Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/10484 E. 2026/977 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/10484
Karar No
2026/977
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/124 E., 2022/2663 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bodrum 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2016/80 E., 2020/520 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı fer'i müdahil Kurum ve davalı ... Tic...Ltd. Şti. vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili, müvekkilinin aralarında alt işveren üst işveren ilişkisi bulunan şirketlerden alt işveren .... Şti.’ye ait ... isimli gemide 21.09.2011-15.12.2015 tarihleri arasında çalıştığını, bu çalışmasının 21.09.2011-01.03.2012 süresinin Kuruma bildirilmediğini, 01.03.2012-15.12.2015 süresi prime esas kazançlarının da eksik bildirildiğini, müvekkilinin; 21.09.2011-01.03.2012 süresinde ücretinin 2.000,00.-TL, 01.04.2012-01.04.2013 süresinde 2.500,00.-TL, 01.04.2013-01.04.2014 süresinde 3.500,00.-TL, 01.04.2015-15.12.2015 süresinde 4.500,00.-TL olduğunu beyanla, müvekkilinin 21.09.2011-15.12.2015 tarihleri arasındaki çalışmalarının ve 01.03.2012-15.12.2015 süresine ait prime esas ücretinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP 1. Davalı .... Şti. vekili, yabancı bayraklı gemilerin ülkemizde kurulu işyeri niteliğini haiz olmadıklarından işyerlerinde çalışanlar bakımından gerek 4857 sayılı Kanun ve gerekse Deniz İş Kanunu hükümlerinin uygulanma olanağının olmadığını, bu nedenle müvekkili şirkete ait ... ... adlı geminin Türk Hukuku çerçevesinde işveren sayılabilme imkânı olmadığınından müvekkili şirketin taraf ehliyeti olmadığını, bu nedenle davanın müvekkili şirket yönünden reddi gerektiğini, davacının işvereninin diğer davalı ... ve ...San. ve .... Şti. olduğunu, müvekkili şirket ile diğer davalı arasında akdedilen ...Sözleşmesi uyarınca müvekkilinin ödenmeyen sigorta primlerinden dolayı sorumluluğunun bulunmadığını beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

2.Davalı ... ... ve ...San. .... Şti. vekili, müvekkili şirket ile davalı ....Şti. arasında alt işveren üst işveren ilişkisi bulunmadığını, müvekkili şirket ile diğer davalı arasında akdedilen sözleşmenin konusunun .... Şti.’nin sahibi olduğu ... adlı gemide her türlü gemicilik hizmetlerinin yüklenici sıfatı ile müvekkili şirket ve müvekkili şirketin istihdam ettiği elemanlar vasıtası ile yapılması olduğunu, bu nedenle alt işveren üst işveren ilişkisi olmadığını, davacı tarafın iddia ettiği hizmet tarihleri ile ücret miktarlarını kabul etmediklerini beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

3. Fer'i müdahil Kurum vekili, davacının birden fazla işyeri hakkında dava açamayacağını, bu nedenle davaların ayrılması gerektiğini, davacının tescilinin ilk olarak 01.03.2012 tarihinde dava dışı ... İşyeri .... San. ve .... Şti. ünvanlı ... no.lu “dekorasyon tadilat tesisat” işyeri tarafından yapıldığını ve davalı .... Şti. ile bağlantısı bulunmadığını, davacının davalı ... sicil no.lu ... Dış Tic.ve ...San. .... Şti. ünvanlı işyerinde 11.06.2012-22.01.2016 tarihleri arasında çalışmasının bulunduğunun tespit edildiğini, bu tür davaların kamu düzenini ilgilendiren davalar olduğunu ve bu nedenle iddianın resmi ve yazılı belgeler ile ispatlanması gerektiğini beyanla, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne, davalı .... Şti. yönünden husumet yokluğu nedeni ile davanın reddine, 21.09.2011-28.02.2012 tarihleri arasında .... Şti’ye ait yabancı bayraklı ... adlı yatta davalılardan ... ... ve ...San. .... Şti.’ye ait tescilsiz işyerinde bu şirketin işçisi olarak 2.000,00.-TL ücret ile 160 gün çalıştığı anlaşıldığından, bu çalışmasının yabancı bayraklı gemide geçmesi sebebi ile 5510 sayılı Kanunu'nun 5/g maddesi kapsamında İsteğe Bağlı Sigortalı sayılması gerektiği, davacının bu hizmetleri için her zaman borçlanma hakkının olduğunun tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine, davacının 01.03.2012-15.12.2015 tarihlerinde sigorta primlerinin eksik yatırıldığı gerekçesiyle tamamlanması talebinin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı, fer'i müdahil Kurum ve davalı ... Tic...Ltd. Şti. vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı, fer'i müdahil Kurum ve davalı ... Tic...Ltd. Şti. vekillerinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davalı ... ve .... San. .... Şti. vekili, verilen kararın hukuka aykırı olduğunu, dosya içeriğinden de anlaşılacağı üzere davacının sigortada gösterilmeyen herhangi bir ek çalışmasının mevcut olmadığını, hükme ve bilirkişi raporuna mesnet alınan tanık beyanlarının hiçbirinin anılan teknede davacı ile aynı anda çalışmadığını beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.

