Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/8969 E. 2023/10102 K. – Kurum İşlemini

Konu: Kurum İşleminin İptali

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/8969
Karar No
2023/10102
Karar Tarihi
Konu
Kurum İşleminin İptali

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/2011 E., 2023/739 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 41. İş Mahkemesi SAYISI : 2018/298 E., 2021/181 K. Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı Kurum işlemlerinin iptaline, davacının Ekim/2014-Ekim/2016 döneminde ölüm aylığı almaya hak kazandığının ve bu aylıkların ödeme tarihlerinden itibaren yasal faizi ile birlikte ödenmesi gerektiğinin tespitine, aylıklardan yapılan toplam 28.851,86 TL kesintinin, kesinti tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulü ile davacının eşinden 506 sayılı Kanun kapsamında, babasından 1479 sayılı Kanun kapsamında ölüm aylığı almaya hak kazandığının, 1479 sayılı Kanun kapsamında sigortalı olan babasından dolayı bağlanan aylığı kesen davalı Kurum işleminin iptali ile aylığın kesildiği 16.09.2014 tarihi ile yeniden bağlanması gerektiğinin tespitine, davacının aylıklarından yapılan 28.710,99 TL kesintinin kesinti tarihlerinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya iadesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde; 619 sayılı Kanun Hükmündeki Kararnamenin tüm hükümlerini iptal eden 26.10.2000 tarihli 61/34 Sayılı Anayasa Mahkemesi kararı sonucu bu alanda ortaya çıkan kanun boşluğunu doldurduğunu, söz konusu düzenlemelerin yürürlük tarihinin 02.08.2003 olduğunu, 08.08.2001-01.08.2003 tarihleri arasında 4-1(b) Sigortalıların hak sahiplerinin ölüm aylığı alması konusunda herhangi bir düzenleme bulunmaması sebebiyle bir kanun boşluğu ortaya çıktığını, müvekkil Kurumun da söz konusu boşluğu 2013/26 Sayılı Genelge'yi düzenlemek suretiyle doldurmaya çalışarak bu tarihlerde hak sahipliği kazanan kişilerin haklarının yerine getirilmemesi tehlikesini bertaraf etme niyetiyle hareket ettiğini, davacının ileri sürdüğü şekilde kanunlarla çelişme amacı gütmediğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı Kurumun bu hatalı işleminin iptali ile, davacının aylıklarından yapılan 28.710,99 TL kesintinin kesinti tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte ödenmesine dair Mahkeme kararı ve gerekçesinin yerinde olduğu, her ne kadar mahkeme kararında aylık ödemede tekerrüre sebebiyet vermemek için yeniden bağlanacak aylığın, kesilen aylığın tekrar bağlandığı 01.10.2016 tarihine kadar bağlanması gerektiği belirtilmemiş ise de, bu hususun infazın konusu olup, kurum tarafından infazda gözetileceği gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili; hakkın doğumuna yol açan ölüm olayının gerçekleştiği tarihte yürürlükte bulunan kanun hükümlerinin, dolayısıyla 1479 Sayılı Kanun'un 45 inci maddesinin uygulanması gerektiğini, eşinin ölümünden dolayı ölüm aylığı bağlanarak geçimini sağlayacak bir gelire sahip olan davacının, ölüm aylığı bağlanması için gerekli koşulları taşımadığından, 4-1(b) Sigortalısı babasının ölümünden dolayı kendisine ölüm aylığı bağlanması talebinin yersiz olduğunu, Kurumun kanun hükümlerine uygun olarak hareket ettiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, 01.02.1996 tarihinde vefat eden babasından dolayı 1479 sayılı Kanun kapsamında, 21.11.2000 tarihinde ölen eşinden dolayı 506 sayılı Kanun kapsamında ölüm aylığı alan davacının, babasından aldığı aylığın davacının gelirinin brüt asgari ücretin üzerinde olduğu gerekçesi ile kesilmesi ve daha sonra 2018/38 sayılı Kurum genelgesi gereği 2016/ Ekim ayında davacıya yeniden bağlanması sonucu davacıya yersiz ödenen aylıklar nedeniyle borç çıkarılmasına dair Kurum işlemlerinin iptali, yapılan kesintinin davacıya faizi ile iadesi istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 1479 sayılı Kanun'un 4956 sayılı Kanun'un 24 üncü maddesi ile değiştirilen 46 ncı maddesinin 2 nci fıkrası, 1479 sayılı Kanun'un 4956 sayılı Kanun'un 23 üncü maddesi ile değiştirilen 45/c maddesi 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/8969, K. 2023/10102, T. 23.10.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2023-8969-e-2023-10102-k-c67a9d5db2a5