Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/377 E. 2024/1842 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/377
- Karar No
- 2024/1842
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/5 E., 2023/1537 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Batman 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2016/623 E., 2022/997 K. Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin dava dışı işyerinde çalıştığını ancak Kurumun işyerinde çalışmasının sahte olduğu gerekçesiyle bildirilen hizmetlerini iptal ettiğini ileri sürerek Kurum işleminin iptali ile müvekkilinin dava dışı işyerinde çalıştığının tespitini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili; müvekkili Kurum tarafından düzenlenen raporda işyerinden sahte bildirim yapıldığının tespit edildiği, davacının da dava dışı işyerinden yapılan bildirimlerinin gerçek çalışmaya dayanmadığı için iptaline karar verildiğini, Kurum işleminde hata bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu olan işyerinden bildirimi yapılan şahısların büyük çoğunluğunun gerçekte bu işyerinde çalışmadıkları, taraflarca yapılan incelemeler neticesinde davacının dava dışı işyerlerinde fiili bir çalışmasının olmadığı, çalışmadığı halde sigortalı olarak gösterildiğinin tespit edildiği, Mahkeme huzurunda resen seçilerek dinlenen bordro tanıklarının beyanlarından da işyerinden bildirilen çalışmaların fiili çalışmaya dayanmadığının anlaşıldığı davacı ve adı geçen işyeri arasında hizmet akdi unsurlarının gerçekleşmediği, sigortalı olarak bildirimi yapılan davacının söz konusu işyerinden yapılan sigorta bildirimlerinin iptal edilmesi gerektiği, bu nedenle tesis edilmiş olan Kurum işleminin hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; iyiniyetli olan müvekkilinin çalışmalarının iptalinin hukuka uygun olmadığını, davacını çalışmalarının gerçek çalışmaya dayalı olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Kurum denetmen memuru tarafından düzenlenen 30.10.2013 tarihli araştırma inceleme ve soruşturma raporlarında bildirimi yapılan sigortalıların dava dışı işyerinde çalışmadıklarını, sigortalı olmak amacıyla elden para verdiklerine dair beyanları ve mahkemece dinlenilen tanıkların davacıya tanımadıkları yönünde beyanları karşısında dava dışı işyerlerinden davacı adına sahte bildirim yapıldığının açık olduğu, davacının sigortalı hizmet bildirimleri iptali yönündeki Kurum işleminin yerinde olduğu anlaşılmaktadır. (Yargıtay 10. H.D. 25.06.2020 tarihli ve 2019/4897 E., 2020/3896 K. sayılı kararı)" gerekçesi ile istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesi ile aynı sebeplerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 506 sayılı Kanun'un 79 uncu maddesi hükümleridir. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler ve özellikle, dosyada bulunan denetim raporu, tanıkların beyanları ile dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz karar harcının temyiz eden ilgiliden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 27.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.