Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/1154 E. 2024/2916 K.

Konu: Sigortalı Başlangıç Tespiti

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/1154
Karar No
2024/2916
Karar Tarihi
Konu
Sigortalı Başlangıç Tespiti

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2437 E., 2023/2783 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 9. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/59 E., 2023/325 K. Taraflar arasındaki sigortalı başlangıç tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne dair karar verilmiştir. Kararın, davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili özetle; sigortalılık başlangıç tarihinin 21.06.1997 olarak tespitine dair karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili özetle; davada hak düşürücü sürenin söz konusu olduğunu, işe giriş bildirgesinin sigortalı konumunda çalışmanın varlığını kabul için yeterli olmadığını; davacının, bildirgede belirtilen tarihteki eylemli çalışmasının Yargıtay içtihatlarında öngörülen yönteme uygun biçimde araştırılıp kanıtlanması gerektiğini beyanla, davanın reddi gereğini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, davacının davasının kabulüne, davacının 21.06.1997 tarihli işe giriş bildirgesi ile 1045715.35 sicil numaralı ... Giyim Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. unvanlı işveren işyerinde 1 gün süre ile asgari ücret ile hizmet akdi ile çalıştığının ve bu sürenin maluliyet-yaşlılık-ölüm sigortalı prim ödeme gün sayısına dahil edilmesine, ancak 506 sayılı Kanun'un 60/G maddesi gereğince sigortalılık başlangıç tarihinin 18 yaşını ikmal ettiği 09.06.1998 olarak tespitine, karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; eylemli çalışmanın hizmet tespitine ilişkin davalarda geçerli yöntem ve kanıtlarla kanıtlanamadığını, eksik incelemeye dayanan bilirkişi raporu esas alınarak karar verildiğini beyanla, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi hükmü yerinde görülerek istinaf isteminin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Temyiz eden davalı vekili özetle, istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar etmekle birlikte kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, sigortalılık başlangıç tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 506 sayılı Kanun'un 2, 6, 79, 108 inci maddeleri. Bir kimsenin sigortalı sayılabilmesi için sigortalı işe giriş bildirgesinin varlığı yeterli olmayıp, aynı zamanda o kimsenin Yasanın belirlediği biçimde (506 sayılı Kanun'un 2 nci maddesi ve 5510 sayılı Kanun'un 4/a maddesi) eylemli olarak çalışması da koşuldur. Bu yön 506 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi ile 5510 sayılı Kanun'un 7/a maddesinde ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 1999/21-549-555, 2005/21-437-448 ve 2007/21-306-320 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır. Bu bakımdan davacının işyerinde eylemli olarak çalışıp çalışmadığının yöntemince araştırılması gerektiği ortadadır. Hizmet tespitinin bir türü olan sigortalılık başlangıç tespiti davasında, dava konusu dönem yönünden hem çalışmaların geçtiği işyerinin varlığı hem de sigortalının çalışmalarının gerçek ve sigortalı çalışma olduğunun hiçbir teredüte yol açmayacak şekilde ispatlanması gerekmektedir. Bu tür davalar yalnızca bir günlük çalışmanın tespitinden ibaret olarak görülmemeli, bir günlük çalışmanın kabulü ile saptanacak sigortalılık başlangıcının sigortalıya sağlayacağı sigortalılık süresi ile birlikte kazandıracağı haklar dikkate alınmalı ve giriş bildirgesi ile birlikte eylemli çalışmanın bulunup bulunmadığı özellikle belirlenmelidir. Bu da dava konusu çalışmaların sigortalı çalışma niteliğinde olup olmadığı, sigortalı çalışma niteliğinde ise çalışmanın varlığı yönünden dönemde bordrolu olan tanık, yoksa komşu işyeri tanığı araştırarak ifadelerinin alınması, varsa bu döneme ilişkin makbuz, fatura, defter gibi tüm kayıt ve belgelerin incelenmesi, 506 ve 5510 sayılı Yasalar ile Yargıtay’ın yerleşik içtihatları gereğidir. 3. Değerlendirme 1.Sigortalılığın kabulü ve hüküm altına alınabilmesi için mutlak koşul niteliğindeki hizmet akdinin ve eylemli çalışmanın varlığı ortaya konulmalıdır. 2.Mahkemenin yazılı hükmü, eksik inceleme ve değerlendirmeye dayalıdır. Yukarıda anılan yasal düzenleme ve açıklamalara göre inceleme konusu dava değerlendirildiğinde, dava dışı ... Giy. Tic. Ltd. Şti. ünvanlı işverenin 104571 sicil no.lu işyerinden davacı adına 21.06.1997 tarihinde işe giriş bildirgesinin verilmiş olduğu, konfeksiyon ticareti mahiyetli iş yerinin 28.12.1994-31.07.1997 tarihleri arasında kanun kapsamında olduğu , işyerinden dava konusu 1997/2. Dönem ile 3. Döneminde dönem bordrosu verilmediği,ancak 1997/1. Dönem ile 1996/1-3 arası dönemlerde dönem bordrosunun verildiği,dinlenen davacı tanıklarının işyerinden bildiriminin olmadığı yada daha sonraki tarihlerde başladığı, ancak mahkemece dinlenen tanık beyanları ile dosyadaki diğer deliller yeterli görülmek suretiyle eksik inceleme ve değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulduğu anlaşılmıştır. 3.Tüm bu açıklamalara göre Mahkemece, vergi, belediye, SGK ve emniyet aracılığıyla yapılacak araştırmayla dava konusu dönemde işyerine komşu işyerlerinde çalışan kişiler yöntemince saptanarak, re’sen bilgi ve görgülerine başvurulmalı, sigortalılık kayıtları getirtilerek beyanları denetlenmeli, dinlenen davacı tanığı ...'in hizmet döküm cetveli ile iş yerinden varsa işe giriş bildirgesi Kurumdan celbedilmeli, komşu iş yerinin saptanamaması halinde davacının çalışmasını bilebilecek kişilerin kimler olabileceği taraflardan sorularak belirlenecek kişilerin de beyanları alınmalı, böylelikle toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek davacının işyerinde çalışıp çalışmadığı hususu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak şekilde belirlenmelidir. 4.Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, yazılı şekilde karar tesisi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. Mahkemenin yazılı hükmü, eksik inceleme ve değerlendirmeye dayalıdır. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 19.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/1154, K. 2024/2916, T. 19.03.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2024-1154-e-2024-2916-k-0a100cf9d045