Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/13488 E. 2025/2328 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/13488
- Karar No
- 2025/2328
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2123 E., 2024/1815 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 8. İş Mahkemesi SAYISI : 2019/569 E., 2021/255 K.
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmek ve de duruşma talep edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin ve işin duruşmaya tabi olduğunun anlaşılması nedeniyle duruşma talebinin kabulüne karar verildikten sonra duruşma için 18.02.2025 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmiştir. Duruşma günü murafaalı temyiz eden davacılar adına Avukat ... geldi. Davalılar ... ve ... adlarına gelen olmadı ve vekilinin mazeret dilekçesi gönderdiği görüldü. Diğer davalılar adlarına da gelen olmadı. Gelenin yüzüne karşı duruşmaya başlanıp sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra duruşmaya son verilerek aynı günde Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin desteği sigortalı ...’ın davalı ...Özel Sağlık Hiz. Ltd. Şti. çalışanı olarak ...Sağlık Hiz. Tic. San. Ltd. Şti.’ye ait ve diğer davalı ...Ş. tarafından sigortalanmış .... plakalı araçla seyir halinde iken diğer davalı ...’ın maliki olduğu, davalı ... Japan Sigorta A.Ş. tarafından sigortalanmış, davalı ... sevk ve idaresindeki .... plakalı çekiciye takılı .... plakalı araçla çarpışması sonucu 18.04.2018 tarihinde gerçekleşen kazada vefat ettiğini, davalı işverenin iş güvenliği tedbirlerini almamış ve aracın modifiye sırasında fenni kurallara uyulmamış olması nedeniyle kusurlu olduğunu, vefat nedeni ile müvekkillerinin destekten yoksun kaldıklarını, büyük manevi zarar doğduğunu belirterek fazlaya dair haklar saklı kalmak, sigortalının eşi ... ve çocuk ...'ın her biri için 1.000,00’er TL maddi tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen, ve davacı eş ... için 300.000,00 TL, Türkay için 150.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sigorta şirketleri hariç davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir. II. CEVAP Davalılar vekilleri özetle; davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuşlardır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 23.02.2021 tarihli kararında özetle; iş kazasının meydana gelişinde davacılar murisinin %100 oranında kusurlu olduğundan bahisle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin anılan kararına karşı davacılar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 31.05.2022 tarihli kararı ile ret vekalet ücreti yönünden istinaf isteminin kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir. V.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin 31.05.2022 tarihli kararına karşı davacılar vekili tarafından temyiz yoluna başvurulması üzerine Dairemizin 09.05.2023 tarih, 2022/11551 Esas, 2023/5079 Karar sayılı kararı ile davacılar vekilinin sair temyiz itirazları incelenmeksizin dosya kapsamındaki bilgi ve belgelere göre tanık beyanlarında sigortalının 08.00-18.00 saatleri arasında çalıştığı, aynı zamanda haftanın 3-4 günü 05.00-06.00'da iş başı yaptığı, çalışmanın bazen 20.00-21.00 saatlerine kadar devam ettiği beyan edilmiş olmakla, olay tarihi itibariyle sigortalının hangi saatler arasında çalıştığı hususu tam olarak açıklığa kavuşturularak çalışma ve araç kullanma sürelerine riayet edilip edilmediği, işçinin olay anında yorgun ve uykusuz olarak araç kullanmak zorunda bırakılıp bırakılmadığının açıklığa kavuşturulması gerektiği, yine tanık beyanlarında geçen sigortalıda "uyku apnesi" rahatsızlığı bulunduğu ancak bu rahatsızlığın şifa ile iyileştiği belirtilmiş olmasına göre tedavi kayıt ve belgeleri araştırılarak anılan rahatsızlık nedeniyle davacının tedavi görüp görmediği, tedavi görmüş ise bu