınması hatalıdır. 28.12.2013-31.12.2013 tarihleri arasında 3 gün, 01.01.2014-02.01.2014 tarihleri arasında 2 gün ve 01.01.2017-02.01.2017 tarihleri arasında 2 gün olmak üzere, davacının toplam 7 günlük hizmet süresinin tespitini talep edebileceğine ilişkin bilirkişi tespiti hukuka aykırı olup işbu raporun hükme esas alınması kabul edilemez. Müvekkil şirket, BEDAŞ tarafından açık ihale usulü ile kendisine verilen farklı belediye sınırları içindeki işleri, sözleşme kapsamında yerine getirmektedir. Belirlenen süre sonunda işin bitimi nedeniyle; yeniden ihale alınamaması, ihalenin başka şirket tarafından alınması veya başka bir ilçede ihale alınması halinde işyerinin kapatılması veya devredilmesi gerekir. Davacı hizmet cetveline bakıldığında; Bakırköy, Güngören, Bayrampaşa, Gaziosmanpaşa, Beyoğlu gibi farklı Belediye sınırları içinde çalışmıştır. Müvekkil şirket tarafından, işyeri bildirimi ve burada çalışan işçilerin giriş bildirgeleri SGK’ya süresinde verilmiştir. Müvekkil şirketçe 7 gün eksik bildirim yapıldığı yönündeki tespit gerçek dışıdır. Dosyadaki SGK kayıtları ile işe giriş-ayrılış bildirgelerine göre; davacının çeşitli tarihlerde müvekkil şirkete ait işyerinde çalıştığı ve bu çalışmalarının kesintisiz olmadığı görülmektedir. Çalıştığı sürede davacının sigorta primleri aldığı ücret üzerinden eksiksiz yatırılmıştır. Dosyaya sunduğumuz banka hesap dökümleri ile imzalı ücret bordroları incelendiğinde bu husus rahatlıkla görülmektedir. Davacı işçinin, müvekkil şirkette çeşitli tarihler arasındaki uzun süreli çalışmalarının eksiksiz olarak SGK’ya bildirimi yapılırken, 1 veya 2 gün gibi süreler için eksik gün bildiriminde bulunduğunun kabulü hayatın olağan akışına da aykırıdır. 28.12.2013-31.12.2013 arasında 3 gün, 01.01.2014-02.01.2014 arasında 2 gün eksik gün olarak hesaplanmışsa da SGK hizmet dökümü incelendiğinde görüleceği üzere, 27.12.2013 tarihinde işyeri kapanması nedeniyle davacı işçinin iş akdinin feshedildiği ve 03.01.2014 tarihinde müvekkil şirkete ait farklı bir işyerinde yeniden çalışmaya başladığı görülmektedir. İşçinin kapatılan bir işyerinde çalışmasının devam edemeyeceği ve yeni başladığı işyerinde işe giriş bildirgesinin süresinde verildiği sabit olduğundan, müvekkil şirket tarafından eksik olarak bildirilen gün bulunmaktadır. Davacı tarafça da 27.12.2013-02.01.2014 tarihleri arası müvekkil şirkette çalışmasının devam ettiği ispatlanamamıştır. Kabul etmemekle birlikte bir an için aksi kabul edilse dahi, bilirkişi raporunda 01.01.2014-02.01.2014 arasında 2 gün, 01.01.2017-02.01.2017 tarihleri arasında 2 gün eksik gün olarak hesaplanmışsa da, bu tarihlerde müvekkil şirketçe 29 gün üzerinden prim ödendiğinden, eksik gün kabulü halinde 1 gün olarak hesaba katılması gerektiği açıktır. Davacı tarafça İstanbul 8. İş Mahkemesi 2016/334 E. dosya ile işçilik alacağı davası ikame edilmiş, davacı bu dosyada davalı olarak BEDAŞ’a husumet yöneltmiş ve davacının baştan itibaren BEDAŞ’ın işçisi olduğunu beyanla hesaplama yapılmasını talep etmiştir. Böylece davacı yanca işvereninin BEDAŞ olduğu kabul ve ikrar edilmiştir. Bu nedenle, huzurdaki davada tarafımıza husumet yöneltilmesi mümkün olmayıp davanın öncelikle husumet yokluğu nedeniyle reddi gerekmektedir" gerekçeleriyle kararın kaldırılmasını ve davanın reddini istemiştir. 