Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/9327 E. 2023/11528 K. – Hizmet Tespiti
Konu: Hizmet Tespiti
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/9327
- Karar No
- 2023/11528
- Karar Tarihi
- Konu
- Hizmet Tespiti
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/2280 E., 2023/874 K. HÜKÜM/KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Karabük İş Mahkemesi SAYISI : 2016/156 E., 2021/165 K. Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı ve feri müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ve feri müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının Haziran 2010 döneminden Nisan 2016 dönemine kadar geçen süre içinde davalı ... Gıda İmalat San ve Tic. A.Ş'nin Karabük şubesinde sigortalı olarak asgari ücretle tam zamanlı, aralıksız ve kesintisiz olarak çalıştığını ve bu süre içerisinde kuruma bildirilen hizmetlerinin dışlanarak bildirilmeyen sürelere ait hizmetlerinin tespiti ile eksik primlerinin tamamlatılmasına karar verilmesini, davacının davalı işverene ait iş yerinde çalıştığı sırada SGK Karabük Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü denetmenlerinin işyerine geldiğini, çalışanların Kuruma bildirilmediğini, tespit ettiklerini, davalı Kurumun denetimi sonucu ifadelerinde davanın aleyhine beyanda bulundukları gerekçesi ile davacı ve benzer durumdaki diğer işçilerin işten çıkartıldığını, hizmet dökümleri incelendiğinde davalı tarafından primlerinin eksik bildirdiğini öğrendiğini, eksik gösterilmesi nedeniyle davacının maddi yönden hak kaybına uğramasına neden olduğunu emeklilik konusunda prim gün sayısı ve prim esas kazançların çok önem arz ettiği dikkate alındığında emekliliğe ilişkin mağduriyete neden olduğunu, davacının Haziran 2010 döneminden Nisan 2016 dönemine kadar kesintisiz ve aralıksız davalı işyerinde çalışmak kaydıyla hizmetinin bulunduğunun tespiti ile eksik prim ödenen günlerinin sigortalılık hizmetlerinden sayılmasını ve eksik ödenen primlerin işverene tamamlattırılmasını talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının davalı şirket nezdinde doğrudan davalı şirkete hizmetini hasretmesinin kesinlikle mevzu bahis olmadığını, davacının davalı şirket dışında Karabük'te yer alan un şirketleri ve diğer taşımacılık işleri ile uğrayan firmalara da iş yaptıklarını davacının davalı şirket nezdinde doğrudan çalışan sıfatı ile uğraşan firmalara da iş yaptıklarını davacının davalı şirket nezdinde doğrudan çalışan sıfatı ile yer almadığını yalnızca şirketin merkezinde Karabük satış temsilciliğine malzeme geldiğinde çuvalları kamyondan indirip yüklemek dışında herhangi bir görevlerinin olmadığını, bu durumunda sigortada gösterildiği haliyle ayın 10 gününe tekabül ettiğini, davacının şirket temsilciliğinde satış, pazarlama ve tahsilat yapmak gibi görevlerinin olmadığını, Karabük satış temsilciliğinde çalışan satış elemanlarının mevcut olduğunu, satış pazarlama tahsilat işlemlerini tam zamanlı elemanların yerine getirdiklerini, davacın sürekli çalışan olmadığını, şirkete aidiyet unsuru ile bağlı çalışmadığını, davacının hem davalı firmanın hem de orada is yapan diğer firmaların yükü geldiğinde gündelik yük taşıma işi yaptığını, her gün nerede is bulur ise oraya hizmet verdiğini, sadece yük geldiğinde yükün boşaltılması için 3-4 günde 1 çalışmışlığı olduğunu, yük boşaltılması ve yüklenmesi amacıyla aylık 10 günlük çalışması bulunması karşısında hizmet tespiti için aranan zorunlu unsurlar olan tam tabiiyet, tam bağımlılık, tüm emeğini salt o işyerine hasretme unsurlarından hiçbirinin dava konusu olayda gerçekleşmemesi karşısında davacının kısmi çalışması karşılığı gösterilen hizmet süresinin doğru ve gerçeği yansıtan halde olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının 1027149.078.01 sicil sayılı işyerinde 12.01.2012 - 13.04.2016 tarihleri arasında 779 gün çalışması olduğunu, 2015/3 dönemine kadar ayda 10 gün üzerinden prim ödendiğini, 17.01.2012 tarihli işe giriş bildirgesi ile çalışmasının bildirilmeye başlandığını, işe giriş bildirgesi ve Aylık Prim ve Hizmet Belgeleri sigortalının çalışmasının işyerinde kesintili geçtiğinin karinesi olduğunu tersinin eşdeğer belgelerle kanıtlanması gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "... Ücret hesap pusulalarındaki imzanın inkar edilmediği, baskı altında imza edildiğinin usulüne uygun olarak ispat edilmediği, imzalı ücret bordrolarına ve puantaj kayıtları bulunan dönem yönünden bu kayıtlara itibar edilmesi gerektiği, Mahkememizce davacının davalı ... A.Ş. adına işlem gören 1027149.78 sicil sayılı işyerinde kuruma bildirilen 4/a çalışma süreleri dışında 07.06.2010-31.12.2013 (2012/2-3-4-5-6-7-8-9-10-11-12 ve 2013/8-9 ayları hariç) tarihleri arasında 783 gün süre ile hizmet akdine dayalı olarak çalıştığı ve bu 783 günlük süresinin prime esas kazanç olarak asgari ücret üzerinden sigortalılık süresi olarak tespitine karar verilmesi gerekmiş..."gerekçesiyle, "1-Davanın kısmen kabulü ile davacının davalı ... A.