Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/10960 E. 2025/12623 K. – Hizmet Tespit
Konu: Hizmet Tespiti İstemine İlişkin
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/10960
- Karar No
- 2025/12623
- Karar Tarihi
- Konu
- Hizmet Tespiti İstemine İlişkin
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2024/21 E., 2024/327 K. Taraflar arasındaki hizmet tespiti istemine ilişkin davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmiş ve Dairemizin 12.12.2022 tarihli ve 2022/13648 Esas, 2022/15771 Karar sayılı kararı ile bozulmuştur. Dairemiz bozma kararına İlk Derece Mahkemesince direnilmesi üzerine karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle 6100 sayılı Hukuk Mahkemeleri Kanunu’nun 373. maddesinin beşinci fıkrası gereğince Dairemizce yapılan incelemede; Dairemizin 12.12.2022 tarihli ve 2022/13648 Esas, 2022/15771 Karar sayılı kararına karşı direnilmiş ise de Kanun'un, “506 sayılı Kanun'a ilişkin geçiş hükümleri” başlıklı geçici madde 6/sonda ise “Sosyal güvenlik sözleşmesi imzalanmamış ülkelerde iş üstlenen işverenlerce çalıştırılmak üzere bu ülkelere götürülen Türk işçilerinden, bu Kanun'un yürürlük tarihinden önce sadece malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tabi topluluk sigortasına devam edenler ile isteğe bağlı sigortalı olarak söz konusu ülkelere götürülmüş olan sigortalıların, bu Kanun'un 5. maddesinin (g) bendi kapsamında sigortalılıkları bu Kanunun yürürlük tarihinden itibaren üç ay içerisinde işverenlerince sağlanır ve buna ilişkin yükümlülükler yerine getirilir” denilmiştir. Davanın yasal dayanaklarından olan 5510 sayılı Kanun'un 10. maddesi kapsamında sigortalı sayılabilmek için, Türkiye Cumhuriyeti ile yabancı ülke arasında sosyal güvenlik sözleşmesi düzenlenmemiş olması, Türk işverenin iş merkezinin Türkiye’de bulunması, gerçek veya tüzel kişi Türk işverenin Türkiye’de iş yapmak koşulu aranmaksızın Türkiye’de tescil edilmiş ya da tescil edilebilir nitelikte işyerinin olması, Türk işveren ile Türk işçi arasında yabancı ülkede yerine getirilecek iş görme edimine ilişkin bireysel iş sözleşmesinin Türkiye’de yapılması, Türk işçinin işbu yazılı veya sözlü hizmet sözleşmesinin Türk işçiye yüklediği iş görme ediminin yerine getirilmesi gereği olarak yurt dışında yaşamasının sürekli olmayıp geçici nitelik taşıması gerekmektedir. Maddede “geçici görev” kavramı bakımından herhangi bir süre sınırlaması öngörülmediğinden, görevin geçici mi yoksa sürekli mi olduğunun belirlenmesinde her somut olayın özelliği, bu yönde hizmet akdinin sigortalıya yüklediği iş görme ediminin niteliği, iş süresini belirlemeye ilişkin iş hayatının olağan akışı ve sosyal güvenlik hukuku ilkeleri gözetilecektir. Ancak, işverenin baştan beri yurt dışında faaliyet göstermesi halinde, bu işveren yanında işe başlanması ve orada çalışılması, Türkiye’de tescilli işyerinde faaliyet yürütmekte olan işverenin yurt dışında ayrı işyeri açması ve sigortalının Türkiye’deki işyerinde herhangi bir çalışması, bu işyerinden görevlendirmesi söz konusu olmaksızın, doğrudan yurt dışındaki işyerinde çalışması, geçici görevle yurt dışına gönderilme niteliğinde değerlendirilemez. Diğer bir deyişle, geçici olarak götürülmeyip yurt dışında o ülkenin mevzuatına göre kurulmuş ve faaliyet gösteren, Türkiye'de işyeri bulunmayan işverenler yanında, doğrudan yurt dışındaki iş nedeniyle işe alınan Türk işçilerin o ülke mevzuatına tabi olacakları, 5510 sayılı Kanun'un 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı sayılamayacakları anlaşılmaktadır. Somut olayda; davacı ile davalı işveren arasında 26.02.1997 ile 26.03.2004 tarihleri arasında geçerli belirli süreli iş sözleşmeleri imzalandığı ve davacının çalışmalarının Kuruma topluluk sigortası kapsamında bildirdiği; davacının, 01.06.20004 - 31.05.2009 tarihleri arasında isteğe bağlı sigortalılığı bulunduğu anlaşılmaktadır. Davacının, 29.02.2004 tarihi öncesindeki bildirimlerinin prime esas kazancının, anılan tarih sonrasında ise hizmet akdine dayalı zorunlu sigortalı olduğunun tespitine karar verilmesine ilişkin talebi Mahkemece reddedilmiş ise de; yapılan araştırma hüküm kurmaya yeterli değildir. Mahkemece; özellikle - süresinde bildirilip uyuşmazlık konusu olmayan dönemler dışındaki - talebe konu süreler yönünden, yapılan açıklamalar çerçevesinde davacının, davalı yanında işe girerek yurtdışına geçici görevle gönderilmesine ilişkin delillerin araştırılması ve 5510 sayılı Kanun'un 4/1-(a) maddesi kapsamında sigortalı olup olamayacağı, davalı şirketin var ise yabancı ülkede üstlendiği işin niteliği ile görevdeki geçiciliğe ilişkin koşullar yukarıda anlatılan çerçevede yöntemince araştırılmalı ve 5510 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesi kapsamında geçici görevle gönderilme olgusu irdelenip karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde direnme kararı verilmesi yerinde görülmediğinden ve Dairemiz kararının usul ve kanuna uygun olduğu anlaşıldığından dosyanın temyiz incelemesi için Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir. KARAR Açıklanan sebeple; Dosyanın YARGITAY HUKUK GENEL KURULUNA GÖNDERİLMESİNE, 29.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.