Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/310 E. 2024/2008 K. – Ödeme Emrinin

Konu: Ödeme Emrinin İptali

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/310
Karar No
2024/2008
Karar Tarihi
Konu
Ödeme Emrinin İptali

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2171 E., 2023/2216 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 19. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/40 E., 2022/232 K. Taraflar arasındaki ödeme emrinin iptali davasından yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi .... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ... Güvenlik Faaliyetleri Ltd. Şti.'de 20.03.2007 tarih ve 2007/03 numaralı karar uyarınca kısa bir dönem görev yaptığını, 31.10.2007 tarih ve 2207/04 numaralı karar ile görevine son verildiğinden 31.10.2007 tarihi itibari ile müvekkilinin temsil ve sorumluluğunun sona erdiğini belirterek, müvekkili hakkında düzenlenen 2008/16431, 2008/16432, 2008/16433 takip no.lu ödeme emirlerinin zamanaşımı ve müvekkilinin sorumluluğunun bulunmaması sebebiyle iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili; hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine, davacı aleyhine 6183 sayılı Kanun'un 58 inci maddesi gereğince %10 haksız çıkma tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile davacının tebliğ tarihlerindeki nüfusa kayıtlı yerleşim adresinin Cumhuriyet Mah. 369/1 Sok. No:4/1 Dikili/İzmir olduğu, 13 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 102 ve 101 inci maddelerine göre davacıya ödeme emirlerinin 18.12.2018 tarihini takip eden 15 gün içerisinde tebliğ edildiği, davanın 17.01.2022 tarihinde açıldığı, 6183 sayılı Kanun'un 55 inci maddesinde bildirilen 15 günlük hak düşürücü süre içerisinde açılmadığı anlaşılmakla davanın reddine, davanın hak düşürücü süre sebebiyle reddine karar karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde; müvekkilinin bankadan emekli maaşını çekerken, davalı Kurumun uyguladığı hacizden haberdar olduğunu, müvekkiline daha önce yapılan herhangi bir tebligat, bir bilgilendirme vs. olmadığını, yapılan usule uygun bir tebligat bulunmadığını, yapıldığı iddia edilen tebligatların hem V.U.K. 102 nci maddesine hem de ve 14 üncü maddesine açıkça aykırı olduğunu, davanın kabulü gerektiğini belirterek istinaf yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6183 sayılı Kanun'un (7061 sayılı Kanun'un 9 uncu maddesiyle değişik) 58/1 inci maddesinde kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahsın ödeme emrine karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde itiraz edebileceğinin düzenlendiği, dava konusu ödeme emirlerinin davacıya 18.12.2018 tarihinde tebliğ edildiği, tebliğin usulüne uygun olduğu anlaşılmış dosya kapsamı ve Mahkemenin gerekçesine göre İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun oy birliği ile esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle istinaf gerekçelerini tekrarlamıştır. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanun'un 88 inci maddesi, 6183 sayılı Kanun'un 35 inci maddesi hükümleridir. 2.5502 sayılı ... Kanunu'nun 37 nci maddesinin üçüncü fıkrasında da süresi içinde ödenmeyen sosyal sigorta ve genel sağlık sigortası primleri, işsizlik sigortası primleri, idarî para cezaları, gecikme zamları, katılım payları Kurum alacağına dönüşeceği ve bu alacakların tahsilinde, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 51 inci, 102 nci ve 106 ncı maddeleri hariç diğer maddelerin uygulanacağı belirtilmiştir. 5510 sayılı Kanun'un 88 inci maddesinde (506 sayılı Kanun m. 80) Kurumun süresi içinde ödenmeyen prim ve diğer alacaklarının tahsilinde, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usûlü Hakkında Kanunun 51 inci, 102 nci ve 106 ncı maddeleri hariç, diğer maddeleri uygulanacağı, Kurumun, 6183 sayılı Kanun'un uygulanmasında Maliye Bakanlığı ile diğer kamu Kurum ve kuruluşları ve mercilere verilen yetkileri kullanacağı belirtilmiştir. 6183 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinde, kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahıs, böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı hakkında, tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içinde (7061 sayılı Kanun ile değişik, 01.1.2018 tarihinden geçerli olmak üzere 15 gün içinde) itirazda bulunabileceği belirtilmiştir. Anılan madde ile Kurum alacakları için 6183 sayılı Kanun'un 55 inci maddesi hükmü uyarınca düzenlenip tebliğ edilen ödeme emirlerine karşı 7 gün içerisinde dava açılması zorunludur. 