Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/4086 E. 2024/5480 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/4086
Karar No
2024/5480
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1483 E., 2023/1249 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Denizli 6. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/502 E., 2023/46 K. Taraflar arasındaki 01.01.2022 tarihi itibariyle yaşlılık aylığı tahsisi, ödenmeyen aylıkların yasal faizleriyle tahsili, aksine işlemlerin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili, müvekkilinin yurt dışı borçlanması yaparak 23.12.2021 tarihinde yaşlılık aylığı tahsis talebinde bulunduğunu, davalı Kurumun davacının yurt dışında iş yeri kaydının bulunması nedeniyle kesin dönüş şartının yerine gelmediği gerekçesi ile yaşlılık aylığı talebini reddettiğini, oysa iş yerinin olmadığını, olsa bile sosyal güvenlik destek primi ödenerek aylığın bağlanabileceğini belirterek, davalı Kurumun aksine işlemlerin iptali ile davacıya 01.01.2022 tarihi itibariyle yaşlılık aylığı bağlanmasını, ödenmeyen aylıkların yasal faizleriyle tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili, Kurum işlemlerinde usul ve yasaya aykırı bir hususun bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...Dava dilekçesinde davacının yurt dışında çalışmadığına ve yurda kesin dönüş yapıldığına dair bir iddianın bulunmadığı, "davalı Kurum tarafından yurt dışında tekrar çalışmaya başlayanların özel sektörde çalışanlarından sosyal güvenlik destek primlerinin kesilerek maaşlarının kesilmemesi gerektiğinin ifade edildiği, 3201 sayılı Kanun m.6 gereği yurt dışı borçlanmasından yararlanılmasının yurda kesin dönüş şartına bağlı olduğu, yurt dışında çalışan veya iş yeri sahibi olan davacının yurda kesin dönüş yaptığından söz edilemeyeceği, dosyadaki yurt dışı giriş çıkış kayıtlarına göre davacının borçlanma talebinden önce devamlı olarak yurda giriş ve çıkış yapmakla birlikte ağırlıklı olarak yurt dışında yaşadığı, borçlanma talep tarihinden sonra da aynı şekilde yurda giriş çıkış yapmaya devam ettiği ve yurtta geçirilen sürelerde artış olmadığı, mahkememizce Kurum tarafından ret gerekçesi olan yurt dışındaki çalışmalarının sorulması amacıyla davacının isticvabına karar verildiği, davacı vekilinin davacının halen yurt dışında bulunduğunu ve döneceği tarihin belirsiz olduğunu beyan ettiği, tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde davacının yurda kesin dönüş şartını yerine getirmediği, bu bağlamda Kurum işleminin yerinde olduğu..." gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B.İstinaf Sebepleri Davacı vekili, kararın eksik araştırma ve inceleme sonucu usul ve yasaya aykırı olarak verildiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili istinaf gerekçelerini tekrarla temyiz başvurusunda bulunmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, 01.01.2022 tarihi itibariyle yaşlılık aylığı tahsisi, ödenmeyen aylıkların yasal faizleriyle tahsili, aksine işlemlerin iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 3201 sayılı Kanun'un ilgili maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin ilgiliden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/4086, K. 2024/5480, T. 16.05.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2024-4086-e-2024-5480-k-c61e3d5738fe