Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/9143 E. 2023/9555 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/9143
- Karar No
- 2023/9555
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2017/37 E., 2023/118 K. KARAR : Kısmen Kabul Taraflar arasında Mahkemede görülen hizmet tespiti davasında davanın kabulüne dair verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesi tarafından Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkeme kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili, dava dilekçesinde, davacının davalı şirkete ait işyerinde 01.05.1992-19.05.2010 tarihleri arasında, ıslah dilekçesi ile askerlik süreleri hariç olmak üzere 01.09.1987-19.05.2010 tarihleri arasında kesintisiz çalışmalarının tespitini istemiştir. II. CEVAP Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir. Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir. III. MAHKEME KARARI ... 1. İş Mahkemesinin 21.05.2015 tarihli ve 2012/807-2015/198 sayılı kararı ile "davanın kısmen kabulüne, davacının davalı şirket nezdinde 01.05.1992 - 19.05.2010 tarihleri arasında 21735.61.61 ve 11010916.61 işyerlerinde hizmet akdine dayalı olarak asgari ücretle sürekli olarak çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine" karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalılardan Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin 04.10.2016 tarih ve 2015/15097-2016/12118 sayılı kararında; davacının tüm, davalı Kurum vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilmiş, devamla; Somut olayda, 21735 sicil numaralı işyeri ile davalı işyeri arasında organik bağ bulunup bulunmadığını ticaret sicil kayıtlarını da getirtmek suretiyle araştırarak organik bağ bulunduğu takdirde aynı işyeri kabul etmek, mahkemece davacının çalıştığı kabul edilen işyerleri 30.06.1999 tarihi sonrası yasa kapsamında olmadığından ve davacıya ait birden fazla işyeri olup hükmün infazında tereddüt yaratmaması için davacıya hangi işyerinde hangi tarihlerde çalıştığını açıklatmak, dinlenen tanık beyanları yetersiz olduğundan davacının ihtilaflı dönemde çalıştığı işyerlerinin dava konusu döneme ilişkin bordrolarını getirtmek, tespiti istenen dönemde çalışması bulunan bordro tanıklarını dinlemek, bordrolarda adı geçen kişilerin adreslerinin tespit edilememesi veya bunların tanıklığıyla yetinilmediği taktirde, SGK ilgili il müdürlüğünden, gerekirse zabıta, vergi dairesi ve meslek odası aracılığı ve muhtarlık marifetiyle işyerine o tarihte komşu olan diğer işyerlerinde uyuşmazlık konusu dönemde çalıştığı tespit edilen kayıtlı komşu iş yeri çalışanlarının; yoksa işyeri sahipleri araştırılıp tespit edilerek çalışmanın niteliği ile gerçek bir çalışma olup olmadığı yönünde yöntemince beyanlarını almak, davacının işe giriş ve çıkış sürelerini net belirlemek ve gerçek çalışma olgusunu somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde 506 sayılı Kanun'un 2, 6, 9 ve 79/10 uncu maddeleri gereğince ortaya koyduktan sonra sonucuna göre karar vermekten ibarettir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 10.10.2013 tarihli ve 2011/458-2013/336 Karar sayılı kararı ile "davanın kısmen kabulüne, 1-Davacının çıraklık süresi olan 01.01.1987 - 14.03.1988 tarihleri ve askerlik süresi olan 31.08.1990 - 29.02.1992 tarihleri hariç olmak üzere; davalı şirket nezdinde 15.03.1988 - 31.12.1997 arası 1.087 gün daha fiili çalışması olduğunun ve 15.03.1988 - 19.05.2010 tarihleri arasında hizmet akdine dayalı olarak asgari ücretle kesintisiz ve sürekli olarak çalıştığının tespitine, 2-Fazlaya ilişkin taleplerin reddine" karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; davacının 01.09.1987 tarihinden itibaren dava konusu işyerinde askerlik süresi hariç 19.05.2010 tarihine kadar sürekli çalıştığı