Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/1806 E. 2024/2550 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/1806
- Karar No
- 2024/2550
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Bafra 1. Asliye (İş) Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2016/415 E., 2023/458 K. KARAR : Kabul Taraflar arasında görülen hizmet tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davalılardan SGK Başkanlığı, ... Tic. San. A.Ş. ve ... Or. Ür. Tarım ve Hay. Paz. Ltd. Şti. vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 15.03.1995-29.11.2010 tarihleri arasında geçen çalışmalarının tespitini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde, davanın mahiyeti itibari ile kamu düzenini ilgilendirmesi nedeni ile davanın her türlü kuşkudan uzak olarak kesin bir şekilde ispatlanmasını gerektiğini beyanla davanın reddini talep etmiştir. Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; 506 sayılı Kanun'un 79/8 maddesine göre davanın öncelikle hak düşürücü süre nedeni ile reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının müvekkili şirkette Kuruma bildirilen dönem dışında herhangi bir çalışmasının olmadığını beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesinin 29.01.2015 tarihli 2010/704 Esas 2015/45 Karar sayılı kararıyla; davacının Kuruma bildirilen süreler dışında çalıştığının kuşkuya yer bırakmayacak şekilde ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. 21.Hukuk Dairesinin 09.02.2016 tarihli 2015/6645 Esas 2016/1504 Karar sayılı ilamı ile, ihtilaflı dönemde davacının bir kısım çalışmalarının bildirildiği ... Tic. San. A.Ş, ... Tarım Ürünleri Koll. Şti. ve...-Gıda Tar. Hayvancılık Paz. Tic. San. A.Ş. ile davalı şirket arasındaki ilişkiyi araştırmak, davacı adına bildirim yapan bu işyerleri ve davalıya ait işyerinin ihtilaflı döneme ilişkin bordrolarını getirtmek, bordro tanıklarını dinlemek, şirketler arasında organik bağ bulunup bulunmadığını ortaya koymak, buna göre gerekirse bu şirketleri de davaya dahil etmek üzere davacıya süre vermek ve davacı adına bildirim yapılan tüm işyerlerinden ihtilaflı dönemde çalışması bulunan tanıkların beyanlarına başvurmak, davacının çalışmasının bazı aylarda kısmi olarak bildirildiği göz önüne alınarak imzalı ücret bordrosu, puantaj kaydı gibi belgelerin bulunup bulunmadığı araştırmak gerçek çalışma olgusunu somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde 506 sayılı Kanun'un 2, 6, 9 ve 79/10 maddeleri gereğince ortaya koyduktan sonra sonucuna göre karar vermek gereğine işaret edilerek karar bozulmuştur. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Ticaret Sicil Müdürlüğü kayıtları, SGK iş yeri tescil bilgilerine ve dinlenen tanık anlatımlarına bakıldığında şirketlerin ortaklarının bir kısmının aynı kişiler olduğu, bir kısmı arasında akrabalık bağı bulunduğu, yaptıkların işlerin mahiyeti, faaliyet alanları ve yöneticileri gözetildiğinde yönetim organizasyonu kapsamında birbirleri ile bağlantılı şirketler olduğu, aralarında organik bağın bulunduğu, bu şirketlerin usulüne uygun olarak davaya davalı olarak dahil edilmesinin sağlandığı, taraf teşkilinin sağlanmasından sonra ihtilaflı dönemde çalışması bulunan bordro tanıklarının dinlendiği, tüm dosya kapsamı ve tanık ifadelerine göre davacının çalışma olgusunu ve talep ettiği tarihlerdeki fiili gerçek çalışmasını ispatladığı kanaatine varıldığı gerekçesi ile davanın kabulüne, "davacı ...'in 15.03.1995-11.12.2010 tarihleri arasında davalılar ... A.Ş., ... Tarım Ürünleri Koll. Şti., ...-Gıda Tarım Hayvancılık ve ... Organik Ürünler Tarım Ür. Hay. Paz. A.Ş.'de aralıksız ve kesintisiz olarak çalıştığının tespiti ile 1995 yılı 135 gün, 1996 yılı 160 gün, 1997 yılı 99 gün, 1998 yılı 70 gün, 1999 yılı 97 gün, 2002 yılı 15 gün, 2003 yılı 243 gün, 2004 yılı 180 gün, 2005 yılı 180 gün, 2006 yılı 180 gün, 2007 yılı 178 gün, 2008 yılı 180 gün, 2009 yılı 40 gün, eksik bildirilen sürelerin diğer hizmet süreleri ile birleştirilmesine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde SGK Başkanlığı, ... Tic. San. A.Ş. ve ... Or. Ür. Tarım ve Hay. Paz. Ltd. Şti. vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri ... Ltd. Şti. ve ... A.Ş. vekili, davacının 30.06.2007 tarihinden itibaren davalı şirkette çalışmaya başladığını, kesintili olarak çalıştığını, davalı ... Şirketinin 20.10.2005 tarihinde tüzelkişilik kazandığını, daha öncesinde tüzel kişiliği bulunmadığını, iş yeri devrinin de söz konusu olmadığını, tüm şirketlerin adresleri ve ortaklarının farklı olduğunu belirterek temyiz yoluna başvurmuştur. Davalı SGK Başkanlığı vekili, resmi kayıtlar ile çelişen tanık anlatımlarının hükme esas alınmaması gerektiğini, davalı şirketler arasındaki organik birlikteliğin varlığı kesin delillerle ispatlanamadığı halde, hüküm kurulurken bu hususun irdelenmediğini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinden müvekkili Kurumun diğer davalılar ile birlikte sorumlu tutulmasının da hukuka aykırı olduğunu belirterek temyiz etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı HMK geçici 3 üncü maddesi delaletiyle uygulama imkanı bulan 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 1086 HUMK’un 427 ilâ 444 üncü maddeleri, 506 sayılı Kanunun 79 uncu maddesi ve 5510 sayılı Kanunun 86 ncı maddesidir. 3. Değerlendirme Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297 nci maddesinin (2) nci fıkrasında, “hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir” hükmü öngörülmüştür. Hükümlerin çelişkiden uzak ve infaza elverişli olması kamu düzeniyle ilgili olup, hükmü temyiz etmeyen yönünden sonuç doğurması gerekeceği de gözetilerek, gerçeğe ve hukuka uygun bir karar verilmesi gerekir. Somut olayda, Mahkemece, kabul edilen hizmet sürelerinde davacının hangi davalıya ait hangi sicil numaralı işyerinde hangi süre ile çalıştığı açıkça belirlenerek hüküm kurulması gerekirken, "15.03.1995-11.12.2010 tarihleri arasında davalılar ... A.Ş., ... Tarım Ürünleri Koll. Şti., ...-Gıda Tarım Hayvancılık ve ... Organik Ürünler Tarım Ür. Hay. Paz. A.Ş.'de aralıksız ve kesintisiz olarak çalıştığının tespiti" denilmek suretiyle infaza elverişsiz şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Mahkeme kararının BOZULMASINA, Temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren Mahkemeye gönderilmesine, 11.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.