Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/2367 E. 2024/2094 K. – Hizmet Tespiti
Konu: Hizmet Tespiti
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/2367
- Karar No
- 2024/2094
- Karar Tarihi
- Konu
- Hizmet Tespiti
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1450 E., 2023/2755 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 16. İş Mahkemesi SAYISI : 2019/400 E., 2021/328 K. Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir. Kararın davalı TRT ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı TRT ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili, müvekkilinin davalı işverene ait iş yerinde 04.08.1994-24.09.2008 tarihleri arasında aralıksız çalıştığını, ancak davalı TRT'nin 506 sayılı Kanun kapsamında işçi çalıştıramayacağı gerekçesi ile davacıyı sözleşmelerle çalıştırdığını ve kısmi bildirimler yaptığını belirterek, davacının hizmet akdi ile çalıştığı sürelerin tespitini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı işveren vekili, davacının çalıştığı sürelere ilişkin bildirimlerinin yapıldığını, davanın hak düşürücü süreden reddi gerektiğini, haksız ve mesnetsiz olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. Davalı Kurum vekili, eldeki hizmet tespiti davasında fer'i müdahil olduğunu, işveren tarafından yapılan bildirimlerin kayıt altına alındığını, davaya Kurumun sebebiyet vermediğini belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...davanın, davacının 04.08.1994-24.09.2008 tarihleri arasında davalı işyerinde kesintisiz olarak çalışıp çalışmadığının tespitine ilişkin olduğu, dava tarihi itibariyle davacının davalıya ait işyerinde çalışması devam ettiğinden hak düşümü sürenin geçmediği, davacının yüklendiği edimin işveren tarafından sağlanan yerde işverenin denetim ve gözetimi altında, işverenin belirlediği zamanda ve ücret karşılığı yerine getirdiği, zincirleme nitelikte geçici personel sözleşmeleri yapılmış ise de çalışmada hizmet akdi unsurlarının bulunduğu ve iş sözleşmesi olarak kabul edilmesi gerektiği, dava konusu 04.08.1994 ile 16.06.2002 tarihleri arasındaki döneme ilişkin yapılan değerlendirmede, 04.08.1994 ile 31.07.1995 tarihleri arasına ilişkin davacı ile davalı Kurum arasında imzalanan bir sözleşme bulunmamakta olup davalı Kurum ile davacı arasında imzalanan ilk sözleşmenin 17.06.2002 tarihinde başlayan "1 yıldan az süreli istihdam edilecek kurumun yayın ve yapımına yardımcı işçi sayılmayan geçici personel sözleşmesi" olması, Türkiye İş Bankası tarafından gönderilen yazı ekinde davacıya ait banka hesaplarına ait hesap ekstrelerinde davacıya 07.09.2001, 01.02.2002, 21.02.2002, 08.03.2002, 05.04.2002, 03.05.2002 tarihlerinde düzenli ödemeler yapılmış olması, tanıkların davacının 1994 yılında işe başladığı ve kesintisiz olarak çalıştığını bildirmeleri, davacının davalıya ait işyerinde 04.08.1994 tarihinde işe girdiğine dair işe giriş bildirgesi bulunması ve tüm dosya kapsamına göre davacının 04.08.1994 ile 17.06.2002 tarihleri arasında kuruma bildirilenler dışında 2000/3 döneminde 65 gün, 2001/1 döneminde 120 gün, 2001/2 döneminde 120 gün, 2001/3 döneminde 120 gün, 2002/1 döneminde 120 gün ve 2002/2 döneminde 32 gün daha hizmetinin bulunduğu, dava konusu 17.06.2002 - 23.09.2008 tarihleri arasındaki döneme ilişkin yapılan değerlendirme ise, bu dönemde davacı ile davalı arasında geçici personel sözleşmelerinin bulunması, sözleşme ile kararlaştırılan sürelerde de eksik bildirimler bulunması, 2004/05, 2008/02, 2008/03, 2008/04 aylarında davacının hizmetleri eksik bildirilmiş ise de eksik gün bildirimi 1 kodu (istirahat) olarak Kuruma bildirilmiş olması, tanık beyanları ve tüm dosya kapsamına göre 2002/3 döneminde 13 gün, 2003/1 döneminde 75 gün, 2003/2 döneminde 19 gün, 2003/3 döneminde 107 gün, 2004/1 döneminde 25 gün, 2004/12 nci ayında 14 gün, 2005/1 inci ayında 30 gün, 2005/2 nci ayında 22 gün, 2005/12 nci ayında 14 gün, 2006/1 inci ayında 9 gün, 2006/12 nci ayında 19 gün, 2007/1 inci ayında 8 gün, 2007/12 nci ayında 20 gün ve 2008/1 inci ayında 19 gün hizmetin eksik bildirildiği, fazlaya ilişkin talebin usule uygun deliller ile ispat edilemediği kanaatine varılarak, davanın kısmen kabul ve kısmen reddine karar vermek gerekmiş, bu düşünce ve kanaatlerle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesi ile davanın kısmen kabul kısmen reddine, davacının 14226 sicil sayılı davalı iş yerinde 04.08.1994 - 23.09.2008 tarihleri arasında Kuruma bildirilen süreler dışında, 2000/3 döneminde 65 gün, 2001/1 döneminde 120 gün, 2001/2 döneminde 120 gün, 2001/3 döneminde 120 gün, 2002/1 döneminde 120 gün, 2002/2 döneminde 32 gün, 2002/3 döneminde 13 gün, 2003/1 döneminde 75 gün, 2003/2 döneminde 19 gün, 2003/3 döneminde 107 gün, 2004/1 döneminde 25 gün, 2004/12 nci ayında 14 gün, 2005/1 inci ayında 30 gün, 2005/2 nci ayında 22 gün, 2005/12 nci ayında 14 gün, 2006/1 inci ayında 9 gün, 2006/12 nci ayında 19 gün, 2007/1 inci ayında 8 gün, 2007/12 nci ayında 20 gün, 2008/1 inci ayında 19 gün olmak üzere toplam 971 gün süre ile hizmet akdine dayalı olarak asgari ücret ile çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı TRT ve fer'i müdahil Kurum vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B.İstinaf Sebepleri Davalı TRT vekili, Mahkemece verilen kararın hukuka aykırı olduğunu, davacının davasını ispatlayamadığını, davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddi gerektiğini, müvekkil Kurumda hukuki statü gereği işçi çalıştırılmadığını, davacının aralıksız çalıştığına dair iddiasının Kurumca kabulünün mümkün olmadığını belirterekk istinaf başvurusunda bulunmuştur. Feri müdahil Kurum vekili, kararın eksik araştırma ve inceleme sonucu verildiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı TRT ve fer'i müdahil Kurum vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Feri müdahil Kurum vekili, kamu düzenine ilişkin davada çalışma olgusunun özenle araştırılması gerektiğini belirterek temyiz yoluna başvurmuştur. Davalı vekili, hak düşürücü sürenin geçtiğini, davacının bildirimlerinin usulüne uygun şekilde yapıldığını, davanın reddi gerektiğini belirterek temyiz başvurusunda bulunmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 506 sayılı Kanun'un 79 uncu maddesidir. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı TRT ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 29.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.