Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/9949 E. 2023/13258 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/9949
Karar No
2023/13258
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1951 E., 2023/1556 K. KARAR :Esastan red İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 18. İş Mahkemesi SAYISI : 2018/285 E., 2020/250 K. Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı asil; eşiyle birlikte dava açtığını, Kurum tarafından genel sağlık sigortası primi tahakkuk ettirildiğini, kendilerinin SGK'lı olmadıklarını, hastaneden hizmet almadıklarını, hiç bir gelirleri olmadığını belirterek ödeme emirlerinin iptal edilmesini talep ve dava etmiştir. II.CEVAP Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının kendisince Kuruma gönderilmiş bir Gelir Tesbitinin bulunmadığını, Kurum tarafından yapılan işlemlerin tamamen mevzuata uygun olduğunu, davanın süresinde açılmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI Mahkemece, "Davanın kabulüne" karar verilmiştir. IV.İSTİNAF A.İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf yoluna başvurmuştur. B.İstinaf Sebepleri: Davalı Kurum Vekilinin İstinaf Sebepleri Davalı SGK vekili istinaf dilekçesinde özetle; 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 60 ncı maddesinde genel sağlık sigortalısı sayılanların düzenlendiğini, 01.01.2012 tarihinden itibaren zorunlu genel sağlık sigortası uygulamasına geçildiğini, gelir testi işlemlerinin Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıfları tarafından yapıldığını, buna göre 01.01.2012 tarihinden itibaren, Kanunda sayılan sigortalılık türlerinden herhangi biri kapsamda sigortalı veya sigortalının bakmakla yükümlü kişisi olarak sağlık hizmetlerinden faydalanma hakkı bulunmayan ve Türkiye’de ikamet eden Türk vatandaşları, talepte bulunup bulunmadığına bakılmaksızın, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 60 ncı maddesinin birinci fırkasının (g) bendi gereğince sağlık yardımlarından yararlanma haklarının sona erdiği tarihten itibaren Kurum tarafından re’sen genel sağlık sigortası kapsamına alındığını, davacının 5510 sayılı Kanunu'nun 60 ncı maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi kapsamında 01.01.2012 tarihi itibariyle genel sağlık sigortası tescilinin re'sen yapıldığını, ancak davacı adına SGK'ya bildirilmiş herhangi bir gelir testi tespitinin bulunmadığını ve söz konusu genel sağlık sigortası tescilinin evlendiği tarih olan 09.12.2014 tarihi itibariyle sonlandırıldığını, Kurum tarafından yapılan işlemlerin tamamen mevzuata uygun olduğunu, davanın süresinde açılmadığını, davanın reddi gerektiğini belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur. C.Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili; istinaf sebepleri doğrultusunda temyiz talebinde bulunmuştur. C.Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava; zorunlu genel sağlık sigortası kapsamında davacı adına tahakkuk ettirilen prim borcunun iptali istemine ilişkindir. 2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 3. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/9949, K. 2023/13258, T. 21.12.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2023-9949-e-2023-13258-k-dfcff2b7d68f