Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/15575 E. 2025/4942 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/15575
- Karar No
- 2025/4942
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2506 E., 2024/488 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 13. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/352 E., 2022/227 K. Taraflar arasındaki davalıya bağlanan sürekli iş göremezlik gelirinin kesilme tarihinin tespiti davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ...'in davacı şirkette çalışırken 04.05.2016 tarihinde iş kazası geçirdiği, ardından davacı şirket aleyhine açılan Bursa 5. İş Mahkemesinin 2017/105 Esas sayılı maddi manevi tazminat dosyasında, Kurum Sağlık Kurulunun sürekli iş göremezlik derecesi tespit kararında, meslekte kazanma gücü kayıp oranın %37,20 olarak belirlendiği, SSYSK kararında da %37,20 olarak tespit edildiği ve 01.09.2017 tarihinde kontrol muayenesi gerektiğine karar verildiği, taraflarınca itiraz edilmesi üzerine dosyanın Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kuruluna sevk edildiği ve kurul kararında maluliyetine neden olacak düzeyde araz bırakmadığından sürekli maluliyet tayinine mahal olmadığına karar verildiği, davalı ...'in rapora itirazı üzerine son olarak maluliyetinin tespiti için gönderilen Adli Tıp İkinci Üst Kurulunda, kurul muayene tarihinden itibaren (02.04.2018) meslekte kazanma gücü kayıp oranın %5 olduğuna karar verildiği, bu kapsamda davalı sigortalının sürekli iş göremezlik oranının tespitine yönelik yapılan değerlendirmeler neticesinde, davalı ...'in kurul muayene tarihi olan 02.04.2018 tarihinden itibaren %5 oranında meslekte kazanma gücünü kaybetmiş sayılacağı ve dolayısıyla bu kişiye bu tarihten itibaren gelir bağlanmaması gerektiği ve peşin sermaye değerli gelirin de buna göre hesaplanması gerekeceği, davalı Kurum tarafından davacı aleyhine Bursa 1. İş Mahkemesinin 2019/310 Esas sayılı dosyası ile dava açılarak, diğer davalı ...'in geçirdiği iş kazası nedeniyle %37,2 oranında sürekli iş göremezlik oranı üzerinden yapılan ödemelerin rücuen tazmininin talep edildiği, ancak davalılardan ...'in kurul muayene tarihinden itibaren (02.04.2018) %5 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, dolayısı ile bu kişiye bu tarihten itibaren sürekli iş göremezlik geliri bağlanmasının yerinde olmaması sebebiyle peşin sermaye değerli gelirin buna göre hesaplanması ve maluliyet oranın bu şekilde kesinleştirilmesi gerektiği iddiasıyla davalı ...'in 04.05.2016 tarihinde geçirdiği iş kazası nedeniyle maluliyet oranın kesin olarak tespiti ile Adli Tıp Kurumu Başkanlığı ATK 2. Üst Kurulu raporu kapsamında maluliyet oranında azalma mevcut olduğunun bildirilmesi karşısında SGK tarafından diğer davalı ...'e bağlanan sürekli iş göremezlik gelirinin kesilmesi gereken tarihin tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II.CEVAP 1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı ...'in 04.05.2016 tarihinde geçirdiği iş kazası sonucu %37,20 sürekli iş göremezlik derecesi verildiği ve Kurumca 01.07.2016 tarihinden geçerli olarak gelir bağlandığı, ancak sigortalının sürekli iş göremezlik derecesinin Kurum Sağlık Kurulunun 21.06.2021 tarihli kararına göre azalma kaydıyla %0,00 olarak tespit edilmesi nedeni ile 5510 sayılı Kanun'un 19. maddesi gereği gelirin kesildiği, (%10'un altında olduğundan) 01.07.2016-26.04.2021 tarihleri arasında 44.563,42 TL fiili ödeme yapıldığı, Kurumca diğer davalı ...'in maluliyet oranının 21.06.2021 tarihi itibariyle %0,00 olarak belirlendiği ve bağlanan sürekli iş göremezlik gelirinin kesilmesi gereken tarihin doğru olduğu savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Bursa 1. İş Mahkemesinin 2019/310 Esas sayılı dosyasının, maluliyet oranını tespiti ve SGK tarafından işverenden rücu edilecek miktarın tespitine ilişkin bir dava olduğu, yeniden bir tespit davası açılmasında hukuki yarar bulunmadığı, Bursa SGK İl Müdürlüğünce davalının sürekli iş göremezlik derecesinin %37,20 olarak tespit edildiği, Bursa 5. İş Mahkemesinin 2017/105 Esas sayılı dosyasında açılan iş kazasından kaynaklı maddi manevi tazminat davasında maluliyet oranın Adli Tıp Kurumu 2. Üst Kurulu tarafından 17.10.2019 tarihinde %5 olarak belirlendiği, SGK tarafından rücu davasına konu olacak miktarın, maddi tazminat hesaplamasından mahsup edildiği, davalının maluliyetinin Adli Tıp 2. Üst Kurulu tarafından %5 olarak belirlenmesinin ardından davalının yersiz ödemeye sebebiyet vermemek için SGK'ya müracaat ettiği ve maluliyet oranının %10'un altına düştüğüne dair bildirimde bulunduğu, davalının ... Devlet Hastanesinde yapılan tetkikler sonucunda, maluliyet oranının %10'un altına düştüğünün tespit edilerek davacıya bağlanan iş kazası gelirinin kesildiği, iş bu tespit sonrası yersiz ödeme tahakkuku yapıldığı, davalının