Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/2039 E. 2024/2616 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/2039
- Karar No
- 2024/2616
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2022/94 E., 2023/685 K. KARAR : Ret Taraflar arasında görülen ve istinaf incelemesinden geçen hizmet tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinde bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulü ile incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili, davalıya ait işyerinde 01.06.2012 - 16.07.2015 tarihleri arasında kesintisiz ve aralıksız olarak aylık 1.200,00 TL ücret üzerinde çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir. II. CEVAP Davalı vekili; açılan davanın haksız ve dayanaksız olduğunu, davacının sözleşmeli çalışmadığını; otobüste muavin olarak çalıştığını, otobüsün dinlendiği zamanlarda davalıya ait lokantada hizmete yardımcı olduğunu ileri sürmüşlerdir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 15.12.2020 tarihli ve 2020/36 E. 2020/1036 K. sayılı kararıyla; davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 11.03.2021 tarihli ve 2021/410 E.-2021/409 K. sayılı kararıyla; Mahkeme hükmü yerinde görülerek istinaf isteminin reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Birinci Bozma Kararı 1.Mahkeme kararına karşı davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizin 22.11.2021 tarihli ve 2021/5385 E., 2021/14626 K. sayılı kararında; "Mahkemece önce davacıya davası açıklattırılarak, dava konusu dönemde işyerinin fiilen de faaliyette olduğu gözetilerek, bu dönemde kimlerle çalıştığı sorulmalı, davacının birlikte çalıştığını beyan ettiği kişilerin hizmet cetvelleri de getirtilerek beyanları denetlenmeli, işyerinde aşçı, garson, usta gibi kişiler gerekirse resen belirlenip tanık olarak bilgi ve görgülerine başvurulmalı, davalı konusu dönemde bildirim yapılan işyerlerinde çalışmadığı, bildirimlerin gerçeği yansıtmadığı iddiaları karşısında bu çalışmaların da iptali gerekeceğinden ve davanın bu işverenlerin de hak alanını ilgilendirdiği anlaşıldığından, bu işverenlere de yöntemince husumet yöneltilerek göstereceği deliller toplanmalı, bildirim yapan işverenlerin davacı adına bildirim yapan işverenler olup olmadıkları araştırılmalı, davacının fiili çalışma olgusu hiçbir kuşkuya ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenip elde edilecek sonuca göre bir karar verilmelidir." hususlarına işaret edilerek karar bozulmuştur. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili, yeterli inceleme yapılmadan hüküm kurulduğunu, çalışmasının ispatlandığını belirterek kararın bozulmasını talep etmişlerdir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.Hizmet tespitine ilişkin talebin yasal dayanağı 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun geçiş hükümlerini içeren Geçici 7 nci maddesi gereğince 506 sayılı Kanun'un 79/10 ve 5510 sayılı Kanun'un 86/9 uncu maddeleri olup Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır. 2. Bu tür davalarda Mahkemece yapılacak iş, davacıyla ilgili varsa tüm belge ve kayıtlar işverenden istenilmeli, çalışmanın gerçekleştiği ileri sürülen işyerinin Kurum nezdinde bulunan dosyası, işverence hazırlanması gerekli ücret ödeme bordroları, puantaj kayıtları ve diğer kayıtlar getirtilmeli, dönemsel sigorta primleri bordrosuyla veya aylık prim ve hizmet belgesiyle bildirimleri yapılan sigortalılar tanık sıfatıyla dinlenilmeli, Kurum müfettişlerince inceleme yapılıp yapılmadığı sorulmalı, inceleme yapılmışsa belgeler getirtilmeli, aynı çevrede faaliyet yürüten ve davacının çalışmasını bilebilecek durumda olan tarafsız nitelikte başka işverenler ve bordrolu çalışanlar yöntemince saptanarak tanık sıfatıyla dinlenilmeli, işçilik alacaklarına ilişkin dava dosyasının varlığı araştırılarak celbedilmeli ve işçilik hakları davasında dinlenen tanıkların anlatımları ile bu dosyada bilgi ve görgüsüne başvurulan tanıkların anlatımları karşılaştırılmalı, varsa çelişki giderilmeli, yargılama sürecinde dinlenen tanık anlatımlarının değerlendirilmesinde, iş yerinin kapsamı, kapasitesi ve niteliği nazara alınmalı, işin mevsimlik olduğu anlaşılırsa dönemleri belirlenmeli, bu dönemde davacı ile işveren arasındaki sözleşmenin askıda olduğu ve mevsimlik dönemlerde hak düşürücü sürenin işlemeyeceği gözönünde bulundurulmalı; böylelikle; çalışmanın varlığı, başlangıç ve bitiş tarihleri, mevsimlik mi, sürekli mi olduğu, yapılan işin kapsam ve niteliği de nazara alındığında kısmi çalışma mümkün olduğundan kısmi ve kesintili olup olmadığı yöntemince araştırılmalıdır. 3. Değerlendirme Somut olayda Mahkemece bozmaya uyulmasına rağmen bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir. Mahkemece öncelikle davacının talebine konu dönemde sigortalı bildirimlerinin yapıldığı, dava dışı işverenlikler davaya dahil edilerek, delilleri sorulup, kanıtlar toplanmalı, anılan işverenlikler nezdinde geçen çalışmaların fiili olmadığının tespit edilmesi halinde iptaline karar verilmeli, davacı yanın iddiası ve sübuta eren tanık beyanları nazarında davalı iş yerinde geçtiği kabul edilerek sonuca gidilmelidir. Diğer yandan davacının talebine konu dönemde bildirim dışı kalan dönemler yönünden sigortalı çalışması olduğu tespit edilen yeteri kadar bordro tanığı dinlenerek davacının çalışma iddiasına yönelik olarak ayrıntılı beyanları alınmalı, beyanlar arasında çelişki oluşması halinde giderilmeli, davacının işe başlama ve ayrılma tarihleri açıklığa kavuşturulmalı, toplanan deliller takdir edilerek varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, Peşin yatırılan temyiz harcın istek halinde ilgiliye iadesine, 13.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.