Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/2758 E. 2024/10655 K. – Kurum İşlemini
Konu: Kurum İşleminin İptali
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/2758
- Karar No
- 2024/10655
- Karar Tarihi
- Konu
- Kurum İşleminin İptali
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2021/16 E., 2023/401 K. KARAR : Ret Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Mahkemece davanın reddine dair verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiş, Yargıtay (kapatılan) 21. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş ve Mahkemece bozma doğrultusunda yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş, karar davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmiş, Dairemizce yapılan inceleme sonucunda karar bozulmuştur. Mahkemece bozma doğrultusunda yeniden yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. Dava Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkiline SGK Başkanlığı Samsun Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünce gönderilen 16.12.2013 tarihli yazıda 01.04.2010 - 18.01.2014 tarihleri arasında 36.364,87 TL sahte hizmet kazandırılmak sureti ile yardımlardan yararlandırılması ile gelir veya aylık bağlanması, yersiz ödeme nedeni ile yersiz ödeme yapıldığının bildirildiğini, yürütülen savcılık kovuşturması kapsamında karakolda verdiği ifadeden de anlaşılacağı üzere müvekkilinin ... - Sam İnş. Şirketinde sigortalı gösterildiği dönemde çalıştığını, bu iş yerinden çıktıktan sonra da başka iş yerlerinde çalıştığını, müvekkilinin bu iş yerinde çalışıp çalışmaması ile ilgili SGK tarafından yapılan herhangi bir olumlu veya olumsuz bir tespit olmayıp bazı işçilerin sigortalı gösterildiği halde çalışmamasından dolayı yapılan tespitlere dayanarak müvekkili hakkında da işlem tesis edildiğini, oysa ki müvekkilinin bu iş yerinde fiilen çalışıp çalışmadığı yönünde herhangi bir inceleme yapılmadığını, müvekkilinin herhangi bir iş yerinde sigortalı olarak gösterilip de fiilen çalışmaması gibi bir durumun söz konusu olmadığını, bu durumun dinlenecek tanıklar ve toplanacak deliller ile ve resen Mahkemece yapılacak araştırmalar ile ortaya çıkacağını, bu nedenle müvekkilinin Kuruma 36.364,87 TL borcun olduğu yönündeki Kurum işleminin iptali ile müvekkili Kuruma borcu olmadığının tespitini talep ettiğini, müvekkilinin emekli maaşının kesilmesinin müvekkilini mağdur ettiğini, dava sonuçlanana kadar Mahkemeden davacının maaşının ödenmesi yönünde ara karar tesis edilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ...'in müvekkili Kurumdan 2/5306255 tahsis numarası ile yaşlılık aylığı aldığını, ancak Kurum denetmenlerinin ... işyeri sicil numaralı ... İnş. ... Şirketi unvanlı iş yerinde yapmış olduğu 17.01.2007-30.09.2011 tarihleri arasına ilişkin denetim raporunda bu iş yerinde sahte sigortalılık kazandırıldığının tespit edildiğini, Kurum denetmenlerinin hazırlamış olduğu 11.07.2013 tarih HZ -139 sayılı denetim raporunda iş yerinde fiili çalışmalar olmayıp sahte sigortalılıkla hizmet kazandırıldığını bu iş yerinden yapılan tüm hizmet bildirimlerinin iptal edilmesi gerektiğinin tespit edildiğini, davacının 2007 yılında 352 gün 2008 yılında 241 gün hizmetinin sahte sigortalılık şeklinde kazandırıldığı bu hizmetler iptal edildiğinde ise davacının almakta olduğu yaşlılık aylığına müstahak olmadığı tespit edilmiş olduğundan 01.04.2010 - 18.01.2014 tarihleri arasında davacıya ödenen 36.364,87 TL maaşın yersiz ödeme olarak geri tahsili için işlem başlatıldığını, davacının yaşlılık almaya yeterli şartları kaybettiğini, bu nedenle müstahak olmadığı halde kendisine yersiz ödenen maaşların geri istenmesinin hukuka uygun olup açılan davanın yersiz olduğunu, izah edilen nedenlerle davacı tarafından müvekkili hakkında açılan haksız ve hukuka aykırı davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenilmesine karar verilmesini talep etmiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 25.12.2014 tarihli ve 2014/548-2014/551 Esas ve Karar sayılı kararıyla; davanın reddine dair karar verilmiştir. IV. BOZMA ve BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. İlk Bozma Kararı 1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2.Yargıtay (kapatılan) 21. Hukuk Dairesince 15.02.2016 tarih ve 2015/3548- 2016/1905 Esas ve Karar sayılı ilamı ile "Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davalı Kurumun 11.07.2013 tarihli denetmen raporu ile davacının 1055155 sicil numaralı ... unvanlı işyerinden 10.01.2007-01.09.2008 tarihleri arasındaki çalışmalarının fiili çalışmaya dayanmadığından iptal edildiği, iptal edilen hizmetlerinden dolayı davacının yaşlılık aylığı şartlarını haiz olamaması sebebi ile aylığının kesildiği ve ödenen aylıkların iadesinin istendiği, soruşturma evraklarının getirtildiği anlaşılmaktadır. Yapılacak iş, davacının bir dönem Bağ-Kur sigortalısı olduğu anlaşıldığından Bağ-Kur şahsi sicil dosyasını getirtmek, davacının vergi mükellefiyetinin hangi faaliyete dayalı olduğunu ilgili vergi dairesinden sormak, davacıya iptal edilen çalışmalarının ... unvanlı işyerinin hangi inşaatlarında, hangi tarihler arasında geçtiğini açıklatmak, davasını somutlaştırmasını istemek, davalı Kurumun denetmen raporunu ve ceza soruşturmasına ilişkin dosyanın onaylı bir örneğini dosya arasına almak, davacının iptal edilen hizmetlerinin geçtiği dönemde, dönem bordrolarında kayıtlı ve tarafsız tanıklar saptanarak bunların bilgilerine başvurmak, Sosyal Güvenlik Kurumu, zabıta, maliye, meslek odası aracılığı ve muhtarlık marifetiyle işyerine o tarihte komşu olan diğer işyerlerinde uyuşmazlık konusu dönemde çalıştığı tespit edilen kayıtlı komşu işyeri çalışanları; yoksa işyeri sahipleri araştırılıp tespit edilerek çalışmanın niteliği ile gerçek bir çalışma olup olmadığı yönünde yöntemince beyanlarını almak ve gerçek çalışma olgusunu somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde ortaya koyduktan sonra sonucuna göre karar vermekten ibarettir." denilerek kurulan hükmün bozulmasına karar verilmiştir. B. İlk Bozma İlamı Sonrası Mahkeme Kararı Mahkemenin 28.09.2019 tarih ve 2016/248 -2019/257 Esas ve Karar sayılı kararı ile davanın kabulü ile davalı Kurumun davacının 10.01.2007 ile 01.09.2008 tarihleri arasındaki çalışmalarına yönelik isteğe bağlı sigortalılığının iptaline ve yaşlılık aylığının iptaline ilişkin davalı Kurum işleminin iptali ile davacının davalı Kurumda 2/5306255 tahsis nolu başvuru ile yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitine karar verilmiştir. C. İkinci Bozma Kararı 1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2.Dairece 19.11.2020 tarih ve 2020/5478 -2020/6748 Esas ve Karar sayılı ilamı ile "..Davaya konu somut olayda, dosya kapsamından; davacının 1062382 işyeri sicil numaralı Bayram ... ünvanlı işyerinden 01.08.2008- 31.01.2009 tarihleri arasında 120 gün, ... sicil nolu ... İnşaat ünvanlı işyerinden 2007-1, 1.09.2008 tarihleri arasında ödenen primlerinin fiili çalışmaya dayanmadığı gerekçesiyle iptal edildiği, buna dayanılarak 01.04.2010- 18.01.2014 yersiz ödeme yapıldığı tespit edilmiştir. Dinlenilen tanıkların aynı denetmen raporunda sigortalılıklarının iptal edildiği, Mahkemece yapılan yargılamada davacının iptal edilen çalışmalarının fiili olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmaktadır. Mahkemece, fiili çalışma olgusu usulüne uygun araştırılmaksızın eksik incelemesi sonucu karar verildiği anlaşılmaktadır. Yapılacak iş, bu tür sigortalı hizmetlerin tespiti ve Kurum işleminin iptali istemine ilişkin davaların, kamu düzeniyle ilgili olduğu ve bu nedenle de özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesinin zorunlu ve gerekli bulunduğu gözetilerek, bu çerçevede, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde resen araştırma yapılarak kanıt toplanabileceği de göz önünde bulundurularak, yöntemince inceleme ve araştırma yapılmalı, ihtilaf konusu olan 02.09.2013 tarihini kapsar şekilde davacı işverenin Kurum nezdindeki dönem bordroları celp edilerek, varsa davacı işverenin bordrolarında kayıtlı kişiler ile aynı yörede komşu işverenler veya benzeri işleri yapan başka işverenler ve bu işverenlerin çalıştırdığı bordrolara geçmiş kişiler