Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/11075 E. 2024/13187 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/11075
Karar No
2024/13187
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1114 E., 2024/881 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Nevşehir 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2021/92 E., 2022/187 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili asıl dava dilekçesinde özetle; davalı ...'in 10.01.2010 tarihinde 63754053 Emekli Sandığı sicil numaralı Kurum sigortalısı ...’in trafik kazası sonucu ölümüne sebebiyet verdiğini, davalılarının kusurlu olduğunu, ölüm olayının 5434 sayılı Kanun'un 129 uncu maddesi kapsamında olduğunu, sigortalının hak sahiplerine peşin sermaye değerli aylık gelir bağlandığını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla bağlanan aylığın peşin sermaye değerinin şimdilik 20.000,00 TL.'sinin tahsilini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili birleşen dava dilekçesinde özetle; aynı taleplerinin davalı ...'den tahsilini istemiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 2016/3189 Esas 2017/2648 Karar sayılı ilamında, "... somut olayda, Emekli Sandığının iştirakçisinin uğradığı zarar nedeniyle zarar verenlere yönelttiği davanın destekten yoksun kalma tazminatı davası niteliğinde bulunduğu, bu dava sonucu tazminat alınırsa ne kadarının rücu hakkı kapsamında Sandık tarafından alınacağının 5434 sayılı Kanun'un 129 uncu maddesinin 2 nci fıkrasında öngörülmesi karşısında; Mahkemece öncelikle hak sahipleri tarafından açılmış bir dava bulunup bulunmadığı araştırılması, açılmışsa Kurumca müstakil dava açılamayacağının gözetilmesi ve yukarıda belirtilen hukuki ve fiili değerlendirmeler ışığında değerlendirme yapılması gerekirken eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme neticesi karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir." şeklinde belirtilmiş olup somut olayda; ... Kurum sigortalısı ... Halef 5434 sayılı Kanun'a tabii olduğu, yukarıda belirtilen Yargıtay ilamında da bahsedildiği üzere 5434 sayılı Kanun'un 129 uncu maddesi uyarınca hak sahipleri tarafından açılmış bir dava bulunup bulunmadığı hususu araştırılmış, hak sahipleri tarafından Gümüşhane Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/558 Esas sayılı dosyasında dava açıldığı ve bu durumda davacı Kurum tarafından müstakil dava açılamayacağı anlaşıldığından asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf isteminin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı Kurum vekili, davalıların kusurları açıkken davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık rücuan tazminat istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Dosya kapsamı incelendiğinde, davanın yasal dayanaklarından olan 5434 sayılı Kanun'un 129 uncu maddesi ile hak sahipleri tarafından açılan dava ile tüm dosya kapsamı dikkate alındığında kararın yerinde olduğu anlaşılmıştır. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/11075, K. 2024/13187, T. 18.12.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2024-11075-e-2024-13187-k-5227c5d18606