Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/16260 E. 2025/5885 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/16260
Karar No
2025/5885
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2019/278 E., 2024/167 K.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davacı vekili ve davalı ... ve fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 01.03.2005 – 15.04.2015 tarihleri arasında davalılara ait işyerinde kesintisiz olarak çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir. II.CEVAP 1.Davalılarca davaya cevap verilmemiştir. 2.Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini istemiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesinin 28.03.2017 tarih ve 2015/201 - 2017/80 E.K. sayılı kararıyla; davalı ... aleyhine açılan davanın kabulü ile davacının davalı ...'e ait işyerinde 01.03.2005-15.04.2015 tarihleri arasında 3.645 gün süre ile asgari ücretle çalıştığının tespitine, davalı ... aleyhine açılan davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir. IV.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... ve fer'i müdahil Kurum vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 16.11.2017 tarih ve 2017/1202 - 2017/1753 E.K. sayılı kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı davalı ... ve fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine, Daire kararı ile "...davalı ...’e 23.02.2018 tarihli gerekçeli kararın 05.02.2018 tarihinde tebliğ edilmesine göre iki haftalık temyiz kanun yoluna başvuru süresi 19.02.2018 günü tatil saatinde bitmiş olup; 2 haftalık temyiz süresinin geçtiği anlaşıldığından temyiz talebinin reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesinin 23.02.2018 tarih, 2017/1202 E., 2017/1753 K. sayılı kararının onanmasına, davalı Kurumun temyizi yönünden yapılan incelemede ise somut olayda; davalı ...’in vergi kaydının en son 15.05.2001 - 31.08.2004 tarih aralığında olduğu anlaşıldığından, öncelikli olarak ihtilaflı dönemde faal bir işyeri olup olmadığının araştırılması gerektiği belirtilerek, yapılacak işin; davalı işyerinin ihtilaflı dönemde faal ve kapsama alınabilecek nitelikte olup olmadığını, davalı işyerine ait elektrik, su abonelikleri, kira sözleşmesi ve Belediye kayıtlarından gerektiğinde işyeri ruhsat bilgilerini araştırmak ve davalı işyerinin iddia edildiği gibi ... Mahallesine taşınıp taşınmadığını belirleyerek, burada da davalı işyerine ait elektrik, su aboneliklerini, kira sözleşmesini belediye ve zabıta aracılığıyla araştırmak, muhtarlık marifetiyle işyerine o tarihte komşu olan diğer işyerlerinde uyuşmazlık konusu dönemde çalıştığı tespit edilen kayıtlı komşu işyeri çalışanlarını; yoksa işyeri sahipleri araştırılıp tespit edilerek çalışmanın niteliği ile gerçek bir çalışma olup olmadığı yönünde yöntemince beyanlarını almak ve gerçek çalışma olgusunu somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde ortaya koyduktan sonra sonucuna göre karar vermekten ibaret olduğu, gereğine işaret edilerek eksik inceleme ve araştırma sonucu verilen hüküm bozulmuştur. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin 09.05.2024 tarih ve 2019/278 - 2024/167 E.K. sayılı kararı ile bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davanın kısmen kabulü ile davacının 01.03.2005-27.06.2006 tarihleri arasında davalı ... adına kayıtlı işyerinde aralıksız kesintisiz asgari ücretle çalıştığının tespitine, Kurum kayıtlarına işlenmesine, fazla istemin reddine, ... yönünden davanın reddine, şeklinde karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın eksik inceleme ve hatalı değerlendirmeye dayalı olduğunu, bozma kararının gereklerinin yerine getirilmediğini, davacının çok uzun yıllar kayıt dışı çalıştırıldığını, bozma sonrası kamu tanığı olarak dinlenen ...'nin beyanıyla iddianın ispatlandığını belirterek, usul yasa ve hakkaniyete aykırı verilen kararın bozulmasını istemiştir. 2.Davalı ... temyiz dilekçesinde özetle; Mahkemece kabul kararı verilen 01.03.2005-27.06.2006 tarihleri arasında işyeri kaydının olmadığını, işletmesinin bulunmadığını, davacının hiçbir şekilde kendisiyle çalışmadığını, hurdacılar odasındaki kaydının 2001 yılında silindiğini belirterek, haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın reddi ile kararın bozulmasını istemiştir. 3.Fer'i müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın eksik inceleme ve hatalı değerlendirmeye dayalı olduğunu, çalışma olgusu yöntemince ispatlanamadığını belirterek, kararın temyiz incelemesi sonucu bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Sonuç Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir. 1.Hizmet tespitine ilişkin talebin yasal dayanağı 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun geçiş hükümlerini içeren geçici 7. maddesi gereğince 506 sayılı Kanun'un 79/10. ve 5510 sayılı Kanun'un 86/9. maddeleri olup Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır. 2.İnceleme konusu eldeki davada, davacı, davalılara ait işyerinde 01.03.2005 – 15.04.2015 tarihleri arasında kesintisiz çalıştığının tespitini istemiş, Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda hükümde yazılı gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmediğinden karar eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır. 3.Somut olayda, bozma kararı sonrası yapılan yargılamada, davalı ...'e ait işyerinin 27.06.2006 tarihinden itibaren oda kaydının sona erdiği esas alınarak sonuca gidilmiş ise de, vergi ve oda kaydı bulunmadığı durumlarda işyerinin gayri resmi olarak faaliyet göstermesi mümkün olmakla birlikte, nitekim kamu tanığı sıfatıyla dinlenen ...'nin "...Davalı ...'e ait hurdacı işyeri bulunmaktaydı, bu işyeri ... fabrikasının arkasında yer almaktaydı, davalı ...'e 2010 yılında kiralamıştım, 4-5 sene benim arsayı kiraladı, ancak benim arsanın 150 metre ilerisinde hurdacı işyeri vardı, ancak ne zaman açtığını bilmiyorum, davacıyı, davalı ...'in yanında çalışırken gördüm, ancak davacının ne zaman işe girdiğini, ücretinin ne kadar olduğunu, çalışma şeklini bilmiyorum, ben de oto kaporta işi yapmaktayım, arada sırada senede 5-6 defa ...'in yanına parça almaya gittiğimde davacıyı orada görürdüm, ben onu davalının personeli olarak çalıştığını biliyorum, kaç yıl çalıştığını bilmiyorum, benim sahibi olduğum yerde oldukları sürece kaldığını biliyorum.." şeklinde beyanda bulunduğu anlaşılmaktadır. 4.Bu itibarla Mahkemece yapılması gereken iş; somutlaştırma yükümlülüğü kapsamında davacının beyanı alınmak suretiyle, kimlerle birlikte çalıştığı sorulmalı, bu kişilerin tespiti ile bilgi ve görgülerine başvurulmalı, kamu tanığı ...'nin beyanı üzerinde durulmalı, davalı ...'nin kiraladığı arsa ve çevresinde ayrıntılı kolluk araştırması yapılmalı, davacının çalışması, şekli ve süresi yönünden tespit edilecek tanıkların beyanları alınmalı, başka gayri resmi işyerleri olup olmadığı da araştırılarak, toplanan deliller bir arada değerlendirilip takdir edilerek, oluşacak sonuca göre karar verilmelidir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 15.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/16260, K. 2025/5885, T. 15.04.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2024-16260-e-2025-5885-k-52ec8641db49