Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/9988 E. 2023/13595 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/9988
- Karar No
- 2023/13595
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2020/136 E., 2023/180 K. KARAR : Kısmen Kabul Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen rücuan tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulü ile incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1.Davacı Kurum vekili dava dilekçesinde, 27.10.2005 tarihinde müvekkil Kurum sigortalısı ...'ın, davalı şirkette çalışmakta iken iş kazası geçirdiğini ve vefat ettiğini, olay nedeniyle murisin hak sahiplerine toplam 56.965,11 TL ödeme yapıldığını, olayın meydana gelmesinde davalı şirketin kusurlu olduğunu ileri sürerek fazlaya ait hakları saklı kalmak kaydıyla 28.482,56 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. 2.... 1 İş Mahkemesinin 2010/78 Esas sayılı birleşen dava dilekçesinde davacı Kurum vekili; davalı işyerinde çalışırken 27.10.2005 tarihinde meydana gelen iş kazasında hayatını kaybeden sigortalı ...'ın hak hasiplerine bağlanan gelir ve yapılan diğer ödemelerden oluşan kurum zararının toplam 56.287,56 TL'nin tahsili için dava açıldığını, davalı tarafın % 100 kusurlu olduğunu, % 100 kusur oranı itibariyle 27.815,00 TL daha alacaklarının bulunduğunu beyanla bakiye Kurum alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. 3.... 1. İş Mahkemesinin 2013/488 Esas sayılı birleşen dava dilekçesinde davacı Kurum vekili, Kurum sigortalısı ...'ın işveren ... Yapı .... Şti.'ye ait işyerinde meydana gelen iş kazası sonucu vefatı sebebiyle sigortalının hak sahibine yapılan ödemeler nedeniyle uğranılan kurum zararının tahsili için işveren aleyihne açılaın ve ... 3. İş Mahkemesinin boymadan sonra 2011/408 Esas kaydı ile yargılaması devam edene davadan alının kusur raporunda ...'ın a kusurlu bulunduğunu bu nedenle davanın halen derdest olan ... 3. İş Mahkemesinin 2011/408 E. sayılı dosyası ile birleştirilmesine ve 56.965,11 TL peşin değerli gelire ilişkin kurum alacağının faizleriyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. 4.... 6. İş Mahkemesinin 2016/85 Esas sayılı birleşen dava dilekçesinde davacı Kurum vekili dava dilekçesinde; müvekkili Kurumda ... sicil nosu ile kayıtlı olan sigortalı ...'ın işveren ... Yapı İnş. San. Tic. Ltd. Şti.'ye ait iş yerinde 27.10.2005 tarihinde geçirdiği iş kazası neticesinde vefat ettiğini, iş kazası nedeniyle sigortalının hak sahiplerine toplam 56.985,11 TL peşin sermaye değerli gelir bağlandığını, bu olay hakkında Kurum zararının tahsili amacıyla olayda kusurlu olan işveren ... Yapı İnş. San. Tic. Ltd. Şti. aleyhine ... 3. İş Mahkemesi 2014/428 (eski no: 2011/408) sayılı dosyası ile dava açıldığını, dava sırasında alınan bilirkişi raporunda işyeri yetkilisi olan ... ye de kusur izafe edildiğini beyanla 56.985,11 TL peşin sermaye değerli gelirin 25.04.2006 gelir bağlama onay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan mükerrer tahsilata sebebiyet vermeyecek şekilde müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... Yapı vekili, müvekkil şirkette meydana gelen kaza sonucu ...'ın hayatını kaybettiğini, şirket tarafından tüm iş güvenliği tedbirlerinin alındığını, gerekli uyarı levhalarının asılıp, araç ve gereçleri temin ettiğini, olayın meydana gelmesinde kusuru bulunmayan şirket hakkındaki davanın bu nedenle reddi gerektiğini savunmuştur. 