Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/13986 E. 2024/13798 K.
Konu: Sigorta Başlangıcının Tespiti
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/13986
- Karar No
- 2024/13798
- Karar Tarihi
- Konu
- Sigorta Başlangıcının Tespiti
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1088 E., 2024/1403 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Enez Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/34 E., 2024/32 K. Taraflar arasındaki sigorta başlangıcının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının ... Kazı Bşk ünvanlı iş yerinde 20.07.1998 tarihinde 1 gün süre ile asgari ücret ile çalıştığının tespitini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde, davacının talebin hak düşürücü süreye uğramış olduğundan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile davacının bir günlük süre ile günün asgari ücreti karşılığında çalıştığının, uzun vade sigorta başlangıcı olarak 18 yaşını ikmal ettiği 30.06.2001 tarihinin esas alınması gerektiğinin ve 18 yaşını ikmal etmesinden önceki tespit edilen bir günlük prim gününün prim ödeme gün sayısına eklenmesi gerektiğinin tespitine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı SGK vekili istinaf dilekçesinde, davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddi gerektiğini, Kurum kayıtlarının esas olduğunu, davacının çalışmasının kayıtlarda görünmediğini, eylemli ve gerçek bir çalışmanın tespit edilemediğini, davanın reddi gerektiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemece tanık beyanları, işe giriş bildirgesi, ücret bordroları dikkate alınarak davanın kabulüne karar verildiği, verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu bu nedenle davalının istinaf başvurusunun reddi gerektiği kanaatiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın temyizen bozulmasını talep etmişlerdir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık sigorta başlangıcının tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369. maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371. maddeleri. 2. 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 2, 6, 9, 79 ve 108. hükümleridir. Bir kimsenin sigortalı sayılabilmesi için sigortalı işe giriş bildirgesinin varlığı yeterli olmayıp aynı zamanda o kimsenin Yasanın belirlediği biçimde (506 sayılı Kanun'un 2. maddesi ve 5510 sayılı Kanun'un 4/a maddesi) eylemli olarak çalışması da koşuldur. Bu yön 506 sayılı Kanun'un 6. maddesi ile 5510 sayılı Kanun'un 7/a maddesinde ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 1999/21-549-555, 2005/21-437-448 ve 2007/21-306-320 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır. Bu bakımdan davacının iş yerinde eylemli olarak çalışıp çalışmadığının yöntemince araştırılması gerektiği ortadadır. Hizmet tespitinin bir türü olan sigortalılık başlangıç tespiti davasında, dava konusu dönem yönünden hem çalışmaların geçtiği iş yerinin varlığı hem de sigortalının çalışmalarının gerçek ve sigortalı çalışma olduğunun hiçbir teredüte yol açmayacak şekilde ispatlanması gerekmektedir. Bu tür davalar yalnızca bir günlük çalışmanın tespitinden ibaret olarak görülmemeli, bir günlük çalışmanın kabulü ile saptanacak sigortalılık başlangıcının sigortalıya sağlayacağı sigortalılık süresi ile birlikte kazandıracağı haklar dikkate alınmalı ve giriş bildirgesi ile birlikte eylemli çalışmanın bulunup bulunmadığı özellikle belirlenmelidir. Bu da dava konusu çalışmaların sigortalı çalışma niteliğinde olup olmadığı, sigortalı çalışma niteliğinde ise çalışmanın varlığı yönünden dönemde bordrolu olan tanık, yoksa komşu iş yeri tanığı araştırarak ifadelerinin alınması, varsa bu döneme ilişkin makbuz, fatura, defter gibi tüm kayıt ve belgelerin incelenmesi, 506 ve 5510 sayılı Kanunlar ile Yargıtay’ın yerleşik içtihatları gereğidir. 3. Değerlendirme 1.Sigortalılığın kabulü ve hüküm altına alınabilmesi için mutlak koşul niteliğindeki hizmet akdinin ve eylemli çalışmanın varlığı ortaya konulmalıdır. Buna göre eldeki davada, Mahkemenin verdiği hüküm eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır. 2. Mahkemenin yazılı hükmü, eksik inceleme ve değerlendirmeye dayalıdır. Yukarıda anılan yasal düzenleme ve açıklamalara göre inceleme konusu dava değerlendirildiğinde, davacı adına dava dışı ... Arkeoloji Kazı Başkanlığı ünvanlı işveren tarafından 12146 sicil no.lu iş yerinden 20.07.1998 tarihli işe giriş bildirgesi verilmiş olduğu, iş yerinin ... Arkeoloji kazısı mahiyetli olduğu, 08.10.1979 şeklinde kanun kapsamında olduğu, davacının sigorta sicil numarasının 1998 yılı serisinden olduğu, iş yerinden 1998 ve 1999 yıllarında dönem bordroları vermediğinin Kurumca bildirildiği ve 2000 yılına ait dönem bordrolarının dosyaya gönderildiği, öte yandan davacı vekilince dosyaya sunulan belgelerde, 1999 yılına ait kazı başkanlığı imzalı 1999 yılı Temmuz ayına ait puantaj cetvelinin sunulduğu, bu puantaj cetvelinde davacı adına 23 günlük çalışmasının kayıt altına alındığı, yine sunulan 1999 yılı Temmuz ayı ücret bordrosunda davacının adının yer aldığı, 1998 Ağustos aynına ait ücret bordrosu, prim tahsilat makbuzları ve 1998 Ağustos ayına ait tek sayfanın gönderildiği ve davacının adının yer almadığı ücret bordosunun yer aldığı, Kültür Bakanlığı tarafından da dosyaya 1990-2004 yıllları arasına ilişkin iş yerine ait ücret bordroları, aylık prim hizmet bildirgelerinin gönderildiği ancak dava konusu 1998 Temmuz ayına ait hiç bir belgenin gönderilmemiş olduğu, dinlenen tanıkların bir kısmının hizmet bildiriminin olmayıp da Kültür Bakanlığınca gönderilen 1998 Ağustos ücret bordrolarında isimlerinin kayıt altına alınmış olduğu, tanıklardan ...'in ise kesinleşen Mahkeme kararı ile 14.07.1997 tarihinde 1 gün süre ile sigortalılığının tespit edildiği ve yine 1998 Ağustos ayı ücret bordrosunda adının kayıt altına alınmış olduğu, böylelikle dinlenen tanık beyanları ile diğer deliller değerlendirilmek suretiyle eksik araştırma ve incelemeye dayalı şekilde hüküm kurulduğu anlaşılmıştır. 3.Buna göre Mahkemece, Kültür Bakanlığından dava konusu iş yerinin hangi konulu kazı işine ilişkin olduğu, bu kazının hangi tarihler arasında yapıldığı ve özellikle dava konusu 1998 Temmuz ayında kazının olup olmadığı, işin bu tarihte yapılıyor olması halinde 1998 yılı Temmuz ayında bu kazıda çalışanların listesi, ücret bordroları, SGK'ya bu kişiler adına 1998 Temmuz ayına aya ait yapılan aylık sigorta bildirimleri, bordro vs. celbedilmeli, Kültür Bakanlığından iş yerinde Temmuz 1998 ayında çalıştığı bildirilecek olan bu kişilerin SGK'dan hizmet cetvelleri ile iş yerinden yapılan işe giriş bildirgeleri de celbedilerek tanık sıfatıyla dinlenmeli, böylelikle, toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle davacının iş yerinde çalışıp çalışmadığı hususu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak şekilde belirlenmelidir. 4.Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın yazılı şekilde karar tesisi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. VI. KARAR Açıklanan sebeple, 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.