Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/8905 E. 2023/10722 K. – Hizmet Tespiti
Konu: Hizmet Tespiti
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/8905
- Karar No
- 2023/10722
- Karar Tarihi
- Konu
- Hizmet Tespiti
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/833 E., 2023/912 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ: Eskişehir 2. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/48 E., 2022/1830 K. Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı şirkette 02.08.2005-05.11.2006 tarihleri arasında sigortasız olarak çalıştığını, davalı şirkete ait işyerinde çalışan işçilerin işe başladıktan yaklaşık 1-1,5 yıl sonra sigorta başlangıçlarının yapılması nedeniyle müvekkilinin davalı işyerinde 02.08.2005-05.11.2006 tarihleri arasında çalışmış olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının iddiasının doğru olmadığını, davanın öncelikle süre yönünden reddi gerektiğini, kurum kayıtlarının resmi belge niteliğinde olduğunu beyanla haksız açılan davanın reddine karar verilmesini savunduğu görülmüştür. Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde; davanın hak düşürücü süre yönünden reddi gerektiğini, davaya fer'i müdahil olarak katılmalarına karar verilmesini, davacının iddiasını resmi belgeler ile kanıtlaması gerektiğini beyanla davanın reddine karar verilmesini savunduğu görülmüştür. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Davacının SGK Şahsi sicil dosyasına göre, davalı işyerindeki ilk bildiriminin 15.09.2000 tarihinde yapıldığı, 27.08.2002 tarihinde çıkış yapıldığı, 12.05.2004-21.06.2004 tarihleri arasında ...Unlu Mamuller unvanlı işyerinden sigorta bildirminin yapıldığı, davalı işyerinden 24.03.2005 tarihinde yeniden bildiriminin yapılarak 30.04.2005 tarihinde çıkış yapıldığı, sonrasında 06.11.2006 tarihinde yeniden davalı işyerinden giriş yapıldığı ve 10.03.2015 tarihine kadar kesintisiz bildirim yapıldığı görülmüştür. Dosya kapsamında dinlenen taraf ve bordro tanıkları, davacının davalı işyerinde ilk defa 1999 yılında çalışmaya başladığı, çalıştığı dönemde 1 kez ara verdiği, 2005 yılında yeniden çalışmaya başladığı ve sonrasında kesintisiz olarak çalıştığı ve başka ara vermenin olmadığını beyan etmişlerdir. Dosya kapsamında dinlenen taraf ve bordro tanıklarının anlatımlarının iddia ile ve birbirleri ile uyumlu ve tutarlı olduğu anlaşılmakla davacının tespiti istenilen tarihlerde davalı işyerinde sigortalı sayılacak şekilde çalıştığı hiç bir tereddüt ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde anlaşıldığı" gerekçesiyle; 1- Davanın kabulü ile, 2-Davacının 02.08.2005-05.11.2006 tarihleri arasında davalı işyerinde sigortalı sayılacak şekilde çalıştığının tespitine" karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve fer'i müdahil kurum vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davanın hak düşürücü süre yönünden reddedilmesi gerektiğini, eksik araştırma inceleme sonucunda hüküm kurulduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını, davanın reddini istemiştir. Fer'i müdahil Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemece verilen kararın hukuka aykırı olduğunu, hak düşürücü süre yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, resmi belgelerin aksinin tanık ifadeleri ile ispatının mümkün olmadığını, fiilen çalışma olgusunun davacı tarafça ispatı gerektiğini belirterek, kararın kaldırılmasını, davanın reddini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında "Dosya kapsamı incelendiğinde, davacının 15.09.2000-27.08.2002 davalı ... giyim isimli işyerinden, 12.05.2004-21.06.2004 tarihleri arasında... Unlu mamülleri işyerinden, 24.03.2005-30.04.2005 tarihleri arasında ... Tekstil isimli işyerinden ve 06.11.2006-10.03.2015 tarihleri arasında davalı ... Giyim isimli işyerinden çalışmasının bildirildiği anlaşılmaktadır. Tüm dosya kapsamı, mahkemece dinlenen bordro tanıklarının davacının 2005 yılında işe girdikten sonra kesintisiz olarak çalıştığını beyan etmiş olmaları nazara alındığında davacının hüküm altına alınan şekilde çalışmasının sabit olduğu" gerekçesiyle; "1)Davalı ve fer'i müdahil Kurum vekillerinin istinaf başvurularının Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine" karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve fer'i müdahil kurum vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili, istinaf dilekçesinde öne sürdüğü gerekçelerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Fer'i müdahil Kurum vekili, istinaf dilekçesinde öne sürdüğü gerekçelerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370, 371 inci ve 506 sayılı Kanun'un 79/10 uncu maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davalı ve fer'i müdahil Kurum vekillerinin temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.