Ş. Adına işlem gören 1027149.78 sicil sayılı işyerinde Kuruma bildirilen 4/a çalışma süreleri dışında 07.06.2010 - 31.12.2013 (2012/2-3-4-5-6-7-8-9-10-11-12 ve 2013/8-9 ayları hariç) tarihleri arasında 783 gün süre ile hizmet akdine dayalı olarak çalıştığı ve bu 783 günlük süresinin prime esas kazanç olarak asgari ücret üzerinden sigortalılık süresi olarak tespitine," karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve feri müdahil Kurum vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı şirket vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Fer'i müdahil Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece mahkemesince yapılan yargılama ile dosya kapsamından ve dinlenen kamu tanık beyanlarından, davacıya ait işyeri kayıtlarından yazılı şekilde kurulan hükme ilişkin mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davalı şirket vekili ve fer'i müdahil Kurum vekilinin istinaf istemlerinin 6100 sayılı HMK 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve feri müdahil Kurum vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı şirket vekili, dinlenen iki tanığın davacının 2010 yılında çalıştığını beyan ettiği, davalı tanıklarının beyanlarının hükme esas alınmadığını, çuvalların kamyondan indirip yükleme dışında herhangi bir görevlerinin söz konusu olmadığını, Amasya ilinden mal geldiği günler dışında görevlerinin söz konuzu olmadığını, tanıkların davacının başka yerlerde de çalıştığını beyan ettiklerini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. Feri Müdahil Kurum vekili, işe giriş bildirgeleri ve bordrolarının sigortalının çalışmalarının işyerinde kesintili geçtiğinin karinesi olduğunu, karinenin aksinin eşdeğer delillerle ispatı gerektiğini, toplanan delillerin çalışmayı ispata yeter mahiyette olmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Kanun'un 79/10 uncu ve 5510 sayılı Kanun'un 86/9 uncu maddeleri bu tip hizmet tespiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de, davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay'ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir. Bu tür davalarda öncelikle davacının çalışmasına ilişkin belgelerin işveren tarafından verilip verilmediği yöntemince araştırılmalıdır. Bu koşul oluşmuşsa işyerinin gerçekten var olup olmadığı kanun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlenmeli daha sonra çalışma olgusunun varlığı özel bir duyarlılıkla araştırılmalıdır. Çalışma olgusu her türlü delille ispat edilebilirse de çalışmanın konusu niteliği başlangıç ve bitiş tarihleri hususlarında tanık sözleri değerlendirilmeli, dinlenen tanıkların davacı ile aynı dönemlerde işyerinde çalışmış ve işverenin resmi kayıtlara geçmiş bordro tanıkları yada komşu işverenlerin aynı nitelikte işi yapan ve bordrolarına resmi kayıtlarına geçmiş çalışanlardan seçilmesine özen gösterilmelidir. Bu tanıkların ifadeleri ile çalışma olgusu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmelidir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16.09.1999 gün 1999/21-510-527, 30.06.1999 gün 1999/21-549-555- 03.11.2004 gün 2004/21- 480-579 sayılı kararları da bu doğrultudadır. 3. Değerlendirme Somut olayda, davacının 12.01.2012-13.04.2016 tarihleri arasında her ay 10 gün olmak üzere; 2015/4. ay ek 19 gün, 2015/5 ila 12. aylar ile 2016/1 ila 4. aylarda ek 20 gün hizmet bildiriminin bulunduğu, 2012 yılı 2 ila 12. aylar ile 2013/8,9. aylar puantaj kayıtlarının imzalı olduğu, bir kısım tanıkların davacının başka işyerlerinde de hamal olarak çalıştığını beyan ettikleri anlaşılmaktır. Mahkemece yapılması gereken iş, davacının kendi nam ve hesabına bağımsız piyasa hamalı olarak mı, işverene hizmet akdiyle bağlı olarak mı çalışıp çalışmadığı yönünden, talep edilen tüm dönemi kapsayacak şekilde, davalı işyerine komşu işyerleri, emniyet, zabıta ve SGK ile vergi dairesinden sorularak belirlenmek suretiyle, komşu işyerlerinin işverenleri ve çalışanlarının tanık olarak bilgi ve görgülerine başvurulmalı, davacının kendi adına oda ve vergi kaydı olup olmadığı araştırılmalı, davacının başka işyerlerinde benzer işleri yapıp yapmadığı belirlenmeli, davacının hangi işleri hangi sürede yaptığı, çalışmalarının kısmi olup olmadığı, çağrı üzerine çalışıp çalışmadığı, çalışmalarının kesintili mi sürekli mi olduğuna yönelik tanıkların beyanları alınmalı, dinlenmeyen bordrolu tanıklar dinlenmeli, işyerinde taşıma ve yükleme işinin nasıl ve kimlere yaptırıldığı, işyerinin kapasitesi ve yapılan işlerin niteliğine göre her gün hamala ihtiyaç olup olmadığı, ödenen ücretlerin miktarı ve nasıl ödendiği, günde kaç saat çalışma yapıldığı hususları belirlenerek sonuca göre bir karar verilmelidir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle ; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.