2.Davalı ..., davayı kabul etmediğini, şirket yetkilileri tarafından kendisine söyleneni yaptığını, dolayısıyla herhangi bir kusurunun bulunmadığını, ilgili kazı sırasında eskavitör makinesini kendisinin kullandığını, bu konuda sigorta müfettişine ifade verdiğini belirterek haksız ve yersiz açılan davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 11.11.2009 tarihli ve 2008/463 E. 2009/951 K. sayılı kararıyla; davanın kabulüne, davacı tarafın fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak, 28.482,56 TL tutarındaki ilk peşin değerli gelirin onay tarihi olan 25.04.2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsil edilerek davacı tarafa ödenmesine, karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Birinci Bozma Kararı 1.Mahkeme kararına karşı davalı ... Yapı... Ltd.Şti. vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2.Dairemizin 10.05.2011 tarihli ve 2010/81 E. 2011/7056 K. sayılı ilamında, ceza dosyasının kesinleşmesinin beklenerek mahkumiyetine karar verilen kişiye alınacak kusur raporunda az da olsa kusur verilmesi gerektiği ile davalı işverenin, teselsül hükümlerine dayanılmayan dava sonucu verilen kararın gerekçesinde, kusur sorumluluğunun yanında, davadışı üçüncü kişinin kusurundan da, adam çalıştıran olması nedeniyle sorumlu tutulması gerektiğinin belirtilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olduğu belirtilerek karar bozulmuştur. B. İkinci Bozma Kararı 1.Bozmaya uyan Mahkemece verilen 29.01.2014 tarihli ve 2011/408 E. 2014/17 K. sayılı kararıyla 2011/408 Esas sayılı dava dosyası üzerinden ve birleşen ... 1.İş Mahkemesinin 2010/78 Esas sayılı dava dosyası üzerinden açılan davanın kabulü ile toplam 56.297,56 TL ilk peşin değerli gelirin onay tarihi olan 25.04.2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... Yapı San. Tic. Ltd. Şirketinden tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, karar verilmiş; karara karşı davacı Kurum vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur. 2.Dairemizin 29.05.2014 tarihli 2014/7898 E. 2014/13432 K. sayılı ilamında; ".. Mahkemece, ceza davasında kusurlu bulunup mahkumiyeti kesinleşen sanıklardan ...’ın kusurlu olduğunun esas alınması yerinde ise de; aynı ceza davasında kusurlu bulunarak mahkumiyeti kesinleşen davadışı ... için de Borçlar Kanunu'nun 53 üncü maddesi gereğince kusurluluğuna ilişkin maddi olgunun kesinleştiğinin gözetilmemiş olması isabetsiz bulunmuştur. Alınacak yeni kusur raporu ile davadışı ...’ye, bir miktar da olsa, kusur verilip, kusur oran ve aidiyeti sonucuna göre belirlenmelidir. Mahkemece, hükme esas alınan gelirlerin 506 sayılı Kanunu'nun 92 nci maddesi uygulanmadan önceki miktarlar esas alınarak fazla alacağa hükmedilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. Ne var ki davalılardan hükmü temyiz etmeyen işveren şirket yönünden davacı Kurum lehine usuli kazanılmış hakkın oluştuğu gözetilmelidir..." gerekçesiyle karar bozulmuştur. C. Üçüncü Bozma Kararı 1.Bozmaya uyan Mahkemece verilen 19.12.2016 tarihli ve 2014/428 E. 2016/750 K. sayılı kararıyla 2014/428 Esas sayılı dava dosyası üzerinden açılan davanın ve birleşen ... 1.İş Mahkemesinin 2010/78 Esas sayılı dava dosyası üzerinden açılan davanın kabulü ile toplam 56.297,56 TL ilk peşin değerli gelirin onay tarihi olan 25.04.2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... Yapı San. Tic. Ltd. Şirketinden tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, birleşen ... 1. İş Mah.nin 2013/488 Esas sayılı ve Birleşen ... 6.İş Mahkemesi'nin 2016/85 Esas sayılı dava dosyası üzerinden açılan davaların kısmen kabulü kısmen reddi ve müteselsil sorumluluk hükümleri çerçevesinde mükerrer tahsilata yol açmamak kaydı ile 54.630,26 TL ilk peşin değerli gelirin onay tarihi olan 25.04.2006 tarihinden itibaren işeyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... ve davalı ...'