Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/3959 E. 2024/4807 K. – Hizmet Tespiti

Konu: Hizmet Tespiti

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/3959
Karar No
2024/4807
Karar Tarihi
Konu
Hizmet Tespiti

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/2172 E., 2024/68 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2017/225 E., 2021/137 K.

Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 31.08.2004 tarihinde davalıya ait 2 1413 09 09 1052815 034 22 39 sicil numaralı tekstil atölyesinde çalışmaya başladığını, 20.03.2017 tarihinde evlilik sebebiyle işten ayrıldığını, davacının davalı iş yerinden sigorta bildiriminin 01.04.2007 tarihinde yapıldığını, ilk üç yıl sigortasız çalıştırıldığını beyan edip, davacının 31.08.2004-01.04.2007 tarihleri arasında davalı iş yerindeki çalışmalarının tespitini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP Davalı işveren vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini, davacının 01.04.2007-20.03.2017 tarihleri arasında davalı iş yerinde çalıştığını, çalışma süresi boyunca tüm ücretlerinin ödendiğini, sigortasının yapıldığını, davacının 01.06.1989 doğumlu olduğunu, ilk işe girdiğini iddia ettiği 31.08.2004 tarihinde 15 yaşında olduğunu, 31.08.2004 tarihinde de 18 yaşını doldurmadığını, bu yaşın böyle bir işe uygun olmadığın belirterek davanın reddini istemiştir.

Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; hak düşürücü sürenin geçtiğini, hizmet tespitine ilişkin talebin yasal ve hukuksal tüm incelemeler sonucunda değerlendirilmesi, Kurum kayıtlarının aksine eşdeğer nitelikte resmi belgelerle kanıtlanması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "... Mahkemece yapılan yargılama, SGK, İşkur, Vergi kayıtları, tanık beyanları, bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacının 01.04.2007-20.03.2017 tarihleri arasında davalı iş yerinden sigorta bildiriminin yapıldığı, davacının çalışmaları SGK'ya bildirildiğinden çalışmanın Kuruma kısmen bildirildiği hallerde, eksik bildirimlere yönelik olarak açılan davada hak düşürücü süre bakımından tespite engel bir durumun söz konusu olmadığı, ... unvanlı iş yerinin 13.08.2004 tarihinde kanun kapsamına alındığı, davalı iş yerinin dava konusu dönemde aktif ve faal olduğu ve davacının talebinin iş yeri kapsam durumu açısından tespite engel bir durum bulunmadığı, davacı 01.06.1989 doğumlu olup 01.06.2007 tarihinde 18 yaşını doldurduğu, davacının davalı iş yerinde ilk işe giriş tarihi 01.04.2007 de 18 yaşını henüz doldurmadığı, 506 sayılı Kanun'un 5510 sayılı Kanun'la mülga 60 ncı maddesinin (g) fıkrası gereğince; bu tarih aralığında çalışılan sürelerin prim gün sayısına dahil edilmesi gerektiği kanaatine varılmış olup; 25.02.2021 havale tarihli bilirkişi raporu da dikkate alınarak; açılan davanın kabulüne" karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri Fer'i müdahil Kurum vekili, davada hak düşürücü sürenin dolduğunu, Mahkemece itirazların değerlendirilmediğini, davacının 18 yaşını ikmal etmediği sürece sigortalı sayılamayacağını, 18 yaşını doldurduğu 01.06.2007 tarihinde ise zaten sigortalı olarak yer aldığını, bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişliği olmadığını, iddianın salt tanık anlatımları ile ispatlanamayacağını, tanık beyanlarının çelişkili olduğunu belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Davalı vekili, davada hak düşürücü sürenin gözetilmediğini, davacının iddia ettiği dönemi yazılı delil ile ispatlayamadığını, tanıklar ile müvekkili arasında menfaat çatışması olduğunu, ileride muhtemel ihtilaflar açıkça ortada olup beyanlarına itibar edilemeyeceğini, tanıkların Yargıtay'ın aradığı niteliklere sahip olmadıklarını, hükme esas alınan bilirkişi raporunun salt yetersiz tanık beyanlarına göre hazırlandığını belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında "...bilirkişi raporu alındığı, ekli gerekçe ile davanın kabulüne karar verildiği, dinlenen tanıkların 2004/8 ayında bildirimlerinin olmadığı, ancak işe başladıkları tarihlerin 2004 yılı olduğunu ancak sigorta bildirimlerinin geç yapıldığını ifade ettikleri ve belirttikleri sürelerin Kurum kayıtları ile uyuştuğu, bu haliyle dinlenen tanıkların beyanları ile davacının iddiasının sübut bulduğu, bu tanık beyanlarına itibar edilerek ve 18 yaş gözetilerek verilen kararın yerinde olduğu anlaşılmakla,başvuruların reddine" karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde fer'i müdahil Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Fer'i müdahil Kurum vekili, istinaf dilekçesinde öne sürdüğü gerekçelerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370, 371 inci; 506 sayılı Kanun'un 79/10 uncu maddeleri.

3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla fer'i müdahil Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

02.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/3959, K. 2024/4807, T. 02.05.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2024-3959-e-2024-4807-k-fffea53be1bc