Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/2145 E. 2024/3014 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/2145
- Karar No
- 2024/3014
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2021/114 E., 2023/225 K. KARAR : Ret Taraflar arasında Mahkemece görülen Kurum işleminin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın, davalı Kurum vekili tarafından temyizi neticesinde ilk kararın bozulması üzerine bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Davanın kısmen kabulüne dair verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı, iptale konu hizmetlerinin fiili çalışma olduğunun tespiti ile bu hizmetlerin iptaline ilişkin Kurum işlemlerinin iptaline karar verilmesini istemiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir. III. MAHKEME KARARI Diyarbakır 1. İş Mahkemesinin 17.10.2014 tarihli ve 2013/814 E. -2014/942 K. sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne, davacının iptal edilen hizmetine ilişkin SGK'nın 26.04.2013 tarih VÇ 063 sayılı raporuna dayanılarak davacının hizmet dönemine ilişkin iptal ettiği Kurum işleminin iptaline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. İlk Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Yargıtay (kapatılan) 21.Hukuk Dairesi'nin 21.12.2015 tarih ve 2015/3944 E. -2015/23071 K. sayılı kararında; davacının çalışma olgusunun yeterli ve gerekli bir araştırmayla hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak sağlıklı bir biçimde belirlenmediği gerekçesiyle söz konusu karar bozulmuştur. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 18.12.2018 tarihli ve 2016/370 E. -2018/667 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne, davacının iptal edilen hizmetine ilişkin SGK'nın 26.04.2013 tarih VÇ 063 sayılı raporuna dayanılarak davacının hizmet dönemine ilişkin iptal ettiği Kurum işleminin iptaline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. C. 2'nci Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Dairenin 14.12.2020 ve 2020/5514 Esas -2020/7055 Karar sayılı kararında; bozmadan sonra yapılan yargılamada gerekli araştırma yapılmadan, bozma gereği yerine getirilmeden hüküm kurulduğu gerekçesiyle Mahkemece verilen karar bozulmuştur. D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; davacı ...'in 1038649.21 sicil sayılı işyerinde 17.03.2010-30.03.2012 tarihleri arasındaki dönemde hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak sağlıklı bir biçimde bulunduğu ve fillen çalıştığının ispatlandığını, davanın kabulü gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacının iptale konu hizmetlerinin fiili çalışma olduğunun tespiti ve bu hizmetlerin iptaline ilişkin Kurum işleminin iptali istemine istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesi yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 427 ve devamı maddeleri ile 506 sayılı Kanun'un 26 ncı maddesi ilgili hükümlerdir. 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgilisine yükletilmesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 20.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.