Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/1738 E. 2024/10014 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/1738
- Karar No
- 2024/10014
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2011/419 E., 2023/155 K. KARAR : Kısmen kabul Taraflar arasında görülen ödeme emrinin iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; ... San. ve Tic. A.Ş.’nin Kuruma olan prim borçları nedeniyle gönderilen 2009/11951 Esas sayılı ödeme emrinin iptaline karar verilmesini istemiştir. Dairenin bozma kararından sonra bu dosya ile birleşen Adana 3. İş Mahkemesi 2010/813 Esas sayılı dosyası ile 2009/20206 takip numaralı ödeme emrinin, Adana 3. İş Mahkemesi 2010/587 Esas sayılı dosyası ile 2010/25610 takip numaralı ödeme emrinin, Adana 3. İş Mahkemesi 2010/812 Esas sayılı dosyası ile 2009/20205 takip numaralı ödeme emrinin, Adana 3. İş Mahkemesi 2010/586 Esas sayılı dosyası ile 2010/25609 numaralı ödeme emrinin, Adana 2. İş Mahkemesi 2013/477 Esas sayılı dosyası ile 2009/11952 takip numaralı ödeme emrinin iptalini talep edilmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 27.07.2009 tarihli ve 176 E. - 483 K. sayılı kararıyla; 506 sayılı Kanun'un 79/7 ve 5510 sayılı Kanun'un 86/c-7 maddelerinde belirtilen mecburi usule uyulmadığı, prim borç tahakkuk yazıları düzenlenerek davacıya tebliğ edilmediği, anılan yasa maddelerindeki prosedürün Kurumca uyulması gereken zorunlu prosedür olduğu, davacıya Kurumun borcuna ünite itiraz komisyonuna itiraz ... tanınmadığı, usuli eksikliği gidermeden doğrudan takibe geçildiğinden bahisle, Kurumca yapılan takibin usuli eksiklikler nedeniyle iptaline karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairece, Mahkemenin; davalıya yapılan tebliğin usulsüz olduğu, beyan ettiği öğrenme tarihine itibar edilerek, işbu davanın 7 günlük yasal sürede açıldığına ilişkin kabulünün yerinde olduğu; bununla birlikte, davaya konu olayda, 506 sayılı Kanun'un 79 uncu maddesi kapsamında re’sen tahakkuk işleminin bulunmadığı, 2004/12, 2005/1-3, 2006/5-9, 2007/3-12, 2008/1-12 nci aylar arasındaki dönemde çalıştırılan ve Kuruma bildirilen sigortalılara ilişkin ödenmeyen prim borçlarından dolayı takip yapıldığı, 506 sayılı Kanun'un 80 inci ya da 6183 sayılı Kanun'un 35 inci maddelerine dayanarak, prim borcundan kaynaklanan alacağının tahsiline ilişkin olarak, takip yapılması öncesinde, 506 sayılı Kanun'un 79 uncu maddesinde belirtilen şekilde bir prosedürün öngörülmediği gözetildiğinde, Kurumun, 6183 sayılı Kanun uyarınca takip yaparak, ödeme emri göndermesinde kanuna aykırı bir yön bulunmadığı, Mahkemece, işin esasına girilerek davacının dava konusu takip dosyasından gönderilen ödeme emrine konu prim borçlarından dolayı sorumlu olup olmadığı belirlenerek, hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmiş olmasının usul ve kanuna aykırı olduğu gerekçesiyle karar bozulmuştur. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının 2.5.2007 tarihli Genel Kurul kararı ile üst düzey yöneticiliğinin sonlandığı, işbu kararın 25.5.2007 tarihli Ticaret Sicil Gazetesi ile ilan edildiği, davacının üst düzey yöneticiliği nedeni ile 2007/4 ay öncesi borç nedeni ile şirket ile birlikte sorumluluğu olduğu, 2007/4. ay (dahil) ve devamı borçlardan sorumluluğu olmadığı, Adana 9. Ağır Ceza Mahkemesi 2012/460 Esas ile görülen hileli iflas davasında beraat kararının sorumluluğunu değiştirmediği, ödeme emrine itirazında kısmen haklılık