Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/8819 E. 2023/10049 K.
Konu: Yaşlılık Aylığı Bağlanması Gerektiğinin Tespiti
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/8819
- Karar No
- 2023/10049
- Karar Tarihi
- Konu
- Yaşlılık Aylığı Bağlanması Gerektiğinin Tespiti
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/2016 E., 2021/546 K. HÜKÜM/KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Düziçi Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2017/96 E., 2019/44 K. Taraflar arasındaki yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili 21.03.2017 havale tarihli dava dilekçesinde özetle; ... Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünün 08.02.2017 tarih ve 20127946/960455 sayılı kararı ile müvekkilinin emeklilik talebini; 49 yaş şartını yerine getirmediği için reddine karar verildiğini, ilgili kararda müvekkilinin doğum tarihinin 01.01.1971 olarak belirlenerek bu tarihe göre hesap yaptıklarını, müvekkilinin doğum tarihinin Düziçi Asliye Hukuk Mahkemesinin 1986/379 E. 1986/290 Karar sayılı kararı ile doğum tarihinin 01.01.1968 olarak düzeltilmesine karar verildiğini, dolayısıyla bu tarihin esas alınarak emeklilik işlerinin yapılması gerektiğini, ... SGK'nın yaş tahsisini dikkate almadan karar vermesinin usul ve ysaya aykırı olduğunu, bu nedenlerle ... Sosyal Güvenilk İl Müdürlüğünün 08.02.2017 tarih ve 20127946/960455 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili, davanın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, ilk defa çalışmaya başladığı tarihten sonraki yaş düzeltmelerinin dikkate alınmadığını, bu nedenlerle davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Tüm dosya kapsamı incelendiğinde; davacının 01.01.1971 doğumlu iken Düziçi Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 1986/379 Esas ve 1986/290 Karar sayılı ilamı ile doğum tarihini 01.01.1968 olarak tashih ettirdiği, emeklilik için davalı Kuruma yaptığı başvurunun ise doğum tarihi ile ilgili kesinleşme şerhi ilk işe girişten sonra olduğu için doğum tarihinin 01.01.1971 olarak alındığı ve başvuru tarihi itibariyle 49 yaşını doldurmadığından bahisle emeklilik başvuru işleminin reddine karar verildiği anlaşılmakla yukarıda açıklanan yasal düzenleme gereğince davacının yaş tashihi kararı davacının emeklilik yaşının hesabında dikkate alınamayacak olup, davalı Kurumun işleminin usul ve yasaya uygun olduğu" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili, Düziçi Asliye Hukuk Mahkemesinin 1986/379 Esas 1986/290 Karar sayılı kararında müvekkilin doğum tarihinin 01.01.1968 olarak tashihine karar verildiğini, kararın kesinleşip nüfus kayıtlarının buna göre düzeltildiğini, Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 2004/287 Esas sayılı ilamında ‘‘... sonraki kayıt idare ve kaza mercilerinden verilmiş bir kararla yapılmış veya düzeltilmiş ise kararlar kesinleşmiş olmaları şartıyla nüfus kayıtlarına geçirilmemiş olsa bile bu kayıt esas alınır...’’ ifadesinin belirtildiğini belirterek istinaf talebinde bulunmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında, "Dava dosyasındaki belgeler incelendiğinde; davacının ilk başlangıcının 19.11.1986 tarihi olduğu, Düziçi Asliye Hukuk Mahkemesinin 14.11.1986 tarihli kararı ile davacının doğum tarihinin 01.01.1971 iken 01.01.1968 tarihi olarak yaş tahsihi yapıldığı anlaşılmaktadır. Davacının, ilk işe giriş tarihinden sonra yapılan değişikliğin mahkeme kararı sonucunda gerçekleştiği de dikkate alınarak, davacının, yaşlılık aylığı talebinde esas alınması gereken doğum tarihinin 506 sayılı Kanun'un 120 inci maddesi hükmü karşısında 01.01.1971 olduğu açıktır. 01.01.1971 doğum tarihine göre 506 sayılı Kanun'un 60/G maddesinin dikkate alınması gerekir ve 18 yaşını tamamladığı 01.01.1989 tarihi sigorta başlangıcı olarak kabul edilir, davacının son 7 yıl içindeki sigortalılık sürelerine göre 506 sayılı Kanun gereğince yaşlılık aylığı koşullarının değerlendirilmesi gerektiği, 506 sayılı Kanun'un geçici 81/B-(h) maddesi ve tahsis talep tarihi dikkate alındığında 25 yıl ve prim gün sayısı koşullarını taşımakta ise de 51 yaş koşulu oluşmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine" karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili, istinaf dilekçesinde öne sürdüğü gerekçelerle kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacının 04.01.2017 tarihli tahsis talebine istinaden yaşlılık aylığına hak kazanıp kazanamadığına ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 506 sayılı Kanun'un 120/2 ve geçici 81 inci maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden ilgiliye yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 19.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.