Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/3506 E. 2024/5051 K. – Hizmet Tespiti

Konu: Hizmet Tespiti

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/3506
Karar No
2024/5051
Karar Tarihi
Konu
Hizmet Tespiti

MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1825 E., 2023/1699 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Trabzon 4. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/156 E., 2023/120 K.

Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 05.05.2005 ile 2015 tarihleri arasında davalı işyerinde aralıksız çalıştığına ilişkin hizmetinin tespitini dava ve talep etmiştir.

II.CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;işverence çalıştığı dönemlere ilişkin sigorta bildirimlerinin yapıldığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.

Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; 5510 sayılı Kanun'un 4 ve 6 ncı maddeleri gereğince sigortalılığın oluşumu yönünden fiilen çalışma olgusu gerektiğini, hak düşürücü süre olan 5 yıllık sürenin de göz önüne alınarak yargılamanın yapılması gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.

III.İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda davacının 11.05.2007 tarihinde işyerinde işe girişi, 01.07.2007 tarihinde çıkışı yapılmış olup daha sonra 04.05.2011-13.07.2013, 07.09.2013-09.01.2014 arasındaki çalışmalarının Kuruma bildirildiği anlaşılmış, yukarıdaki açıklamalara göre davacının Kuruma bildirimin yapıldığı tarihten önceki çalışmalarının bildirgelerin verildiği tarihi de kapsar biçimde kesintisiz olması gerekmekte olup davacının Kuruma ilk girişinin yapıldığı tarih 11.05.2007 olup Belediye ve Emniyet Müdürlüğünden gelen otelle ilgili yapılan işlemlere ilişkin istenen evraklarda davacının adının bulunduğu evraklardan en eski tarihlisinin 10.04.2009 olduğu, Belediye tarafından düzenlenen 2007 yılındaki evraklarda tanık olarak dinlenen ...'ün imzasının olduğu, SGK tarafından yapılan 29.12.2005 tarihli yapılan denetimde 29.12.2005 tarihinde çalışan tek işçinin ... olduğu, tanık ... davacının 2005 den beri 7-8 yıl kesintisiz çalıştığını beyan etse de bir dönem hapse girdiğini beyan ettiği, 2005 yılına 8 yıl eklendiğinde 2013 yılına ulaşıldığı (oysaki talebin 01.09.2015'e kadar olduğu), dosyada davacının istinaf talebinin reddedilmiş olması da gözönünde bulundurularak davacının davasının hak düşürücü süre yönünden reddine karar vermemek için kesintisiz çalışması olduğuna kanaat etmek gerektiği, davacının toplanan delilerden gelen kayıtlardan kesintisiz çalıştığına dair kanaat edinilecek kayıt belge beyan bulunmadığı anlaşılmış, Kurum denetim raporu, belediyenin kapatma kararları, dinlenen bordro ve komşu işyeri tanık beyanları da dikkate alındığında davacı kesintisiz çalıştığını ispatlayamadığından davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar vermiştir.

IV.İSTİNAF A.İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf yoluna başvurmuştur.

B.İstinaf Sebepleri: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının davaya konu işyerinde çalışmalarını ispatlar nitelikte olduğunu, mesul müdür belgesinin bir günlük çalışma şeklinde düzenlenmiş sayılmasının akla, mantığa, hayatın olağan akışına aykırılık oluşturduğunu belirterek kararı istinaf etmiştir.

C.Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yeterince bordro tanığı, komşu işyeri tanığı dinlenilmiş, bir kısım işyeri açma, kapatma, faaliyetten menne ilişkin tutanaklar dosyaya eklenmiş, dinlenen tanık beyanları ve resmi tutanaklara göre davacının davalıya ait işyerinde bir kısım çalışmalarının mevcut olduğu anlaşılmakta ise de; çalışmalarının kesintisiz olduğu ispat edilememiş kaldı ki işyerinin faaliyetten men edilmesine ilişkin tutanaklar dahi işyerinde faaliyetin kesintili olduğunu göstermekte ve bu halde 10 Nisan 2008 tarihi itibariyle hak düşürücü süre dolduğundan Mahkemece davanın reddine karar verilmesi yerinde görülmekle davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V.TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; istinaf dilekçesinde belirttiği hususlar ile temyiz talebinde bulunmuştur.