rahatsızlıktan iyileşmesine ilişkin kaydın bulunup bulunmadığı, iyileşme kaydı yok ise mevcut rahatsızlığın kaza anı itibariyle işçinin yorgun ve uykusuz olarak araç kullanmasına sebep olup olmadığının belirlenmesi, aynı zamanda sigortalının kullandığı araca uygun ehliyeti ve SRC belgesi bulunup bulunmadığı araştırılıp bu hususun iş kazasının meydana gelmesinde etkisi de tartışılarak kusur oran ve aidiyetlerinin belirlenmesi açısından iş kazasının gerçekleştiği alanda uzman trafik iş güvenliği uzmanlarından oluşturulacak heyetten kusur raporu alınması ve tespit edilecek kusur oranları ile beraber sigortalı kusuru ile illiyet bağının kesilip kesilmediği, kesilmediğinin kabulü halinde ise davalıların sorumlulukları değerlendirilip sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğinden bahisle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyulmasından sonra gerekli araştırmalar yapıldıktan sonra alınan verilen temyiz incelemesine konu 19.09.2024 tarihli kararla dosyada kusur tespitine dair alınan 20.08.2024 tarihli bilirkişi heyet raporunda da iş kazasının meydana gelişinde davacılar murisinin %100 oranında kusurlu olduğu yönünde görüş bildirilmesi üzerine, birbirleri ile uyumlu bilirkişi kusur raporların itibar edilmek suretiyle iş kazasının tamamen davacılar murisinin kusurundan kaynaklandığı, davalılara atfedilebilecek bir kusur bulunmadığı gerekçeleri ile davanın reddine karar verilmiştir. VI.TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozma ilamına aykırı olduğunu, işverenin, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 77. maddesi uyarınca iş güvenliğini sağlamak için gerekli olanı yapmak ve bu husustaki şartları sağlamak ve araçları noksansız bulundurma yükümlülüğüne aykırı davrandığını, gözetme borcu gereği, çalıştırdığı işçileri, iş yerinde meydana gelen tehlikelerden korumak, onların yaşam, bedensel ve ruhsal sağlık bütünlüklerini korumak için iş yerinde teknik ve tıbbi önlemler dahil olmak üzere bilimsel ve teknolojik gelişmelerin gerekli kıldığı tüm önlemleri almadığını, tanık ifadelerinde de belirtildiği gibi ... sigortalının kullanmakta olduğu aracın hava yastıkları açılmadığı için aracın direksiyonunun mirasbırakanın göğsüne saplanması sonucu vefat ettiğini, işverenin iş sağlığı ve güvenliği yönünden, çalışanına görev verirken çalışanın sağlık ve güvenlik yönünden işe uygunluğu göz önüne alma ilkesine aykırı davrandığını, çalışanlarını yorgun, hasta olup olmadıkları, fazla çalışıp çalışmadıkları gibi konularda denetleyip buna göre önlem ve tedbirler almadığını, uygun çalışma ortamını yaratmadığını, 20.08.2024 tarihli bilirkişi raporunun 4. sayfasında, kazalının çalışma saatlerini içeren günlük puantaj bilgileri olmadığı gibi kazalının çıkış ve giriş tarih ile saatlerini içeren harici görevlendirme görev emirlerinin mevcut olmadığı heyetimizce belirlenmiş olup bu konuda herhangi bir tespit yapılamamıştır denildiğini, ancak bilirkişi raporu incelendiğinde, tanıkların sadece İlk Derece Mahkemesindeki ifadeleri ile yetinildiğini, Mahkemece alınan beyanların değerlendirilmediği ve davalı işverenlerce uygun çalışma şartlarının sağlandığına dair verilerin sunulmadığı anlaşılmaktadır, Mahkemeden dosyanın İş Sağlığı ve Güvenliği konusunda davalı işverenlerin kusurlarının bulunup bulunmadığı konusunda rapor alınması (Adli Tıp Kurumu ve/veya İstanbul Teknik Üniversitesinden) ısrarla istenilmiş olmasına rağmen bilirkişi raporundan da alıntılar yaparak açıkladıkları gibi yetersiz, sadece ve sadece dava konusu olayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun hükümleri doğrultusunda değerlendirilerek hazırlanmış olan 20.08.2024 tarihli bilirkişi raporu ile yetinildiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı fazladan yatırılan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.