Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/14127 E. 2025/4537 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/14127
- Karar No
- 2025/4537
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/3100 E., 2024/2657 K. FER'Î MÜDAHİL : Sosyal Güvenlik Kurumu vekili Avukat ... İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 16. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/375 E., 2024/236 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... eşi ... ...'ün 07/12/2014 tarihinde vefat ettiğini, müteveffanın 5733 Sok. No:99/A... .../İzmir adresinde ... adına kayıtlı ... Otomotiv unvanlı işyerinde 01.05.2012 tarihinden 30.11.2014 tarihine kadar olan süre zarfında hizmet akdi ile çalıştığını, hastalandıktan sonra işten ayrılmak zorunda kaldığını, 07.12.2014 tarihinde vefat ettiğini, söz konusu çalışmalarına dayalı olarak ... adına giriş bildirgesi dahil herhangi bir bildirge verilmediğini açıklayarak müteveffanın 5733 Sok. No:99/A .../İzmir adresinde ... adına kayıtlı ... Otomotiv unvanlı işyerinde 01.05.2012 tarihinden 30.11.2014 tarihine kadar olan süre içinde hizmet akdi ile çalışmalarının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesindeki beyan ve iddiaların haksız ve hukuka aykırı olmakla hukuki mesnetten yoksun davanın reddi gerektiğini, ayrıca dava şartı yokluğundan da davanın reddi gerektiğini, ... adına tüm mirasçıların işbu davayı mirasçı sıfatıyla müştereken açmaları gerektiğinden HMK 115 gereğince davanın reddi gerektiğini, davaların hizmetin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içerisinde açılması gerektiğinden davanın hak düşürücü sürenin geçmiş olması nedeniyle reddi gerektiğini, kurum kayıtlarının tetkikinde ... şahsi sicil numaralı ... oğlu, 1969 Van doğumlu müteveffanın 28.09.2006 tarihli dava dışı 1192098.35 sicil numaralı işyerinden gerçekleştirilen çalışma bildirimine istinaden 5510 sayılı yasanın 4/a kapsamında sigortalılık kaydının yapıldığının tespit edildiğini, yine kurum kayıtlarının tetkikinde diğer davalı ... ... ünvanlı 3. San. Sit. 419 Sok. No.8 .../İzmir adresinde kurulu Mazot Pompa Ayar Bakımı mahiyetli işyerinin ... sicil sayılı sicil sayılı dosyasında işlem gördüğü, 01.05.1989 tarihinde yasa kapsamına alınan işyerinin 30.06.1993 tarihinde kanun kapsamından çıktığının tespit edildiğini, ... adına kayıtlı İzmir'de kurulu başkaca işyeri tescil bilgisine rastlanmadığını, davacı yanın her ne kadar davalı işveren nezdinde dava konusu edilen tarihler arasında çalışmasının olduğunu beyan ve iddia etmişse de söz konusu talebin kabulünün mümkün olmadığını, zira Kurum kayıtlarının tetkikinde, davacının çalışmasını iddia ettiği dönemlerde diğer davalı işyerinden bildirilen çalışmalarının bulunmadığını açıklayarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "1-Davanın kabulü ile davacı ...'ün ... eşi ... T.C. Kimlik numaralı ... kurumda ... sicil sayılı dosyada işlem gören davalı ... T.C. Kimlik numaralı ...'e ait Aşık ... Mah. 5843 Sok. No:20/A .../İzmir adresinde bulunan ... İşleri mahiyetli iş yerinde 01.05.2012 - 30.11.2014 tarihleri arasında asgari ücretle toplam 930 gün çalıştığının ve bu çalışmasının Kuruma bildirilmediğinin tespitine" karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde fer'i müdahil Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Fer'i müdahil Kurum vekili, davanın reddi ile kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, hizmet tespitine ilişkindir. 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Hizmet tespitine ilişkin talebin yasal dayanağı 5510 sayılı Kanun'un 86/9. maddesi olup Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır. 3.Bu tür davalarda mahkemece yapılacak iş, davacıyla ilgili varsa tüm belge ve kayıtlar işverenden istenilmeli, çalışmanın gerçekleştiği ileri sürülen işyerinin Kurum nezdinde bulunan dosyası, işverence hazırlanması gerekli ücret ödeme bordroları, puantaj kayıtları ve diğer kayıtlar getirtilmeli, dönemsel sigorta primleri bordrosuyla veya aylık prim ve hizmet belgesiyle bildirimleri yapılan sigortalılar tanık sıfatıyla dinlenilmeli, Kurum müfettişlerince inceleme yapılıp yapılmadığı sorulmalı, inceleme yapılmışsa belgeler getirtilmeli, aynı çevrede faaliyet yürüten ve davacının çalışmasını bilebilecek durumda olan tarafsız nitelikte başka işverenler ve bordrolu çalışanlar yöntemince saptanarak tanık sıfatıyla dinlenilmeli, işçilik alacaklarına ilişkin dava dosyasının varlığı araştırılarak celbedilmeli ve işçilik hakları davasında dinlenen tanıkların anlatımları ile bu dosyada bilgi ve görgüsüne başvurulan tanıkların anlatımları karşılaştırılmalı, varsa çelişki giderilmeli, yargılama sürecinde dinlenen tanık anlatımlarının değerlendirilmesinde, iş yerinin kapsamı, kapasitesi ve niteliği nazara alınmalı, işin mevsimlik olduğu anlaşılırsa dönemleri belirlenmeli, bu dönemde davacı ile işveren arasındaki sözleşmenin askıda olduğu ve mevsimlik dönemlerde hak düşürücü sürenin işlemeyeceği gözönünde bulundurulmalı; böylelikle; çalışmanın varlığı, başlangıç ve bitiş tarihleri, mevsimlik mi, sürekli mi olduğu, yapılan işin kapsam ve niteliği de nazara alındığında kısmi çalışma mümkün olduğundan kısmi ve kesintili olup olmadığı yöntemince araştırılmalıdır.
4.İnceleme konusu eldeki davada, davacı vefat eden eşinin 01.05.2012-30.11.2014 tarihleri arasında davalı iş yerinde çalıştığının tespitini talep etmiş olup Mahkemece, yapılan araştırma neticesinde davanın kabulüne karar verilmiş ise de verilen hükmün eksik araştırmaya dayalı olduğu anlaşılmaktadır. 5.Dosyanın incelenmesi neticesinde, davacı murisi ... davalıya ait oto tamir atölyelerinde çalıştığı hususu açık ise de çalışmaya başladığı ve çalışmanın sona erdiği sürelerin tereddütsüz şekilde ortaya konulmadan karar verildiği anlaşılmaktadır. Davacı murisinin işe başladığı tarih konusunda tanık beyanları arasında çelişki bulunmakta olup çelişki giderilmediği gibi bu hususun belirlenmesi noktasında yeteri kadar bordro tanığı da dinlenilmemiştir. Mahkemece, dinlenilmeyen bordro tanıkları da dinlenilmeli, bozma ilamı öncesinde dinlenilen bordro tanıkları ise tekrar dinlenilerek davacı murisinin hangi adresteki iş yerinde hangi dönemde çalıştığı ve işe başladığı tarih maddi vakıalarla ortaya konulmalı, birden fazla iş yeri bulunması nedeniyle bu iş yerlerinin vergi kayıtları getirtilmeli, faaliyete başladıkları tarihler tespit edilip tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle sonucuna göre karar verilmelidir. Bu maddi ve hukuki olgular göz ardı edilerek eksik araştırma ve inceleme sonucu yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, 1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.