Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/11322 E. 2024/13831 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/11322
- Karar No
- 2024/13831
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2260 E., 2024/1973 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Denizli 4. İş Mahkemesi SAYISI : 2024/25 E., 2024/110 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 01.08.2010 tarihinde polis memuru olarak Hakkari ilinde göreve başladığını, daha sonra Denizli Cumhuriyet Başsavcılığı bünyesinde, merhum Cumhuriyet Başsavcısı ... ...'in koruma polisi olarak görevlendirildiğini, 10.05.2017 günü saat 08:30 sıralarında müvekkilinin de içinde yolcu olarak bulunduğu Denizli Cumhuriyet Başsavcılığı'na ait ... plakalı makam aracı ile ... isimli kişinin sevk ve kontrolündeki ... plakalı damperli kamyonun çarpışması neticesinde trafik kazası meydana geldiğini, kaza sonucunda araçta bulunan davacının yaralandığını, sağlık durumunun bozulduğunu, bunun devamında ise müvekkilinin yaşadığı travma sonucunda mesleğini fiziken ve ruhen icra edemez duruma geldiğini, psikiyatrik tedaviye başladığını, hakkında "travma sonrası stres bozukluğu", "depresif nöbet", "anksiyete bozukluğu" tanıları konulduğunu, müvekkilinin kaza sonrasında kazanın etkisinde kalması nedeniyle psikolojisinin bozulduğunu ve müvekkilinin sık sık nöbetler geçirdiğini, 13.05.2019 tarihli sağlık raporuyla, davacının tanısının travma sonrası stres bozukluğu olduğu, Emniyet Teşkilatı Sağlık Şartları Yönetmeliği Ek-3-11'e göre 'D' diliminde yer alması gerektiği, aktif silahlı görev yapmasının uygun olmadığının belirtildiğini, böylece davacının polis memuru unvanıyla değil veri hazırlama ve kontrol işletmeni unvanıyla geri hizmette bulunmasına karar verildiğini, kazanın üzerinden geçen 4 yılı aşkın süreye rağmen müvekkilinde herhangi bir iyileşme olmadığı gibi davacının kullandığı ilaçlarda da herhangi bir değişiklik olmadığını, davacının davalı Kuruma gönderilmek üzere Emniyet Genel Müdürlüğüne verdiği 16.12.2019 tarihli dilekçesiyle maluliyet durumunun 2330 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilmesini talep ettiğini, ancak SGK Kamu Görevlileri Emeklilik Daire Başkanlığının 27.01.2020 tarihli ve E.1508124 sayılı yazısıyla, maluliyetinin 2330 sayılı Kanun maddesinde sayılan görevlerin sebep ve tesiri sonucu meydana gelmemesi nedeniyle anılan kanun kapsamında kabul edilmesine imkan bulunmadığı gerekçesiyle talebinin hukuka aykırı olarak reddedildiğini, dava konusu olay tarihinde davacıya Denizli Emniyet Müdürlüğü tarafından Denizli Cumhuriyet Başsavcısı'nın güvenliğini sağlama görevinin verildiğini, buna göre davacının yaralanma olayının ceza ve tutukevlerinin iç ve dış güvenliğinin sağlanmasından sorumlu olan personele koruma görevi yaptığı esnada gerçekleşmesi ve Denizli Cumhuriyet Başsavcısı'nın güvenliğini sağlama görevini ifa etmesi sebebiyle 2330 sayılı Kanun kapsamında vazife malüllüğü hükümlerinden yararlanabileceğini, 2330 sayılı Kanun kapsamında vazife malüllüğü hükümlerinden yararlanabilmek için aranan bir diğer şartın ise malülliyetin kanun maddesinde sayılan görevlerden kaynaklanması olduğunu, davacının 2330 sayılı Kanun kapsamında vazife malüllüğü hükümlerinden yararlandırılması gerekirken, aksi yönde tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığını beyanla; 27.01.2020 tarihli ve E.1508124 sayılı işlemin iptaline, kaza tarihi olan 10.05.2017 tarihinden itibaren davacının vazife malülü sayılmasına ve maluliyet maaşının 2330 sayılı Kanun uyarınca ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davanın haksız ve mesnetten yoksun bir dava olup, reddi gerektiğini, Denizli İl Emniyet Müdürlüğü kadrosunda polis memuru olarak görev yapmakta iken malul olduğuna, Emniyet Teşkilatı Sağlık Şartları Yönetmeliğinin 17 nci maddesi kapsamında vazife malulü olarak çalışabileceğine, idari polis olarak çalışamayacağına karar verilmesi nedeniyle sınıf değiştirerek veri hazırlama ve kontrol işletmeni kadrosunda genel idare hizmetleri sınıfında görevine devam eden ve hakkında 5510 sayılı Kanunun 47 nci maddesi kapsamında vazife malullüğü hükümlerinin uygulandığını, bu defa, Emniyet Genel Müdürlüğünün 25.12.2019 tarihli yazısının ekinde, ilgilinin hakkında 2330 sayılı Kanun kapsamında vazife malullüğü hükümlerinin uygulanması talebiyle yapmış olduğu 16.12.2019 tarihli başvuruya ilişkin dilekçesiyle bazı bilgi ve belgelerin gönderilerek ilgilinin talebi doğrultusunda durumunun incelenmesinin talep edilmesi üzerine, Emniyet Genel Müdürlüğüne hitaben yazılan 27.01.2020 tarihli yazı ile ilgili hakkında 2330 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanmasına imkan bulunmadığının bildirildiğini, aynı yazı ile davacıya da bilgi verildiğini, davacının yaralanması olayının, maddede tanımlandığı üzere iç güvenlik ve asayişin korunması veya kaçakçılığın men, takip ve tahkiki konularında veya 6353 sayılı Kanunla 2330 sayılı Kanun kapsamına alınan trafik ve yol güvenliğini veya tutuklu ve hükümlülerin sevk ve nakillerini sağlamakla görevli olduğu esnada ve bu görevlerin sebep ve tesiri sonucu gerçekleşmediğinden ilgilinin vazife malullüğünün 2330 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilmemesi hususunda Kurumca yapılan işlemlerde herhangi bir yanlışlık bulunmadığını, davanın haksız ve mesnetten yoksun olduğunu, bu dava konusunda davalı Kurumun kayıtları esas olup, davacının bunun aksini ancak aynı değerdeki yazılı belgelerle ispatlayabileceğini belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile 1- ... Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğü Kamu Görevlileri Emeklilik Daire Başkanlığı'nın 27.01.2020 tarihli ve 1.508.124 sayılı yazısıyla tesis edilen Kurum işleminin iptaline, 2- 2330 sayılı Kanun uyarınca davacının yaralanmasıyla sonuçlanan trafik kazasının gerçekleştiği 10.05.2017 tarihinden itibaren vazife malulü sayılmasına ve davacıya maluliyet maaşı bağlanmasına karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili; İlk Derece Mahkemesi kararını kabul etmediklerini, davanın idari yargıda açılması gerektiğini ayrıca davaya bakmakla görevli Mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu bu nedenle davanın reddi gerektiğini, Mahkemece eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak karar verildiğini, Kurum işleminin mevzuata uygun olduğunu beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 10.05.2017 tarihinde meydana gelen kazada 2330 sayılı Kanun kapsamında vazife malulü olduğunun tespiti istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.