Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/1811 E. 2024/2693 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/1811
Karar No
2024/2693
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2014/172 E., 2023/310 K. KARAR : Ret Taraflar arasında Mahkemece görülen hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın, davacı vekili tarafından temyizi neticesinde ilk kararın bozulması üzerine bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde davanın reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili, davacının davalılardan ... emrinde 27.12.2006 ila 31.03.2010 tarihleri arasında işçi olarak fiilen çalıştığını, 31.03.2010 tarihinde işten ayrıldığını, davacının çalışmalarının fiili hizmete dayanmadığı gerekçesiyle çalışmalarının iptal edildiğini ve haksız ödenen tedavi giderlerinin ödenmesi gerektiğinin bildirildiğini, davacının faiz ödememek için 1575,85 TL tedavi giderini ödemek zorunda kaldığını, ancak çalışmasının fiili olduğunu belirterek; davacının 27.12.2006 ila 31.03.2010 tarihleri arasında davalı ...'e ait 1088450 numaralı iş yerinde çalıştığını, emeklilik hakkını sonlandıran idari işlemin geçersizliğinin tespitine ve kurum tarafından tedavi giderlerinin ödenmesi gerekmediğine (davacının davalı kuruma borçlu olmadığının tespitine), davacının davalı kuruma ödemiş olduğu 1575,85 TL nin ödeme tarihi olan 21.12.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı kurumdan tahsili ile davacıya verilmesini istemiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir. III. MAHKEME KARARI Kumluca 1. Asliye Hukuk İş Mahkemesinin 07.10.2013 tarihli ve 2011/257-2013/595 sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Yargıtay 21.Hukuk Dairesi kararında; somut olayda, davacının, dava konusu dönemdeki çalışmasının gerçekliği, işin, işyerinin kapsam ve niteliğiyle süresinin belirlenebilmesi amacıyla davacının çalışmalarının iptal edilmesine ilişkin denetim raporu tüm içerikleriyle getirtilerek yukarıda açıklanan ilkeler ışığında değerlendirmesi yapılmalı; davalı ...'in dava konusu dönemde sigorta primlerini ödeyip/ödemediği, dava konusu dönemde ödediği tüm vergiler belirlenmeli; puantaj kayıtları, ücret tediye bordroları, hasta sevk kağıtları, yaptığı işe göre davacının isim ve imzasını taşıyan sevk irsaliyesi, posta ve kargo alındı makbuzları, fatura ve benzeri her türlü belge taraflardan celbedilmeli; ilgili meslek/ticaret odasından kapasite raporu celbedilmeli, tüm vergi beyannameleri, kapasite, (gerektiğinde keşif yapılarak tespit edilecek) işyeri mekan ve büyüklüğü/fiziki şartları, ciro, elektrik, su tüketimi ve her türlü veri gözetilmek suretiyle çalışması gereken sigortalı sayısı, gerektiğinde alanında uzman ilgili meslek mensubu, mali müşavir ve hukukçudan oluşan bilirkişi heyetinden rapor alınarak belirlenmeli, bu raporda dava konusu dönemdeki dönem bordrolarında çalıştığı bildirilen sigortalı sayısı ile de karşılaştırma yapılmalı; ceza davasının kesinleşmesi araştırılarak davacı yönünden bağlayıcı hal yaratan durumlar irdelenmeli; somut bilgi ve görgüye sahip tanıkları bildirmeleri taraflardan istenmeli ve buna ilişkin tanık/tanıkların tespiti zabıtadan istenmeli; yargılama aşamasında dinlenen tanıkların sıfatlarına ilişkin belgeler temin edilmeli; dava konusu dönemde davacı ile birlikte çalışan ve işverenlerin bordrolarında kayıtlı kişiler ile, aynı yörede komşu veya benzeri işleri yapan başka işverenler ve bu işverenlerin çalıştırdığı bordrolara geçmiş kişiler saptanarak somut bilgi ve görgülerine başvurulmalı ve böylece bu konuda gerekli tüm soruşturma yapılarak uyuşmazlık konusu husus, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip; deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle söz konusu karar bozulmuştur. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının davalının yanında talep ettiği yıllarda çalıştığı olgusu kesin olarak ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, Kurum işleminin iptali, hizmet tespiti ve menfi tespit istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesi yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 427 ve devamı maddeleri ile 506 sayılı Kanunu'nun 26 ncı maddesi ilgili hükümlerdir. 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle, Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliye yükletilmesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 13.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/1811, K. 2024/2693, T. 13.03.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2024-1811-e-2024-2693-k-6b7f97229e94