titizlikle araştırılarak belirlenmeli ve bu çerçevede tanıkların bilgi ve görgülerine başvurulmalı, yargılama sürecinde dinlenen tanık anlatımlarının değerlendirilmesinde, iş yerinin kapsamı, kapasitesi ve niteliği nazara alınarak tanık beyanları denetlenmeli, davacının anılan işyerinde çalışıp çalışmadığı, çalıştı ise hangi işi yaptığı belirlenmeli, inşaat işyerinin yaptığı işlere ilişkin sözleşmeler ve inşaat belgeleri getirtilmeli, böylece bu konuda gerekli tüm soruşturma yapılarak eylemli çalışma olgusunun gerçekleşip gerçekleşmediği tüm açıklığıyla belirlenerek, uyuşmazlık konusu husus, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek, varılacak sonuca göre karar verilmelidir. Kabule göre de Mahkemece “isteğe bağlı sigortalılığa” talep olmadığı halde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır." denilmek suretiyle Mahkemece verilen kararın bozulmasına karar verilmiştir. D. Mahkemece Bozma İlâmına Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamında dinlenen bordrolu tanıklardan yalnızca ..., Ebru Güllük'ün davacı ile birlikte çalışma yaptığına dair beyanları mevcut olduğu, diğer bordro tanıklarının davacıyı tanımadığı beyan edildiği, tanıdığını beyan eden ...'ın hizmeti iptal edilen kişilerden olduğu, yine ...'ün hizmetlerinin iptal edildiğinin anlaşıldığı, davacının SGK tarafından düzenlenen denetim raporu sürecinde alınan beyanında ... işyerinde çalıştığını ve bu iş yerinde inşaat işi yaptığını beyan ettiği, ...'ı tanıdığını ve bu kişinin de inşaatta kalıpçılık yaptığını beyan ettiği, bu iş yerinde 2008 Ekim ayından 2009 Şubat ayına kadar çalıştığını beyan ettiği görülmüş olup, davacının beyanında belirttiği tarihler ile SGK kayıtlarının tam olarak uyuşmadığı görüldüğü gibi davacı asilin son celse alınan beyanında da ... isimli kişinin yanında hiç çalışma yapmadığının belirtildiği, yine davacı asil beyanında Çatasam şirketinde 2007 Ocak-2008 Kasım aylarında çalıştığını beyan etmiş olup, Ağır Ceza Mahkemesinde beyanında ise 2007 yılından 2008 Haziran ayına kadar çalıştığını beyan etmekle gerek Mahkeme huzurunda alınan beyanlarının gerekse SGK kayıtlarıın çeliştiğinin anlaşıldığı, Hastanebaşında çalışma yaparken ... isimli kişiyle birlikte çalıştıklarını beyan etmiş olup, daha önce Mahkemede ...'un dinlenildiği ve ...'un beyanında Çatasam isimli iş yerinde çalışmadığı ve davacıyı tanımadığının beyan edildiği, büroda başka çalışan işçinin bulunmadığı belirtilmiş olup bu kapsamda hizmeti iptal olunan ...'ün beyanının da gerçeği yansıtmadığı anlaşılmış, davacı kendi çalışmasını bilebilecek tek kadrolu işçinin ... olduğunu bunun dışında işçilerin günlük yevmiye usulü günübirlik çalıştırıldığını, çalıştığı yerlerin yol kenarı vs gibi işler olması sebebiyle komşu iş yeri çalışanı da bildiremeyecğini beyan ettiğinin anlaşılması karşısında davacının çalışmasının ancak gerçek anlamda ortaya konulabilmesi halinde Kurum işleminin iptaline karar verilebileceği, bu kapsamda gerek davacı asil beyanları, gerek bordro tanıkları beyanı gerekse dosyaya gelen tüm bilgi ve belgeler dikkate alındığında davacının iddialarını karşılar nitelikte deliller sunamadığı, Mahkemece resen yapılan araştırmalar ve dinlenen tanık beyanlarında da davacının talep ettiği sürelerde çalışma olgusunun varlığının tespit edilemediği anlaşılması ile davacı tarafça çalışma olgusunun gerçeği yansıttığı hususu ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz başvuru dilekçesinde; çalışmanın fiili olduğu belirtilerek kararın bozulması istenmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, fiili çalışmaya dayalı olmadığı gerekçesi ile 01.04.2010-18.01.2014 tarihleri arasında sigortalı sayılmayan ve bu nedenle yaşlılık aylığı şartlarını kaybettiğinden bahisle aylığın kesilmesine dair Kurum işleminin iptali ile aylığın kesildiği tarihten itibaren yeniden bağlanması ve Kuruma karşı borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, mülga 506 sayılı Kanun'un ve 5510 sayılı Kanun'un ilgili maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 07.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.