anlaşıldığı halde mahalli Mahkemece 01.09.1987 tarihinden itibaren hüküm kurulması gerektiğini belirtilerek kararın bozulmasını talep etmiştir. Davalı şirket vekili; davacının 01.05.1992 tarihinden itibaren ara ara çalıştığı günler şirket tarafından SGK'ya bildirildiğini, davacının 1992 ile 1996 yılları arasında sürekli çalışması söz konusu olmadığını, tanık beyanlarının hüküm kurmaya elverişli olmadığını, davacının davasının reddi gerektiğini belirtilerek kararın bozulmasını talep etmiştir. Davalı Kurum vekili; hak düşürücü süre itirazlarının değerlendirilmediğini, Mahkeme kararının hukuka aykırı olduğunu, davacının davasının reddi gerektiğini belirtilerek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası ile 5510 sayılı Kanun'un 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 86 ncı maddesinin dokuzuncu fıkrası hükümleridir. 2.Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır. 5510 sayılı Kanun'un 12 nci maddesinde, “sigortalı sayılan kişileri çalıştıran gerçek veya tüzel kişiler ile tüzel kişiliği olmayan kurum ve kuruluşlar” işveren olarak tanımlanmıştır. “Çalıştıran” olgusu, tespiti istenen sürelere ilişkin hizmet akdinin tarafı konumunda olan ve hizmet akdini düzenleyen “işvereni” ifade etmektedir. Hizmet tespitine yönelik davalarda, çalışma ilişkisinin nitelik ve süresinin belirlenmesinde, bu yöndeki işyeri bilgi ve belgelerine ulaşılmada, kısacası, davanın sübutu ve verilen kararın infazı açısından, işverenin kim olduğunun bilinmesinde yasal zorunluluk vardır. Bu nedenle, sigortalının taraf olduğu hizmet akdinin hangi işverenler tarafından düzenlenmiş olduğu tespit edilip, hizmet tespitine yönelik davanın, sigortalıyı fiilen çalıştıran işverenlere yöneltmesi gerekir. 3. Değerlendirme 1.Eldeki davada, davacının 01.09.1987-19.05.2010 tarihleri arasında tarihleri arasında çalışmalarının tespitini talep ettiği, bozma sonrası yapılan yargılama sonucunda, Mahkemece, davacının çıraklık süresi ve askerlik süresi dışlanarak davalı şirket nezdinde 15.03.1988 - 31.12.1997 arası 1.087 gün ve 15.03.1988 - 19.05.2010 tarihleri arasında çalışmalarının tespitine karar verilmişse de Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme, hüküm kurmaya elverişli değildir. 2.Davacının çalıştığını iddia ettiği (217.35 sicilli) işyerinin 01.03.1988-31.12.1996 tarihleri arasında müteveffa ... adına kayıtlı olduğu, davalı ... Mühendislik Makina San. Tic. Ltd. Şti.'nin 15.03.1996 tarihinden itibaren tescil edilip tüzel kişilik kazandığı, işyeri devri yapıldığı anlaşılması karşısında, 15.03.1996 tarihinden önceki dönem bakımından gerçek işveren tespit edilip davaya dahil edilmeden hüküm kurulması hatalı bulunmuştur. 3.Öncelikle sigortalıyı fiilen çalıştıran işverenin tespiti gerekmekte olup Mahkemece, davacının talep edilen çalışma döneminde hangi işveren veya işverenler yanında çalıştığı hususunda, ayrıntılı beyanı alınmak suretiyle, gerçek işveren veya işverenler belirlenerek, her bir işveren yönünden çalışma dönemi ayrı ayrı tespit edilmeli, dava dışı işveren bulunduğunun anlaşılması halinde HMK’nın 124 üncü maddesi gereğince husumetin doğru işverene yöneltilmesi için davacıya mehil verilerek, işverenin davaya iştiraki sağlanmalı, davaya dahil edilen işverenin gösterdiği deliller toplanmalı ve elde edilecek sonuca göre taraflar lehine oluşan usuli kazanılmış hakları da gözeterek hüküm kurulmalıdır. 4.Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz ardı edilerek eksik araştırma ve inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Mahkeme kararının yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, Dosyanın kararı veren Mahkemeye gönderilmesine, Peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, 11.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.