Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/11519 E. 2024/13501 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/11519
Karar No
2024/13501
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2024/33 E., 2024/252 K.

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen kurum işleminin iptali istemli davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı ve davalı Kurum vekilleri tarafından tarafından temyiz edilmekle, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin dava dışı sigortalı hak sahibi eşi ... 'nın resmiyette evli oldukları tarihte 17.06.2012 tarihinde vefat ettiğini, müvekkiline, hak sahibi ... ’nın yasal eşi olması nedeniyle kanuna ve usule uygun olarak aylık bağlandığını, 10.01.2019 tarihine kadar aylıklarının ödendiğini, davalı Kurum tarafından, müvekkilinin vefat eden eşi ile boşanmış olduğu gerekçesiyle aylıklarının kesildiğinin beyan edildiğini, müvekkili ile ... eşi hakkında 17.06.2012 tarihinde kesinleşmiş bir boşanma ve nüfus kayıtlarına işlenmiş bir boşanma hükmünün bulunmadığını, müvekkili ile eşi ... ’nın Adana 6. Aile Mahkemesinin 2011/890 Esas, 2012/347 Karar ilamı ile 06.03.2014 tarihinde kesinleşmiş kararı ile boşandıklarını, dava dışı ... ’nın 17.06.2012 tarihinde vefat ettiğinin kayıtlarla sabit olduğunu, müvekkili ile hak sahibi ... 'nın vefat tarihinde evli olduklarını, bu bağlamda dul aylığı bağlanmasının hukukun ve yasanın gereği olduğunu, davalı SGK Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğü, Bağımsız ve Hizmet Akdiyle Çalışanlar Emeklilik Daire Başkanlığı’nın 10.01.2019 tarihli ve ... sayılı müvekkilinin aylıktan kesildiğine dair işleminin usul ve kanuna aykırı olduğunu iddia ederek müvekkilinin usul ve yasaya aykırı olarak davalı Kurum tarafından 10.01.2019 tarihli yazısı yapılan aylık kesme işleminin iptaline, aylığın kesildiği tarih olan 10.01.2019 tarihinden itibaren davacıya ödenmesi gereken dul aylıklarının mahkeme kararı kesinleşinceye kadar tahakkuk ettikleri her aydan itibaren işleyecek yasal faiziyle hesap edilerek ödenmesine, şimdilik 5.000 TL için hüküm kurulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacıya ait Kurum kayıtlarının tetkiki ile Kurum tarafından gönderilen görüş yazışma göre, ... ’nın 17.06.2012 tarihinde vefat etmesi nedeniyle eşi olan davacıya 3/... tahsis numarası ile ölüm aylığı bağlandığını, ... ... ’nın vefatından önce davacı ile aralarında boşanma davası açıldığı ve Adana 6. Aile Mahkemesinin 08.05.2012 tarih, 2011/890 E., 2012/347 K. sayılı karan ile boşandıkları ayrıca Adana 6. Aile Mahkemesinin 26.09.2013 tarih, 2011/890 E.. 2012/349 K. sayılı kararı ile davacının mirasçı olamayacağının hükme bağlandığını, müvekkili Kurum tarafından davacının aylıkları kesilerek yersiz ödenen 01.07.2012-30.10.2018 süresine ilişkin 97.750,86 TL borç kaydı yapıldığını, müvekkili Kurumun yapmış olduğu işlemlerde hiçbir hukuka aykırılığın bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini beyan etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesi kararında özetle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur. 2.Dairece özetle, “...eldeki davada, davalı Kurum tarafından, dava dışı muris ... ’nın 17.06.2012 tarihinde vefat etmesi nedeniyle eşi olan davacıya 3/... tahsis numarası ile ölüm aylığı bağlandığı, Adana 6. Aile Mahkemesinin 08.05.2012 tarihli kararıyla (Esas No: 2011/890, Karar No: 2012/347), davacı ... ile ...’nın boşanmasına karar verildiği ve yine Adana 6. Aile Mahkemesinin 26.09.2013 tarihli kararıyla (Esas No: 2011/890, Karar No: 2012/347), ... ’nın