Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/2833 E. 2024/6822 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/2833
Karar No
2024/6822
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2022/288 E., 2023/374 K. KARAR : Ret Taraflar arasında Mahkemesinde görülen asıl ve birleşen sigortalılık başlangıç tarihinin tespiti ile buna bağlı olarak davacının yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti davalarında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı, asıl davada davalıların murisi ... ...'a ait iş yerinde 01.04.1986 tarihinden itibaren sigortalı olarak çalıştığının tespiti ile Kurum kayıtlarına tesciline karar verilmesini, birleşen davada ise asıl dosyada verilecek olan karar doğrultusunda sigortalı olarak ilk işe giriş tarihi dikkate alınarak emeklilik şartlarını yerine getirdiği ve Kuruma tahsis talebinde bulunduğu 08.07.2019 tarihinden itibaren emekliliğe hak kazandığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalılar ..., ..., ... ve ... tarafından davaya cevap verilmediği görülmüştür. 2.Fer'i müdahil SGK Başkanlığı vekili, Kurum kayıtları resmi ve yazılı belge niteliğinde olup aksini kanıt aynı nitelikte yazılı delillerle olması gerektiğini, hak düşürücü süre itirazında bulunduklarını beyanla davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 19.06.2020 tarihli ve 2018/40 Esas, 2020/204 Karar sayılı kararıyla; asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF Verilen karara karşı davacı istinaf başvurusunda bulunmuştur. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi 16.12.2020 tarihli ve 2020/1887 Esas, 2020/1854 Karar sayılı kararıyla; davacının 01.04.1986 tarihli giriş bildirgesinin verildiği tarih itibariyle üretime yönelik değil, eğitim amaçlı iş yerinde bulunduğu sübuta ermiş bulunduğu, ayrıca davacının Çıraklık Eğitim Merkezine devam ettiğine ilişkin kayıtların aksinin eşdeğer bir belge ile ispat edilmesi gerektiği ve davacı tarafın bu yönde bir kanıt sunmadığı gibi resen yapılan araştırma neticesinde de bu yönde bir delil elde edilemediği gerekçesiyle davacının ... 2. İş Mahkemesinden verilen 19.06.2020 tarih, 2018/40 Esas ve 2020/204 Karar sayılı kararının kaldırılmasına ilişkin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353/1-b.1 hükmü gereğince esastan reddine dair karar vermiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 17.02.2022 tarih 2021/2304 Esas, 2022/2141 Karar sayılı bozma kararında; "Temyize konu davada, davacının, sigortalılık başlangıç tarihinin 01.04.1986 tarihi olduğunun tespitini talep ettiği, 24.06.1969 doğumlu davacının işe giriş bildirgesinin verildiği tarihte 16 yaşında olduğu, işe giriş bildirgesinde çırak ibaresinin yer almadığı, dinlenen tanıkların davacının önce çırak sonra kalfa olarak çalıştığını beyan ettikleri, davacının çırak olarak çalıştığı kabul edilmek suretiyle hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır. Somut dosyada; öncelikle davacının öğrenim durumu araştırılmalı, talep konusu dönemde 16 yaşında olan davacının ve yaptığı işin niteliği hususunda, dinlenilmeyen bordro tanıkları ve komşu iş yeri tanıkları saptanmak suretiyle; tanıkların beyanları arasındaki çelişkiler giderilmeli; bu şekilde davacının çalışmasının meslek ve sanat öğrenimine yönelik mi yoksa üretime yönelik mi olduğu tespit edilerek, elde edilecek sonuç değerlendirilmek suretiyle karar verilmelidir. Mahkemece, yukarıda belirtilen hukuki ve maddi olgular göz önünde bulundurulmaksızın eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde karar verilmiş olması, usûl ve Kanun'a aykırı olup bozma nedenidir." bahisle karar bozulmuştur. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl dava bakımından değerlendirme yapıldığında; davacıya ait, fotoğrafsız ve imzalı olan 01.04.1986 tarihli işe giriş bildirgesinin 29.07.1986 tarihinde Kurum kayıtlarına alındığı, davacının doğum tarihinin 24.06.1969 olduğu ve 01.04.1986 tarihinde 16 yaşında olduğu, dosyaya celp edilen 22.05.1986 tarihli iş yeri kontrol tutanağında, davacının 01.04.1986 tarihinde çırak olarak çalışmaya başladığının işveren tarafından bildirildiği, Efeler Kaymakamlığı İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü Mesleki ve Teknik Eğitim Şubesinin 02.07.2019 tarihli yazı cevabında davacının 22.08.1984 tarihinde kaydının yapıldığı ve 1984-1988 yılları arasında eğitim gördüğünün, 26.09.1988 tarih ve 1988/41 numaralı kalfalık belgesini alarak okullarından ayrıldığının bildirildiği, dosya kapsamında dinlenen tüm bordro tanıklarının ortak beyanlarına göre davacının kalfa olana kadar iş öğrenmek amacıyla çalıştığı, amacının gelir elde etmekten ziyade iş öğrenmek olduğu kanaatine varıldığı, her ne kadar Yargıtay bozma ilamında dinlenmeyen bordro tanıkları ve komşu iş yeri tanıkları saptanmak suretiyle tanıkların beyanları arasındaki çelişkilerin giderilmesi, bu şekilde davacının çalışmasının meslek ve sanat öğrenimine yönelik mi yoksa üretime yenlik mi olduğunun tespit edilmesi gereğine işaret edilmişse de; 35692.09 sicil numaralı ... Kun unvanlı iş yerinin 1986 yılına ait dönem bordrolarının celbi için SGK'ya yazılan yazıya verilen 