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, davacı tarafın ... ve ... hakkındaki davalarda fazlaya ilişkin taleplerinin reddine, karar verilmiş; karara karşı davacı Kurum vekili ile davalılardan ... vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur. 2.Dairemizin 10.04.2017 tarihli 2017/1341 E. 2017/3096 K. sayılı ilamında; ".. Mahkemece, hükme esas alınan gelirlerin 506 sayılı Kanun'un 92 nci maddesi uygulanmadan önceki miktarlar esas alınarak fazla alacağa hükmedilmiş olması ..."nedeniyle karar bozulmuştur. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla;"...Tüm dosya kapsamı, davalı Halit Pehlivan tarafından yapılan ödeme, akabinde alınan bilirkişi ek raporu hep birlikte değerlendirilmiş olup Yargıtay 10. Hukuk Dairesi temyiz incelemesi neticesinde, davalılardan hükmü temyiz etmeyen işveren şirket yönünden davacı kurum lehine usuli kazanılmış hakkın oluştuğu gözetilmesi gerektiğini belirtmiş buna göre önceki kararları temyiz etmeyenler yönünden kurum zararı 54.630,26 TL Kurum zararı olduğu tespit edilmiştir. Kurum tarafından ibraz edilen icra takip föylerine göre kurum takip dosyası yönünden sadece davalı ... tarafından 13.11.2019 tarihli olarak 47.468.05 TL tahsilat yapıldığı, Halit Pehlivan'ın yapmış olduğu bu ödeme içerisinde asıl alacak, işlemiş faiz, Mahkeme vekalet ücreti ve mahkeme masrafı olarak tahsil edildiği görülmüştür. Kurum tarafından ibraz edilen en son dilekçesinde "vekalet ücreti ve yargılama gideri önceki karara göre tahsil edildiği" açıklaması yapıldığına göre 47.468.05 TL'nin içinden 6.542.73 TL Mahkeme vekil ile 3.103.19TL Mahkeme masrafının çıkartılması sonrası kurumca asıl alacak ve işlemiş faizlerine mahsuben toplam 37.822.13 TL'lik kısım 6183 sayılı Kanun'un 47 nci maddesinde belirtilen oranlamaya gidilmek sureti ile temyiz etmeyenler yönünden kurum zararının 54.630,26 TL olarak gerçekleştiği buna göre yapılan ödeme sonrası kalan kurum zararının 37.715.18 TL olduğu, davalı ... yönünden 33.962.84 TL olan Kurum zararının, yapılan ödeme sonrası. 17.047.76 TL olduğu tespit edilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur...." gerekçesiyle, 1. 2014/428 Esas sayılı dava dosyası üzerinden açılan davanın ve birleşen ... 1.İş Mahkemesinin 2010/78 Esas sayılı dava dosyası üzerinden açılan davanın kabulü ile toplam 56.297,56 TL ilk peşin değerli gelirin onay tarihi olan 25.04.2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... Yapı San. Tic. Ltd. Şirketinden tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, 2. Birleşen ... 1. İş Mah.nin 2013/488 esas sayılı ve Birleşen ... 6. İş Mahkemesinin 2016/85 Esas sayılı dava dosyası üzerinden açılan davaların kısmen kabulü kısmen reddi ve müteselsil sorumluluk hükümleri çerçevesinde mükerrer tahsilata yol açmamak kaydı ile 37.715,18 TL ilk peşin değerli gelirin onay tarihi olan 25.04.2006 tarihinden itibaren işeyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... ve davalı ...'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, (tahsilde tekerrür olmama ve 17.047,76 TL sinden Halil Pehlivan sorumlu olmak üzere), davacı tarafın ... ve ... hakkındaki davalarda fazlaya ilişkin taleplerinin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı SGK vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı Kurum vekili, davanın kısmen kabulünün hatalı olduğunu belirterek Mahkemece verilen kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, rücuan tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri 2. 506 sayılı Kanun'un 26 ncı, 92 nci maddesi hükümleridir. 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler temyizin kapsamı ve temyiz edenin sıfatına göre kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 27.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.