Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/3146 E. 2024/3937 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/3146
- Karar No
- 2024/3937
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2023/377 E., 2023/432 K. KARAR : Kısmen kabul Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen hizmet tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı fer'i müdahil SGK Başkanlığı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı asil dava dilekçesinde özetle; davalı şirketin bir inşaat şirketi olduğunu, şirketin merkezinin Konya ili olduğunu fakat değişik yerleşim yerlerinde şantiye kurarak ticari faaliyetini sürdürdüğünü, bu şantiyelerinin bir tanesinin de 1990 yılında Muğla ili, Milas ilçesi, Güllük Mahallesinde kurulduğunu, Güllük mahallesinde bir yapı kooperatifine bağlı Oba-2 villa evleri inşaatında çalışmak üzere 01.12.1990 tarihinde davalı şirkette fiili olarak işe başladığını, davalı şirkette ilk işe başladığı tarihten itibaren 97 iş günü çalıştığını ve kendi işlerinden dolayı işten ayrıldığını, 15-20 gün sonra tekrar davalı şirkette adı geçen inşaatta çalışmaya başladığını ve bu çalışmasının da 60 gün sürdüğünü, davalı şirketin geçici olarak inşaata ara verdiğini ve çalışanlarının işten çıkışını yaptığını, davalı şirketin daha sonra çalışanlarını tekrar işe çağırdığını ve bu işe girişinde ise 30 gün daha çalıştığını, davalı şirketin 01.12.1990 tarihinde işe giriş bildirgesini Muğla SSK İl Müdürlüğüne verdiğini, haricen öğrendiğini fakat davalı şirketin aylık SSK bildirgeleri ile dört aylık dönem bordrolarında çalışmalarını göstermediği için SGK kayıtlarında adı geçen şirkette çalışmamış olarak görünmekte olduğunu belirterek, davalı şirket tarafından SGK'ya bildirilmeyen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir. II.CEVAP Davalı taraf davaya cevap vermemiştir. Fer’i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının dava açmadan önce Kuruma başvurulması gerektiğini, davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, Kurum işleminin usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek, davanın reddini istemiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesinin 14.07.2020 tarih ve 2017/98 E. - 2020/171 K. sayılı kararıyla, davanın kabulüne karar verilmiştir. IV.İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde fer'i müdahil SGK Başkanlığı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Fer'i müdahil SGK Başkanlığı vekili, İlk Derece Mahkemesince çalışma konusu, işin niteliği, devamlılık gösterip göstermediği, başlangıç ve bitiş tarihleri ile alınan ücret konusundaki tanık ifadelerinin inandırıcı olup olmadığı hakkında tanık beyanları, işyerinin kapsamı, niteliği ve kapasitesi dikkate alınarak değerlendirilmesi gerektiğini, tanık beyanlarının doğruluğunu denetlenmesi açısından görevli personel ile birlikte o iş yerine en yakın iş yerlerinden iş yerini bilen ve tanıyan şahıslarda dinlenmesi gerektiğini, bu hususlarda yapılacak inceleme ve araştırma ile çalışma olgusunun kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi gerektiğini, davacının çalışmalarının sigortalı çalışma niteliğinde olup olmadığı veya ne zaman sigortalı çalışma niteliğini aldığı hususunun araştırılması gerektiğini, ücret konusunda HUMK'un 288 inci maddesi göz önünde tutularak yazılı bir ödeme belgesinin aranması, bu sınır altında kalanların ücret durumunun tanıklardan sorulması gerektiğini, hizmet tespiti davalarında hak düşürücü sürenin nazara alınmasını, davacının 1990 yılında yapmış olduğu çalışmaların tespitinin o tarihlerde hiç bir şekilde sorum yapılmamış olmasının ve bugüne kadar dava açılmamış olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacının diğer davalı yanında çalıştığına dair Kuruma işe giriş bildirgesi verilmiş ise de, çalışmayı gösteren prim tablosu verilmediğini, davacının