3.Davalı SGK vekili istinafında özetle; "Davacı, çalışmasının gerçek ve fiili olduğunu, yerleşik Yargıtay içtihatları doğrultusunda, Yargıtayın aradığı vasıftaki tanıklar vasıtası ile ispatlayamamıştır. Bu sebeple kararın kaldırılması gerekmekte ve talep olunmaktadır. Müvekkil Kurum aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesi de usule ve yasaya aykırıdır. " gerekçeleriyle ve re'sen gözönüne alınacak sebeplere binaen, Bakırköy 20. İş Mahkemesi 11.02.2021 tarih ve 2017/118 E., 2021/29 K. kararının kaldırılması, davanın reddini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi tarafından yeterli inceleme ve araştırma sonucu hüküm kurulduğu, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla, davacı vekili, davalı şirket vekili ve davalı Kurum vekili istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmakla istinaf istemlerinin esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde fer'i müdahil Kurum vekili ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Fer'i müdahil Kurum vekili, talep sonucunun açık olmadığını, davacının çalışması bulunmadığını, yasanın açık hükmüne rağmen yargılama gideri ve vekalet ücretinin Kurumdan alınmasına karar verildiğini belirterek temyiz etmiştir. Davalı işveren vekili; istinaf dilekçesindeki beyanlarını tekrarla temyiz yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, hizmet ve prime esas kazançların tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 370 inci maddesinin dördüncü fıkrası, 5510 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesidir. 3. Değerlendirme 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı şirket vekilinin tüm, fer'i müdahil Kurum vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.6552 sayılı Kanun'un 11.09.2014 günü yürürlüğe giren 64 üncü maddesiyle 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 7 nci maddesine eklenen 4 üncü fıkrada, hizmet akdine tabi çalışmaları nedeniyle zorunlu sigortalılık sürelerinin tespiti talebi ile işveren aleyhine açılan davalarda, davanın Kuruma resen ihbar edileceği, ihbar üzerine davaya davalı yanında fer'i müdahil olarak katılan Kurumun, yanında katıldığı taraf başvurmasa dahi Kanun yoluna başvurabileceği belirtilmiştir. Eldeki davanın, 11.04.2017 tarihinde açıldığı ve hizmet ve prime esas kazançların tespiti istemine ilişkin olduğu, İlk Derece Mahkemesince kararında Sosyal Güvenlik Kurumunun usule aykırı olarak davalı sıfatı ile yer aldığı ve hüküm fıkrasında aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücreti hükmedildiği anlaşılmaktadır. Kurum aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. 3.Ne var ki bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370 inci maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davalı ... İnşaat Turizm Tic.ve San. A.Ş. vekilinin temyiz isteminin REDDİNE, 2. Fer'i müdahil Kurum vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 3.Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 4.İlk Derece Mahkemesi kararının karar başlığında yer alan "Davalı: ... Başkanlığı" ibaresinin silinerek yerine "Fer'i Müdahil: ... Başkanlığı" ibaresinin yazılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasında yer alan 2 numaralı paragrafın hüküm fıkrasından kaldırılarak yerine "Davacı vekille temsil edildiğinden karar tarihindeki AAÜT'ne göre hesaplanan 4080,00 TL maktu vekalet ücretinin davalıda tahsili ile davacıya ödenmesine" ibaresinin yazılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasında yer 3 numaralı paragrafın hüküm fıkrasından kaldırılarak yerine " Davalı vekille temsil edildiğinden karar tarihindeki AAÜT'ne göre hesaplanan 4080,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, " ibaresinin yazılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasında yer 7 numaralı paragrafın hüküm fıkrasından kaldırılarak yerine "Davacı tarafından yapıldığı anlaşılan toplam 770,00 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, " ibaresinin yazılması suretiyle kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 03.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.