2. Fer'i müdahil Kurum vekili, davacının talebinin 5510 sayılı Yasa'nın 4/a maddesi gereği hizmet tespiti olduğunu, Mahkemece bu talep kabul görmediğine göre, 5510 sayılı Yasa 5/g maddesi gereği isteğe bağlı sigortalı sayılması gerektiğini, davacının bu hizmetleri için her zaman borçlanma hakkının olduğunun tespitine şeklinde karar ile “kısmen kabul” karar verilemeyeceğini, hüküm tesis edilirken sadece yetersiz tanık anlatımına ve bu tanık anlatımını dayanak alan yetersiz bilirkişi raporuna itibar edildiğini beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosyadaki yazılara, bilgi ve belgelere göre temyiz eden davalı ... ...Ltd.Şti. ile fer'i müdahil Kurumun sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmesi gerekmektedir. 1. Uyuşmazlık, 5510 sayılı Kanun'un 86. maddesine dayalı hizmet ve prime esas kazanç tespiti istemine ilişkindir. Davacı gemi adamı olarak çalıştığı yatta, 01.03.2012 tarihi öncesi çalışmalarının bildirilmediğini, sonrası dönemde ise sigorta primine esas kazançlarının eksik bildirildiğini belirterek iş bu eldeki davayı açmıştır. Bu tür sigortalı hizmetlerin tespitine dair davalar, kamu düzenine ilişkin olup; özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi zorunludur.

2. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 4. maddesinde madde kapsamında olmayan işçiler arasında, deniz taşıma işlerinde çalışanlar sayılmıştır. Deniz taşıma işinin Deniz İş Kanunu kapsamına alındığı sabittir. Ancak deniz taşıma işleri, İş Kanunu’nun kapsamı dışında bırakılmasına rağmen; belirli bazı deniz taşıma işleri hakkında İş Kanunu’nun uygulanacağı da aynı maddede açıkça öngörülmüştür. Buna göre “kıyılarda veya liman ve iskelelerde gemilerden karaya ve karadan gemilere yapılan yükleme ve boşaltma işleri” İş Kanunu kapsamına alınmıştır.

3. Keza turistik maksatla faaliyet gösteren yatta çalışma deniz taşıma işi olmadığından, çalışan hakkında 4857 sayılı İş Kanunu hükümleri uygulanacaktır (Y. 9. HD. 28.04.2009 gün ve 2009/6543 E, 2009/12102 K.). Yat tanımına 4490 sayılı ... Gemi Sicili Kanunu’nun 2.b maddesinde yer verilmiştir. Hükme göre yat, “Yat tipinde inşa edilmiş, gezi ve spor amacıyla yararlanılan, taşıyacakları yatçı sayısı otuz altıyı geçmeyen, yük ve yolcu gemisi niteliğinde olmayan, turizm şirketi envanterlerinde kayıtlı ve tonilato belgelerinde "Ticari Yat" olarak belirtilen deniz araçlarını” ifade eder. Yargıtay’ın deniz taşıma işi yapmadıklarını ve dolayısı ile çalışanın Deniz İş Kanunu’na tabi olmadığı turistik amaçlı yat, bu kanunda ifade edilendir(Y. 9. HD. 28.01.2013 gün ve 2010/38298 E, 2013/3161 K. ve aynı doğrultuda 9. HD. 18.11.2013 gün ve 2011/35563 E, 2013/29504 K). 4. Dosya içeriğine göre davacı sigortalı, gerek kayıt dışı çalıştığı ve Mahkemece yabancı bayraklı gemide geçmesi sebebi ile 5510 sayılı Kanun'un 5/g maddesi kapsamında isteğe bağlı sigortalı sayılması gerektiğine ilişkin hizmeti ile gerekse daha sonra kayden 4/a kapsamında bildirilen davalı ... Şirketi tarafından bildirilen sigortalılığı, yat niteliğinde olan gemide geçmiştir. Yat niteliğinde deniz taşıma işi yapmayan gemide geçen hizmet, Deniz İş Kanunu kapsamında olmadığı ve davacının 4857 sayılı İş Kanunu kapsamında çalıştığı sabittir. Geminin yabancı bayraklı olması, işin yurt dışında geçtiği sonucunu doğurmaz. Davacının işvereni, ... göre kurulmuş ve işyeri sicil numarası almış bir işyeridir. Kısaca davacı, tespite konu dönem yönünden uzun vadeli sigorta kollarına tabi olup, sigortalılığın kısa vadeli kabul edilip, ayrıca istem olmadığı halde uyuşmazlık konusu olayda uygulama yeri bulunmayan 3201 sayılı Kanun kapsamında uzun vade sigorta kapsamında borçlanabileceğinin tespitine karar verilmesi ayrıca isabetli görülmemiştir. O halde İlk Derece Mahkemesince yukarıda belirtilen maddi ve hukuki olgular birlikte değerlendirilip varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/10484, K. 2026/977, T. 09.02.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2024-10484-e-2026-977-k-28fde7ff4152