02.06.2023 tarihli cevapta, söz konusu iş yerinden Kurum kayıtlarına bildirilen 1986 yılı dönem bordro kaydının bulunmadığı belirtilmiş, bu nedenle bozma ilamı sonrası başkaca bordro tanığı tespit edilemediğinden beyanları alınamamış, ayrıca komşu iş yeri tanıklarının tespiti için Efeler İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne yazılan yazıya verilen cevap ekindeki tutanak incelendiğinde, söz konusu dönem hakkında bilgi sahibi olabilecek komşu iş yeri tanığı tespit edilemediğinden, bozma ilamında belirtilen komşu iş yeri tanıklarının dinlenmesi gereğine ilişkin husus da yerine getirilmemiş, yine, bozma ilamı doğrultusunda davacının öğrenim durumu araştırılmış olup Efeler İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü yazı cevabı ekindeki belgelerden, davacının 1975-1980 yılları arasında Çeştepe Atatürk Ortaokulunda öğrenim gördüğü, Efeler İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü Mesleki Eğitim Merkezinin 13.03.2023 tarihli yazı cevabından davacının mobilyacılık meslek dalında 26.09.1988 tarihinde kalfalık belgesi için müracaatta bulunduğu, yapılan sınavlarda başarılı olarak 1988/141 no.lu kalfalık belgesi almaya hak kazandığının belirtildiği, bu husus ve bozma ilamı öncesi dinlenen tanık beyanları birlikte değerlendirildiğinde, davacının, ... Kun'a ait iş yerinde, kalfa olarak dek olan çalışmasının üretime dönük değil, öğrenmeye yönelik olduğu gerekçesiyle asıl dava yönünden davanın reddine, birleşen dava yönünden ise davacının ilk işe giriş tarihinin 01.08.1991 olduğunu gözeterek davacının 53 yaş 5600 gün şartını yerine getirmediğinden bahisle talebini reddetmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, birleşen dava yönünden de davanın reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı dinlenen tanık anlatımlarında davalıya ait iş yerinde 1980 yılında çırak olarak işe başladığının sabit olduğunu, 1980 yılında çırak olarak başladığı ve çıraklık döneminin sona ermesiyle kalfalık döneminin başlaması ve kalfa olarak çalışmaya devam etmekle birlikte üretime katkı verdiğinin açık olduğunu, iş yerinde eğitimin geri planda kaldığı birebir üretime katkı sağlayıp sağlamadığı hususunda yeteri kadar inceleme ve araştırma yapılmadan karar verildiğini belirterek temyiz kanun yoluna başvurmuştur. C.Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, asıl dava, sigortalılık başlangıç tarihinin tespiti, birleşen dava ise buna bağlı olarak davacının yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti istemine ilişkindir 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 506 sayılı kanunun geçici 81 inci maddesi; "... 23.5.2002 tarihinde; j) Sigortalılık süresi ... 9 yıl 6 ay (dahil) dan fazla, 11 yıldan az olan erkekler 25 yıllık sigortalılık süresini ve 53 yaşını doldurmaları ve en az 5600 gün, ... Malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödemiş bulunmaları şartı ile yaşlılık aylığından yararlanabilirler. 3.506 sayılı Kanun'un geçici 81 inci maddesi; C) (Yeniden düzenleme: 23/5/2002-4759/3 md.) a) 23.5.2002 tarihinde 15 yıllık sigortalılık süresini kadın ise 50, erkek ise 55 yaşını doldurmuş ve 3600 gün malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödemiş bulunanlara istekleri halinde yaşlılık aylığı bağlanır. b) 23.5.2002 tarihinde (a) bendinde öngörülen şartları yerine getiremeyenlerden bu şartları; ba) 24.5.2002 ile 23.5.2005 tarihleri arasında yerine getirenler kadın ise 52, erkek ise 56 yaşını doldurmuş olmaları, bb) 24.5.2005 ile 23.5.2008 tarihleri arasında yerine getirenler kadın ise 54, erkek ise 57 yaşını doldurmuş olmaları, bc) 24.5.2008 ile 23.5.2011 tarihleri arasında yerine getirenler kadın ise 56, erkek ise 58 yaşını doldurmuş olmaları, bd) 24.5.2011 tarihinden sonra yerine getiren kadınlar 58, 24.5.2011 ile 23.5.2014 tarihleri arasında yerine getiren erkekler 59 yaşını doldurmuş olmaları, be) 24.5.2014 tarihinden sonra yerine getiren erkekler 60 yaşını doldurmuş olmaları, Şartı ile yaşlılık aylığından yararlanabilirler. 3. Değerlendirme 1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre; davacının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2-Somut olayda, her ne kadar davacının 01.04.1986 tarihinin sigortalılık başlangıç tarihi olarak tespiti talebine ilişkin Mahkemenin ret kararı yerinde ise de aylık koşulları değerlendirilirken davacının 24.06.1969 doğumlu ve sigortalılık başlangıç tarihinin 01.08.1991 olduğu göz önünde bulundurulup Mahkemece belirlenen mevcut prim ödeme gün sayısı dikkate alınarak davacının aylık şartlarının 506 sayılı Kanun'un geçici 81 inci maddesi b -j bendi, kısmi aylık şartlarının da c fıkrası uyarınca değerlendirilmesi, ayrıca yargılama devam ederken yürürlüğe giren 7438 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ile 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanuna ilişkin şartlar da gözetilerek aylık-kısmi aylık şartları değerlendirilerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 13.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/2833, K. 2024/6822, T. 13.06.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2024-2833-e-2024-6822-k-af47bc28be1f