Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/1229 E. 2024/8709 K. – Hizmet Tespiti
Konu: Hizmet Tespiti
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/1229
- Karar No
- 2024/8709
- Karar Tarihi
- Konu
- Hizmet Tespiti
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/3637 E., 2023/3543 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 27. İş Mahkemesi SAYISI : 2013/15 E., 2023/116 K. Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama neticesinde İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının davalılar vekillerince istinafı üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf istemlerinin esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar davalılar vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı işverene ait büro iş yerinde 1998-10.04.2002 tarihlerinde kesintisiz avukat olarak çalıştığını, ancak çalışmasının Kuruma bildirilmediğini belirterek, Kuruma bildirilmeyen sürelerde hizmet akdiyle çalıştığının tespitini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... vekili; davacının bürosunu kullanması karşısında henüz yeni avukat olduğundan maddi sıkıntısının giderildiğini, büroda gerek kendisine gerek davacıya verilen vekaletlerin ortak vekalet olarak düzenlendiğini, davacının kendi ayakları üzerinde durabilecek duruma geldiğinde kendi bürosunu açarak işyerini kullanmayı bıraktığını, davacı ile arasındaki ilişkinin nasıl olduğu hususunu en iyi ortaya koyacak delillerden birinin davacının kendi müvekkilinin açtığı ancak her ikisini hasım gösterdiği Fatih 3. Asliye Hukuk Mahkemesini 2006/294 Esas nolu dosyası olduğunu, davacı ile masraf ortaklığının iddia edildiği gibi Kasım 1998 yılından değil çok çok sonraları başladığını belirterek, davacı ile aralarındaki ilişkinin hizmet sözleşmesi olmayıp büroda masraf ilişkisi olduğunu, açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davalı Kurum vekili; davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulü ile davacının davalı ...'ın işyerinde; 25.05.1999-30.06.1999 arası 35 gün, günlük 3.112.200 01.07.1999-31.12.1999 arası 180 gün, günlük 3.790.000 01.01.2000-31.03.2000 arası 90 gün, günlük 4.000.000 01.04.2000-12.07.2000 arası 102 gün, günlük 5.000.000 14.08.2000-31.03.2001 arası 226 gün, günlük 5.000.000 01.04.2001-31.12.2001 arası 270 gün, günlük 7.000.000 01.01.2002-31.03.2002 arası 90 gün, günlük 7.400.000 01.04.2002-10.04.2002 arası 10 gün, günlük 9.262,400 TL brüt ücret karşılığı çalıştığının tespitine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B.İstinaf Sebepleri 1.Davalı Kurum vekili; fiili çalışmanın ispat edilemediğini, eksik inceleme ile karar verildiğini, davanın reddi gerektiğini belirterek, 2.Davalı ... vekili; adil yargılanma hakkı ihlal edildiğini, davacının 06.12.2021 tarihli bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinin 2. sayfa 2. paragrafında müvekkil ile aynı ofiste kendi işlerini yapmış olduğunu açıkça ikrar ettiğini, yine davacı tarafından keşide edilen İstanbul 32. Noterliği 01.11.2002 tarih 15627 Yevmiye nolu ihtarnamenin 2. sayfasında "tarafıma takip için verildiğini söylediğiniz dosyalar müştereken takip edilmekte…" ifadesini kullandığını ve ofiste bir kısım dosyaların birlikte takip edildiğini ikrar ettiğini, yine aynı ihtarnamede "müşterek vekaletler şahsi işlerime dair müvekkillere ait olup bu müvekkillere ait vekaletlerden azil yetkiniz bulunmamaktadır" ifadesini kullandığını, yani davacının şahsi dosyaları için almış olduğu özel vekaletleri olduğunu ikrar ettiğini, davacı tarafından keşide edilen ihtarnamedeki açık ikrarların davacının kendi müvekkil çevresinin olduğu, kendi işlerini takip ettiği, bir kısım işleri müvekkil ile birlikte takip ettiğini açıkça ortaya koyduğunu, İlk Derece Mahkemesince davacının açık ikrarına ve keşide etmiş olduğu ihtarnamelerdeki beyanlara hiçbir şekilde yer verilmediğini, sunmuş oldukları delillerin ve beyanlarının Mahkemece yok sayılmasının adil yargılanma hakkı ve hukuki dinlenilme haklarının açıkça yok sayıldığını gösterdiğini, tanık beyanlarının dikkate alınmadığını, kararın gerekçelendirilmediğini, İstanbul Baro Başkanlığının 14.10.2020 tarihli cevabi yazısının, davacının iddialarının asılsız olduğunu kesin şekilde ortaya koyduğunu, diğer yandan kabul anlamına gelmemekle birlikte bir an için davacının müvekkil yanında çalıştığı kabul edilecek olsa dahi İlk Derece Mahkemesince davacının henüz avukatlık ruhsatını almadığı döneme dair ücretinin avukatlık ücreti ile bir tutularak hesaplanmış olmasının makul bir akılca kabulünün mümkün olmadığını, davanın reddi gerektiğini belirterek istinaf yoluna başvurmuşlardır. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf istemlerinin esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesindeki beyanlarını tekrarla kararın bozulmasını istemiştir. 2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki beyanlarını tekrarla kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık hizmet tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 506 sayılı Kanun'un 79/10 uncu maddesi hükümleridir. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davalılar vekillerinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgilisine yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.