akciğer kanseri olup bakıma muhtaç olduğu dönemde davacı ...’nın müşterek evden ayrıldığı, eşinin yanında olmadığı ve bu şekilde kusurlu olduğunun ve mirasçı olamayacağının tespitine dair verilen kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 23.01.2014 tarihli ve 2013/26553- 2014/1275 sayılı kararı ile onanmasına karar verilmiş olup, onama ilamının 06.03.2014 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır. Davalı Kurumun 10.01.2019 tarihli ve ... sayılı yazısında; davacıya, Adana Aile Mahkemesinin 2012/347 sayılı kararı ile ... sicil numaralı ... eşi ... 'dan boşandığının tespit edildiği gerekçesiyle aylıklarının söz konusu Mahkeme kararına istinaden iptal edildiği, 97.750,86 TL asıl borç, 26.09.2019 tarihi itibariyle 32.473,87 TL faiz olmak üzere 130.224,73 TL borç tahakkuk ettirildiği bildirilmekle, somut uyuşmazlığa konu Kurum işleminin davacıya 01.07.2012-30.10.2018 döneminde bağlanan aylıkların iptali ile yersiz ödenen aylıkların geri alınmasına ilişkin olduğu, buna karşılık davacının talebinin Kurum işleminin iptali ile aylığının bağlanması istemine ilişkin olduğu açıktır. Mahkemece, davacıya dul aylığının bağlandığı 17.06.2012 tarihinde, davacı ile ... eşi arasında kesinleşmiş bir boşanma kararının olmaması nedeniyle 5510 sayılı Kanun'un 35. maddesi uyarınca ölüm tarihi olan 17.06.2012 tarihini takip eden ay başından itibaren davacıya dul aylığının bağlanması gerekse de boşanma kararının ve davacının kusurlu olması nedeniyle mirasçı olamayacağına dair İlk Derece Mahkemesi kararının, Yargıtay tarafından onanması ve bu kararların 06.03.2014 tarihinde kesinleşmesi nedeniyle, davacının 06.03.2014 tarihini takip eden ödeme dönemi başından itibaren dul aylığının kesilmesi gerektiği, davacının 17.06.2012-06.03.2014 tarihleri arasında dul aylığına hak kazandığı, davalı Kurum tarafından bu döneme ilişkin ödenen aylık tutarının davacıdan tahsilinin yerinde olmadığı gerekçede belirtilmesine rağmen davanın reddine karar verilerek, gerekçe ile çelişki yaratacak şekilde hüküm kurulması bozma nedenidir.” gerekçesi ile İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla özetle; “ Davanın kısmen kabulü ile; 1- Davacının 17.06.2012-06.03.2014 tarihleri arasında dul aylığına hak kazandığının tespiti ile bu döneme ilişkin aylıkların davacıdan tahsiline ilişkin kurum işleminin iptaline, 2- 06.03.2014 tarihini takip eden ödeme dönemi başından itibaren davacının dul aylığının kesilmesi işleminin yerinde olduğunun tespitine, ” dair karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı Kurum vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili dilekçesinde özetle; Mahkemece verilen kararın bozulmasını talep etmiştir. 2.Davalı Kurum vekili dilekçesinde özetle; Mahkemece verilen kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacının mütevaffa eşinden dolayı almış olduğu aylıktan kesme işleminin iptaline, aylığın kesildiği tarihten itibaren ödenmesi gereken dul aylıklarının Mahkeme kararı kesinleşinceye kadar tahakkuk ettikleri her aydan itibaren işleyecek yasal faiziyle hesap edilerek ödenmesine karar verilmesi istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369. maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371. maddeleri. 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR Açıklanan sebeple; Davacı ve davalı Kurum vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 19.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/11519, K. 2024/13501, T. 19.12.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2024-11519-e-2024-13501-k-e447187ce0b1