Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/11673 E. 2024/12859 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/11673
- Karar No
- 2024/12859
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1907 E., 2024/193 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 4. İş Mahkemesi SAYISI : 2020/57 E., 2021/48 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı Kurum denetmenleri tarafından yapılan denetime istinaden müvekkiline ait iş yerine ilişkin çalıştığı tespit olunan ...'ın müvekkiline ait işyerinde çalışmadığını, buna dair tespitin hatalı olduğunu, bu tespite dayalı olarak müvekkili aleyhine oluşturulan işlemin iptali ile bu işleme dayalı olarak hazırlanan 2018/12381, 2018/12382, 2018/12383, 2018/12384, 2018/12385 ve 2018/12386 takip sayılı dosyaları kapsamındaki ödeme emirlerinin iptali ile bu ödeme emirlerine konu miktarlar bağlamında müvekkilinin borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir. II. CEVAP 1- Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; Kurum tarafından iş bu davaya konu edilen işlemin usul ve yasaya uygun olduğunu beyanla davanın reddini istemiştir. 2- Dahili davalı ... tarafından davaya cevap verilmemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile beyanlarına başvurulan tanıklar ..., ..., ... beyanlarına göre ve gene daha önceki aşamada talimat yolu ile beyanına başvurulan ...'ın tespiti yapılan tarihlerde söz konusu işletmede çalıştığı, işletmenin davacı ...'a ait olduğu, dinlenen diğer tanık beyanları ve toplanan deliller karşısında Kurum işleminin aksinin davacı tarafça ispatlanamadığı sonuç ve kanaatine varılarak davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hakkında istinaf başvurusunda bulunulan İlk Derece Mahkemesi kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; müvekkilinin çalıştırdığı iş yerinin 31.01.2018 tarihinde kapandığını, hayvancılık ve süt üretimi ile iştigal eden bir iş yeri olduğunu, mevcut iş yerinin İş Kanunu kapsamında ve 506 sayılı Kanun kapsamında çalışmayı gerektirir bir yer olmadığı halde Kurumun işleminin hukuka aykırı olduğunu, Kurumun denetmenlerinin mevcut iş yeri kapsamında işveren ... ... isimli bir şahsa aitmiş gibi rapor düzenledikleri, daha sonra ... ... isimli bir şahsın olmadığını tespit ederek iş yeri sahibi ... isimli kişi yönünden denetim raporunu düzenlediklerini, çalışma ortaya koymayan tanıkların ifadesine değer verilmediğini, komşu iş yeri tanıklarının dinlenmediğini, çalışmanın yapıldığı mücavir alanda yetkili belediye ile iş yerinin fiili durumu çalışma ruhsatları ve çalışanların isim ve listelerinin sorulmadığını, kolluk kuvvetlerince zabıta araştırması yapılmadığını, davaya konu olan ... isimli şahsın SGK'daki Tarım Bağ-Kur ve sair hizmetlerinin istenilmediğini, iş yerinin durumu ve tarafları tanıyan komşu tanıkları beyanları zabıta marifeti ile tespit edilmeden karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, dahili davalı ...'ın davacının yanında çalışmadığının tespiti ile bu kapsamda düzenlenen Kurum işleminin ve ödeme emirlerinin iptali, Kuruma borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 11.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.