C.Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava; davacının 05.05.2005 ile Eylül 2015 tarihleri arasında davalı işyerinde aralıksız çalışmalarının tespiti istemine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk 5510 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinde; aylık prim ve hizmet belgesi veya muhtasar ve prim hizmet beyannamesi işveren tarafından verilmeyen veya çalışmaları Kurum tarafından tespit edilemeyen sigortalıların, çalıştıklarını, hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak beş yıl içerisinde iş mahkemesine başvurarak, alacakları ilam ile ispatlamaları halinde, Mahkeme kararında belirtilen aylık kazanç toplamları ile prim ödeme gün sayılarının dikkate alınacağı düzenlenmiştir.

İlgili yasalarda hizmet tespiti davasında ispat yönteminin ne şekilde olması gerektiğine dair herhangi bir açıklama bulunmadığından, kamu düzenine ilişkin bu tür davalarda taraflar her türlü delile dayanabileceği gibi Mahkemece kendiliğinden araştırma ilkesine göre delil toplanabilir ve inceleme yapılabilir. Bu davaların kamu düzenine ilişkin olduğu da gözetilerek davacının işyerinde eylemli olarak çalışıp çalışmadığı yeterli ve gerekli bir araştırmayla hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak sağlıklı bir biçimde belirlenmelidir. Bu nedenle fiili çalışma olgusunun somut şekilde ispatlanabilmesi için sadece taraf delilleriyle yetinilmeyip mahkemece resen araştırma yapılmalıdır.

3.Değerlendirme a) Mahkemenin, davacının 11.05.2007 tarihi öncesi çalışmalarının tespitine ilişkin talebinin reddine dair hükmü yerindedir.

b) Mahkemenin, davacının 11.05.2007 tarihi ve sonrasına yönelik çalışmalarının tespiti yönünden ise verilen hüküm eksik incelemeye dayalı olduğu anlaşılmaktadır. Dosya içerisinde yer alan 13.12.2010 tarihli Trabzon Belediyesi Zabıta Müdürlüğü faaliyetten men ihbarnamesi, 13.12.2010 tarihli faaliyetten men zaptı, 18.12.2010 tarihli faaliyete devam zaptı, 05.07.2013 tarihli faaliyetten men ihbarnamesi, 08.07.2013 tarihli faaliyetten men zaptı, 22.08.2013 tarihli faaliyete devam zaptı tutanakları ile yine dosya kapsamında yer alan kapatma kararlarında; davalıya ait iş yerinin Trabzon Belediye Zabıta Müdürlüğü tarafından (Trabzon Valiliğinin 03.12.2010 tarihli oluruna istinaden) 13.12.2010-15.12.2010 tarihleri arasında 5 gün, Trabzon Belediye Zabıta Müdürlüğü tarafından (Fuhuşla Mücadele Komisyonunun 29.05.2013 ve 36-f kararına istinaden) 08.07.2013-22.08.2013 tarihleri arasında 45 gün, 12.03.2013 tarihinden itibaren 30 gün, Trabzon Belediyesi Zabıta Müdürlüğü tarafından 08.04.2014-07.06.2014 tarihleri arasında 60 gün, 20.05.2015 tarihinden itibaren 30 gün kapatıldığının anlaşılması, davacının otelde mesul müdür olarak görev yapması, beyanlarına başvurulan tanık anlatımları, iş yerinin faaliyet konusunun otel işletmeciliği olması ile otelin çalışma dönemleri v.s. gözetilerek davacının 11.05.2007 tarihi sonrasına ilişkin dönem açısından çalışma süresi/süreleri usulünce belirlenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, anılan dönemin tümüyle reddedilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.

VI.KARAR Açıklanan sebeplerle; 1-Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

08.05.2024 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/3506, K. 2024/5051, T. 08.05.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2024-3506-e-2024-5051-k-df6d2b67dcba