6183 sayılı Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun, kamu Kurumu olan Sosyal Güvenlik Kurumuna idari icra takibi yetkisi vermektedir. Tahakkuk etmiş ve kesinleşmiş Kurum alacaklarının nasıl tahsil edileceğini düzenleyen bir usul kanunudur. SGK, icra dairesine başvurusuna gerek kalmadan kendisi ödeme emri düzenleyerek takip yapabilme yetkisini haizdir. 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10/1 inci maddesinde; ''Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır. Şu kadar ki; kendisine tebliğ yapılacak şahsın müracaatı veya kabulü şartıyla her yerde tebligat yapılması caizdir'' hükmü yer almaktadır. Tebligat Kanunu'nun 10/2 nci maddesine göre ise ''Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.'' 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 16 ncı maddesi ile Tebligat Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 25 inci maddesine göre "kendisine tebligat yapılacak şahıs, adresinde bulunmazsa tebliğ, aynı konutta oturan kimselere veya hizmetçilerden birine yapılır." 4829 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikle Tebligat Kanunu'nun 16 ncı maddesinde yer alan "birlikte oturan ailesi efradı" ibaresi "aynı konutta oturan kişiler" şeklinde değiştirildiğinden, muhatap adına kendilerine tebligat yapılacak aynı konutta oturan kişiler, aile fertleri, yakın ve uzak akrabalar veya hizmetçilerden biri olabileceği gibi bu kimseler dışında kalan ancak muhatapla birlikte oturan diğer kimseler de olabileceklerdir. Muhatapla birlikte oturma şartının gerçekleşmiş sayılabilmesi için muhatapla aynı çatı altında oturmak yetmeyip, aynı daireyi paylaşmış olmak gerekir. Tebligat Kanunu ve Tebligat Yönetmeliği, tebliğ belgesindeki işlemin aksinin iddia edilmesi halinde bunun tahkik şeklini ve yöntemini göstermemiştir. Mahkemece, her somut olayın özelliği, cereyan şekli, gerçekleşen maddi olgular en ufak ayrıntılarına kadar göz önünde bulundurup iddia tahkik edilmelidir. HGK'nın 7.4.1982 tarih ve 1377-337 sayılı kararında da benimsendiği üzere, tebligat parçasında yazılı olan hususun aksi her türlü delille ispatlanabilir. Diğer taraftan, 7201 sayılı Kanun'un 32 nci maddesi gereğince tebliğ, usulüne aykırı yapılmış olsa bile, muhatabı tebliğ işleminden haberdar olmuş ise geçerli sayılır. Muhatabın beyan ettiği tarih, tebliğ tarihi olarak kabul edilir. Görüldüğü üzere, usulsüz yapılan tebliğ, mutlaka batıl olmayıp, muhatap tarafından öğrenildiği tarihte geçerli olacaktır (HGK'nın 05.06.1991 tarih ve 1991/12-258 E. - 1991/344 K. sayılı kararı). Bu madde hükmünün uygulanabilmesi için usulsüz de olsa bir tebligatın varlığı ön koşuldur. Eş söyleyişle, henüz ortada usulüne uygun olmayan bir tebligat dahi bulunmazken, böyle bir tebligatın gönderileceği öğrenilmiş olsa bile, bu şekilde sonraki bir tarihte yapılacak tebligata muttali olunduğunun kabulüne olanak yoktur. Usulsüz tebligatın yapıldığı tarihten sonraki bir tarihte gerçekleşen ittıla ile ancak bu tebligat geçerli sayılabilecektir. 3. Değerlendirme Eldeki davada davaya konu ödeme emirlerinin 18.12.2018 tarihinde davacının "Cumhuriyet Mahallesi 369/1 Sokak No:4/1 Dikili-İzmir "adresinde kapısına yapıştırılması suretiyle tebliğ edildiği, davacının söz konusu adresten 17.10.2018 tarihinde taşınmış olduğu anlaşılmakla bu şekilde tebligat yapılmasının usulsüz olduğu açıktır. Ne var ki, usulsüz tebligat hallerinde Tebligat Kanunu’nun 32 nci maddesindeki düzenleme de dikkate alınarak, davanın süresinde olduğunun kabulü ile işin esasına girilerek davacının ve davalı Kurumun iddiaları çerçevesinde delillerin toplanmasından sonra bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın süresi içerisinde açılmaması nedeniyle reddine karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O hâlde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararı bozulmalıdır. VI. KARAR Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 29.02.2024 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/310, K. 2024/2008, T. 29.02.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2024-310-e-2024-2008-k-3d24adca9a32