davanın açılmasına sebebiyet vermediği, aksine maluliyet oranının değiştiğini hiçbir ihtara gerek kalmaksızın kendiliğinden SGK'ya bildirerek yersiz ödemenin önüne geçmeye çalıştığı savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesi tarafından; davalı Kurum sigortalısı ... tarafından davacı işveren şirket aleyhine açılan Bursa 5. İş Mahkemesinin 2017/105 Esas sayılı maddi-manevi tazminat dosyasının ve Kurum kayıtlarının incelenmesinde, Kurum sigortalısı ...'in davacı iş yerinde 04.05.2016 tarihinde geçirdiği iş kazası nedeniyle, Kurum sağlık kurulu tarafından düzenlenen raporda sürekli iş göremezlik oranının %37,2 olduğunun ve 01.09.2017 tarihinde kontrol muayenesi gerektiğinin tespit edildiği, tazminat dosyası kapsamında sürekli iş göremezlik oranına itiraz edilmesi nedeniyle dosyanın Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kuruluna gönderildiği, Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunun 01.06.2017 tarihli kararında Kurum sigortalısının geçirdiği iş kazası nedeniyle sürekli iş göremezlik oranının %37,2 olduğuna ve 01.09.2017 tarihinde kontrol muayenesi gerektiğine karar verildiği, kontrol muayenesi sonucu düzenlenen 25.09.2017 tarihli sağlık kurulu raporunda, sürekli iş göremezlik oranının %37,2 olduğu, herhangi bir değişiklik olmadığı ve kontrol muayenesi gerekmediğine karar verildiği, işveren tarafından tazminat dosyası kapsamında Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu raporuna itiraz edildiği, dosya kapsamında alınan 08.06.2018 tarihli ATK 3. İhtisas Kurulu raporunda, davalı ...'in meslekte kazanma gücü kaybı oranı tespit işlemleri yönetmeliği hükümleri kapsamında maluliyetine neden olacak düzeyde araz bırakmadığından sürekli maluliyet tayinine mahal olmadığına karar verildiği, bu defa sigortalının itirazı üzerine dosyanın ATK 2.Üst Kurulu'na gönderildiği, 17.10.2019 tarihli Adli Tıp 2. Üst Kurulu raporunda, sürekli iş göremezlik oranının, kurul muayene tarihi olan 02.04.2018 tarihinden itibaren %5 olduğu, öncesinde solunum raporunun uygun olduğunun (solunum ile ilgili herhangi bir rahatsızlığın söz konusu olmadığı- göz rahatsızlığı olduğu, sehven maddi yazım hatası yapılarak "Kurum" raporunun denilmesi gerekirken "solunum" yazıldığı anlaşılmaktadır) tespit edildiği, Kurum sigortalısı ...'in davacı iş yerinde 04.05.2016 tarihinde geçirdiği iş kazası nedeniyle sürekli iş göremezlik oranına ilişkin uyuşmazlığın ATK 2.Üst Kurulu raporu ile sona erdirildiği, bu kapsamda davalı ...'in davacı iş yerinde 04.05.2016 tarihinde geçirdiği iş kazası nedeniyle sürekli iş göremezlik oranının 02.04.2018 tarihinden önce Kurum sağlık kurulu tarafından tespit edilen %37,2 olduğu, 02.04.2018 tarihinden itibaren ise %5 olduğu ve 02.04.2018 tarihinden itibaren davalı ...'e bağlanan gelirin kesilmesi gerektiği, Kurum sigortalısı ... tarafından Kuruma verilen 13.01.2021 tarihli dilekçe ile tazminat dosyası kapsamında alınan ATK 2.Üst Kurulu raporu uyarınca sürekli iş göremezlik oranının %5 olarak belirlendiği ve sürekli iş göremezlik oranının %10'un altına düştüğü, ancak Kurumca gelir ödemesine devam edildiği, bu kapsamda mağdur olmaması için yeniden tetkik ve muayeneler yapılarak bilgi verilmesinin istenildiği ve ATK 2.Üst Kurulu raporunun dilekçe ekinde sunulduğu, Kurum tarafından hastaneye sevki yapılarak düzenlenen 21.06.2021 tarihli Kurum sağlık kurulu raporunda 24.05.2021 (hastane muayene tarihi) tarihli azalma kaydıyla sürekli iş göremezlik oranının %0 olarak belirlendiği ve gelirin kesildiği, ancak davacı şirketin dava konusu uyuşmazlık ile ilgili Kuruma başvurusu sonucu da ATK raporlarının Kuruma bağlamayacağının belirtilerek gelirin ATK 2.Üst Kurul raporunda belirtildiği 02.04.2018 tarihinden itibaren kesilmesi talebinin kabul edilmediği, ancak sürekli iş göremezlik oranına ilişkin uyuşmazlığın ATK 2.Üst Kurulu raporu ile sonlandırıldığı gerekçesiyle davanın kabulü ile davalı ...'in davacı iş yerinde geçirdiği 04.05.2016 tarihli iş kazası sonucunda sürekli iş göremezlik oranının 02.04.2018 tarihine kadar %37,2; 02.04.2018 tarihinden itibaren %5 olduğunun ve 02.04.2018 tarihinden itibaren davalı ...'e bağlanan sürekli iş göremezlik gelirinin kesilmesi gerektiğinin tespitine karar verilmiştir. IV.İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; bağlanan gelirin kesilmesi gereken tarihe ilişkin Kurum işlemlerinin yerinde olduğu, davanın reddi gerektiği ayrıca davanın kabulüne karar verilmesine rağmen diğer davalı ... aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmeyerek yargılama giderlerinden ve vekalet ücretinden sadece Kurumun sorumlu tutulmasının da hatalı olduğu iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalıya bağlanan sürekli iş göremezlik gelirinin kesilme tarihinin tespitine ilişkindir. 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.