Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/10639 E. 2024/13542 K. – Tarım Bağ-Kur
Konu: Tarım Bağ-Kur Sigortalılığının Tespiti
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/10639
- Karar No
- 2024/13542
- Karar Tarihi
- Konu
- Tarım Bağ-Kur Sigortalılığının Tespiti
MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/2417 E., 2024/1188 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Afyonkarahisar 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2018/256 E., 2021/439 K. Taraflar arasındaki Tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir. Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 1975 yılından beri geçimini çiftçilik ve hayvancılık yaparak sağladığını, 1994 yılından itibaren Toprak Mahsulleri Ofisi tarafından teslim edilen haşhaş kapsüllerinden dolayı Bağ-Kur prim kesintisi yapıldığını, müvekkilinin her yıl haşhaş kapsulü teslim etmesine rağmen Tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespiti için açılan ilk davada Mahkemeye sadece iki yıllık kayıtların gelmesi nedeniyle Mahkemece sadece bu kayıtlar esas alınarak 01.08.1995-31.12.1995 ile 01.10.2003-31.12.2003 tarihleri arasında sigortalılığının kabul edildiğini, diğer belgelerin TMO’dan temin edilmesiyle 1994 yılından itibaren sigortalılık tescili ve yapılandırma talebi için 04.07.2018 tarihinde Kuruma tekrar başvurduğunu, talebinin reddedildiğini belirterek ilk prim kesintisini takip eden aybaşından bugüne kadar Mahkemece tespit edilen ve SGK tarafından kabul edilen kısımlar haricinde Tarım Bağ-Kur 4/b sigortalılığının tespit ve tescili ile 31.07.2018 tarihinde sona erecek olan yapılandırmadan faydalandırılması gerektiğinin tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II.CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; 1479 sayılı Kanun'un geçici 18 inci maddesi uyarınca, sigortalılara yasal süreleri içerisinde Kuruma yazılı olarak başvurmak ve vergi mükellefiyetlerini, oda üyeliklerini belgelendirmek sureti ile geçmişe dönük hizmetlerini kazanma imkanı verilmiş olsa da zaman zaman getirilen ilgili hükümlerden yararlanmayan ve dava konusu dönem içerisinde herhangi bir prim ödemesi bulunmayan sigortalının 1994 tarihinden itibaren vergi mükellefi olduğu beyanıyla 1479 veya 5510 sayılı Kanun'lar uyarınca geçmişe dönük sigortalılık tescilinin mümkün olmadığını, bu kapsamda davacının 415 gün SSK Hizmeti ve 744 gün Bağ-Kur hizmeti bulunduğu gerekçesi ile talebinin reddedildiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesi tarafından; davanın kısmen kabulü kısmen reddi ile 01.09.1994-01.08.1995, 01.01.1996-01.10.2003, 01.01.2004-25.05.2011 tarihleri arasında Tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespiti talebinin 2011/727 Esas 2012/347 Karar sayılı karar ile talep reddedildiğinden kesin hüküm dolayısıyla bu tarihler arasındaki sigortalılığının tespiti yönünden davanın reddine, 01.09.2012-31.12.2017 tarihleri arasında davacının 2926 sayılı Kanun kapsamında Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine, davacının 7143 sayılı Kanun kapsamında yapılandırma talebinin reddine ilişkin kurum işleminin iptaline karar verilmiştir. IV.İSTİNAF A.İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf yoluna başvurmuştur. B.İstinaf Sebepleri: Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; Kurum işlemlerinin yasal mevzuata uygun ve yerinde olduğunu, eksik inceleme ile yanılgılı değerlendirme ile karar verildiğini belirterek, kararın kaldırılarak davanın reddine dair karar verilmesini talep etmiştir. C.Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının 25.06.2008 tarihi itibari ile Ziraat Odası kaydının bulunduğu, kesinleşmiş karar ile tescil bakımından herhangi bir engeli olmayan davacının 1995 ve 2003 yılları haricinde 2004/09-2006/10 yılları haricinde 2012/09-2017/10 tarihleri arasında kalan dönemde her yıl olacak şekilde tevkifatlarının bulunduğu, tarımsal faaliyetin tespiti bakımından, davacının 4 büyükbaş hayvanının bulunduğu, hizmet döküm cetvelinde 506 sayılı Kanun kapsamında tevkifat yıllarında geçen çalışmasının bulunmadığı, bu kapsamda tespite engel bir halinde mevcut olmadığı, dinlenen tanıkların alınan beyanlarında ise, davacının 1990'lı yıllardan bu yana aralıksız olarak tarım işi ile iştigal ettikleri, emniyet araştırmasında davacının kendi adına kayıtlı tapulu arazisinde fasulye, arpa, buğday ve haşhaş ektiğinin belirtildiği, yapılandırma bakımından dava tarihi itibari ile yürürlükte olan 7143 sayılı Kanun'dan faydalanma hakkının 31.07.2018 tarihinde son bulduğunun anlaşılması karşısında istinaf yoluna başvuran Kurum vekilinin dilekçesinde yer verdiği soyut düzeydeki itirazların, sıralanan gerekçeler ışığında yerinde olmadığı; ayrıca, kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından; istinaf edenin sıfatı da dikkate alınarak, Kurum vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili tamyiz dilekçesinde özetle; Kurum işleminin usul ve yasaya uygun olduğunu beyanla temyiz isteminde bulunmuştur. C.Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, aksi Kurum işleminin iptali ile ilk kez prim kesintisi yapıldığı tarihten dava tarihi olan 27.07.2018 tarihleri arasında kalan dönemde davalı Kurumca kabul edilen sigortalılık süresi haricinde 2926 sayılı Kanun kapsamında sigortalılık sürelerinin tespiti ve bu tespit nedeniyle ... prim borçlarının 7143 sayılı Kanun hükümleri ile yapılandırılması hakkından faydalandırılması gerektiğinin tespiti istemine ilişkindir. 2.İlgili Hukuk Davanın yasal dayanağı, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun geçici 7 inci maddesi delaletiyle mülga 2926 sayılı Kanun'un 2, 3, 6, 9 ve 10 uncu maddeleridir. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 19.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.