Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/2672 E. 2024/3288 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/2672
- Karar No
- 2024/3288
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2023/235 E., 2023/432 K. KARAR : Kabul Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen sigortalılık başlangıç tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne dair karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili özetle; davacının sigorta başlangıç tarihinin 16.11.1989 olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili, sigortalılık başlangıcının tespiti yönünden salt işe giriş bildirgesinin yeterli olmadığını, hizmet akdine dayalı olarak eylemli bir çalışmanın varlığının araştırılması gerektiğini, davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, davanın kabulü ile davacı ...'in sigorta başlangıç tarihinin 08.11.1989 tarihi olduğu ve 08.11.1989 tarihinde 1 gün sigortalı çalıştığının tespitine, karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı Kurum vekili özetle, hak düşürücü sürenin geçtiğini, fiili çalışmanın ispatlanmadığını, davanın açılmasına Kurumun sebebiyet vermediğini, iş yerinin tespit edilmediğini beyanla eksik inceleme araştırma nedeniyle kararın kaldırılması gerektiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuşlardır. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 11.05.2022 tarihli ve 2020/1514 - 2022/1184 K. sayılı kararıyla; Mahkeme hükmü yerinde görülerek istinaf isteminin reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekilince temyiz isteminde bulunmuştur. 2.Daire kararında; "... davacı adına verilen 08.11.1989 tarihli işe giriş bildirgesinin davalı Kuruma 16.11.1989 tarihinde intikal ettiği, davacının, dava dilekçesinde sigorta başlangıç tarihinin 16.11.1989 olduğunun tespitine karar verilmesini talep ettiği, İlk Derece Mahkemesi tarafından, gerekçe bölümünde, “davacı vekili dava dilekçesinde davacının sigorta başlangıç tarihinin 16.11.1989 olarak tespitini talep etmişse de sehven davacının sigortalılık başlangıç tarihinin 08.11.1989 olarak kabul edildiği” belirtilerek, davacının sigortalılık başlangıç tarihinin 08.11.1989 olduğunun tespitine dair hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece, sigortalılık başlangıç tarihi konusundaki talebi davacıya açıklattırılarak, taleple bağlılık ilkesine uygun ve gerekçe ile hüküm arasında çelişki oluşturmayacak şekilde karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir...." gerekçesiyle karar bozulmuştur. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanı kabulüne davacı ...'in sigorta başlangıç tarihinin 16.11.1989 tarihi olduğu ve 16.11.1989 tarihinde 1 gün sigortalı çalıştığının tespitine dair karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde, eksik araştırmaya dayalı olarak hüküm kurulduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, sigortalılık başlangıç tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 506 sayılı Kanun'un 2., 6,7,9, 108 inci maddeleri. Bir kimsenin sigortalı sayılabilmesi için sigortalı işe giriş bildirgesinin varlığı yeterli olmayıp, aynı zamanda o kimsenin Kanun'un belirlediği biçimde (506 sayılı Kanun'un 2 nci maddesi ve 5510 sayılı Kanun'un 4/a maddesi) eylemli olarak çalışması da koşuldur. Bu yön 506 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi ile 5510 sayılı Kanun'un 7/a maddesinde ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 1999/21-549-555, 2005/21-437-448 ve 2007/21-306-320 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır. Bu bakımdan davacının iş yerinde eylemli olarak çalışıp çalışmadığının yöntemince araştırılması gerektiği ortadadır. Hizmet tespitinin bir türü olan sigortalılık başlangıç tespiti davasında, dava konusu dönem yönünden hem çalışmaların geçtiği iş yerinin varlığı hem de sigortalının çalışmalarının gerçek ve sigortalı çalışma olduğunun hiçbir teredüte yol açmayacak şekilde ispatlanması gerekmektedir. Bu tür davalar yalnızca bir günlük çalışmanın tespitinden ibaret olarak görülmemeli, bir günlük çalışmanın kabulü ile saptanacak sigortalılık başlangıcının sigortalıya sağlayacağı sigortalılık süresi ile birlikte kazandıracağı haklar dikkate alınmalı ve giriş bildirgesi ile birlikte eylemli çalışmanın bulunup bulunmadığı özellikle belirlenmelidir. Bu da dava konusu çalışmaların sigortalı çalışma niteliğinde olup olmadığı, sigortalı çalışma niteliğinde ise çalışmanın varlığı yönünden dönemde bordrolu olan tanık, yoksa komşu iş yeri tanığı araştırarak ifadelerinin alınması, varsa bu döneme ilişkin makbuz, fatura, defter gibi tüm kayıt ve belgelerin incelenmesi, 506 ve 5510 sayılı Kanunlar ile Yargıtay’ın yerleşik içtihatları gereğidir. 3. Değerlendirme 1.Sigortalılığın kabulü ve hüküm altına alınabilmesi için mutlak koşul niteliğindeki hizmet akdinin ve eylemli çalışmanın varlığı ortaya konulmalıdır. 2. Mahkemenin yazılı hükmü, eksik inceleme ve değerlendirmeye dayalıdır.Yukarıda anılan yasal düzenleme ve açıklamalara göre inceleme konusu dava değerlendirildiğinde, dosya kapsamında komşu iş yeri niteliğinde davacı tarafından tanık olarak gösterilen ...'ın beyanı olduğu, komşu iş yeri ve çalışanın ise tespit edilemediği ve böylece tek tanık beyanı ile dosyadaki diğer delillere göre yazılı şekilde hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır. 3. Buna göre Mahkemece, dava konusu çalışma iddiasının olduğu iş yerinin ... Cad. ... Han No:5/19 adresinde olduğu yani iş yerinin bir han içinde olduğu da gözetilerek davacının da beyanı alınmak suretiyle dava konusu dönemdeki han yönetimi, han görevlileri tespit edilerek beyanları alınmalı, yine bu hususta davacının da beyanı alınarak çalışmasını bilebilecek kişiler tespit edilmek suretiyle davacının çalışmasına ilişkin bilgi ve görgüye dayalı ifadelerine başvurulmalı ; böylelikle toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle davacının iddia ettiği çalışma hususu tereddütsüz ortaya konularak karar verilmelidir. 4.Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, yazılı şekilde karar tesisi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 27.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.