nedeni ile Kurumun icra inkar talebinin reddedildiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne "Kurumca davacıya gönderilen 2009/11951 takip nolu ödeme emrinin kısmen iptaline, davacının işbu ödeme emrindeki 2007/4. ay (dahil) ve devamı olan borçlardan sorumlu olmadığının tespitine, davacının işbu ödeme emri nedeniyle 216.036,48 TL asıl alacak 116.941,88 TL gecikme zammı olmak üzere toplam 332.978,36 TL'den sorumlu olduğuna, Kurumun %10 icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili, davacıya tebliğ edilen bir ödeme emri olmadığını, asıl borçlu şirkete gönderilen ödeme emri zarfının üzerine davacının adının yazıldığını, ödeme emrine konu alacağın zamanaşımına uğradığını, Kurumun mükerrer takip yaptığını, 2010/25610'da telep edilen dönemlerin 2009/11952 ile çakıştığı, 2009/11952 de 2007/4.ay sonrasına ilişkin ve 2009/11951 de 2007/4 ay sonrası için talep edilen prim tutarı hesaplanarak davacının sorumlu olmadığı miktarın belirlenmediğini, 2007/25064 numaranın da mükerrerlik açısından değerlendirilmediğini, 2007/25064’ün hiç inceleme konusu yapılmadığını, dava dışı asıl borçlu şirketin bütün prim borçlarının yapılandırma kapsamında ödendiğini, dava konusuz kalmasına rağmen Mahkemece bu yönde araştırma yapılmadan karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek temyiz etmiştir. Davalı Kurum vekili, Kurum alacağının %10'u tutarında tazminat ödenmesine karar verilmesi gerektiğini, davanın kısmen reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı Kuruma bırakılmasına dair verilen kararın hatalı olduğunu belirterek temyiz yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, Hukuk Muhakemeleri Kanun'un 297 nci maddesi hükümleridir. 3. Değerlendirme Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297 nci maddesinin (2) nci fıkrasında, “hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir”, hükmü öngörülmüştür. Hükümlerin çelişkiden uzak ve infaza elverişli olması kamu düzeniyle ilgili olup, hükmü temyiz etmeyen yönünden sonuç doğurması gerekeceği de gözetilerek, gerçeğe ve hukuka uygun bir karar verilmesi gerekir. Eldeki dosyada, Dairenin bozma ilamından sonra Adana 3. İş Mahkemesi 2010/813 Esas sayılı dosyasının 6.12.2013 tarihinde bu dosya ile birleştirildiği ve 2009/20206 takip no.lu ödeme emrinin iptalinin talep edildiği, Adana 3. İş Mahkemesi 2010/587 Esas sayılı dosyasının 6.12.2013 tarihinde bu dosya ile birleştirildiği ve 2010/25610 takip no.lu ödeme emrinin iptalinin talep edildiği, Adana 3. İş Mahkemesi 2010/812 Esas sayılı dosyasının önce 13.7.2012 tarihinde 2010/587 Esas ile sonra 2013/477 Esas ile son olarak bu dosya ile birleştirildiği ve 2009/20205 takip no.lu ödeme emrinin iptalinin istendiği, Adana 3. İş Mahkemesi 2010/586 Esas sayılı dosyasının 13.7.2012 tarihli karar ile bu dosya ile birleştirildiği ve 2010/25609 nolu ödeme emrinin iptalinin talep edildiği, Adana 2. İş Mahkemesi 2013/477 Esas sayılı dosyasının 11.12.2014 tarihinde bu dosya ile birleştirilerek 2009/11952 ödeme emrinin iptalinin talep edildiği anlaşılmaktadır. Mahkemece birleşen dosyalar hakkında olumlu olumsuz hüküm kurulmaması usul ve kanuna aykırı olup bozma sebebidir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Mahkeme kararının sair temyiz itirazları incelenmeksizin BOZULMASINA, Temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren Mahkemesine gönderilmesine, 21.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.