işe giriş bildirgesindeki imzası ile dava dilekçesinde vermiş olduğu imzaların birbirine uymadığını, çalışma olgusunun yöntemince ispatlanamadığını belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 15.12.2022 tarih ve 2021/1076 E. - 2022/1862 K. sayılı kararı ile Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde fer'i müdahil SGK Başkanlığı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2.Dairemizin 22.03.2023 tarih ve 2023/2787 E. - 2023/2978 K. sayılı kararı ile eldeki davada 3715.46.07 işyeri sicil numaralı davalı iş yerinin 01.12.1989-30.08.1990 tarihleri arası dönemde işyerinin kanun kapsamında yer aldığı, 53715.46.07 no.lu davalı ... Müh. Mim. Müt. San. ve Tic. Ltd. Şti. unvanlı iş yerince Kurum kayıtlarına 24.12.1990 tarihinde intikal eden işe giriş bildirgesinde sigortalının işe alındığı tarihin 01.12.1990 tarihi olduğunun belirtildiği, somut olayda, davacının villa evleri inşaatında çalışmak üzere 01.12.1990 tarihinde davalı şirkette fiili olarak işe başladığı, davalı şirkette ilk işe başladığı tarihten itibaren 97 iş günü çalıştığı ve kendi işlerinden dolayı işten ayrıldığı, 15-20 gün sonra tekrar davalı şirkette adı geçen inşaatta çalışmaya başladığı ve bu çalışmasının da 60 gün sürdüğü yönündeki beyanı karşısında, ara verme döneminden sonra 506 sayılı Kanun'un 79 uncu maddesinin onuncu fıkrasına göre yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları, Kurumca belirlenmeyen sigortalıların, çalıştıklarını, hak düşürücü süre içinde talep edebilecekleri dikkate alınarak, elde edilecek sonuca göre karar verilmesi gerektiği belirtilerek hüküm bozulmuştur. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin 21.12.2023 tarih ve 2023/377 E. - 2023/432 K. sayılı kararı ile bozmaya uyularak yapılan yargılama ile davacı adına düzenlenen ve Kurum kayıtlarına 24.12.1990 tarihinde intikal eden işe giriş bildirgesi esas alınarak davalı işyerinde sigortalı çalışma başlangıcının 01.12.1990 tarihi olduğu, ilk dönem çalışmasının 97 gün devam ettiği, 15-20 gün sonrasında çalışmasının yeniden başladığı, ara verme döneminden sonra 506 sayılı Kanun'un 79 uncu maddesinin onuncu fıkrasına göre yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları, Kurumca belirlenmeyen sigortalıların, çalıştıklarını, hak düşürücü süre içinde talep edebilecekleri, makul süre içeresinde işveren tarafından ikinci dönem gerçekleşen çalışmalarına esas Kuruma verilmiş bir işe giriş bildirgesi ya da hesabına yapılmış bir prim ödemesi bulunmayışı gözetildiğinde ara verme sonrası gerçekleşen çalışmalar yönünden eldeki davanın 5 yıllık hak düşürücü süre içerisinde ikame olunmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile davacı adına düzenlenen ve Kurum kayıtlarına 24.12.1990 tarihinde intikal eden işe giriş bildirgesi esas alınarak davacının davalı işyeri nezdinde sigorta başlangıcının 01.12.1990 tarihi olduğunun tespiti ile takip eden 97 gün süreli hizmet akdine istinaden çalışmasının bulunduğunun tespitine, fazlaya ilişkin talebin hak düşürücü süre nedeniyle reddine, karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde fer'i müdahil SGK Başkanlığı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Fer'i müdahil SGK Başkanlığı vekili; Mahkemece eksik inceleme ve araştırma ile karar verildiğini, çalışma olgusunun yöntemince ortaya konulmadığını belirterek, kararın temyiz incelemesi sonucu bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, hizmet tespitine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 506 sayılı Kanun'un 79/10 uncu maddesi. 3. Değerlendirme 1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; fer'i müdahil Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Fer'i müdahil SGK Başkanlığı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 16.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.