Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/8541 E. 2023/9333 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/8541
Karar No
2023/9333
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2021/117 E., 2023/143 K. HÜKÜM/KARAR : Kısmen kabul

Taraflar arasındaki Mahkemesince görülen, hizmet tespiti istemli davadan dolayı verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davalılardan Kurum ve ... vekilleri tarafından temyiz edilmekle, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... sicil numarası ile 10.01.1995 - 17.07.2001 ve 18.05.2002 - 06.06.2012 tarihleri arasında, davalıya ait ... Fabrikasında usta olarak kesintisiz bir şekilde çalıştığını, müvekkilinin davalılara ait Adıyaman ilinde bulunan 02/01 18038 sicil numaralı işyerinde işe başladığını, aynı işyerinin Mersin iline taşınması nedeniyle Mersin'de almış olduğu ... sicil numaralı işyerinde işine devam ettiğini ve bir kısım ortaklarının ayrılması nedeniyle değişen 33/01 11030208 sicil numaralı işyerinde çalıştığını, davalıların müvekkilinin sigortasını tam yatırmadığını, müvekkilini eksik sigortalı gösterdiklerini, bu durumun SGK kayıtlarından da anlaşılacağını, müvekkilinin 10.01.1995 - 17.07.2001 ve 18.05.2002 - 06.06.2012 tarihleri arasında davalı işveren yanında hizmet akdi ile sigortalı olarak sürekli çalıştığının tespiti için dava açma gereği doğduğunu, açıklanan nedenlerle fazla ve sair haklarının saklı tutulması kaydıyla müvekkilinin 10.01.1995 - 17.07.2001 ve 18.05.2002 - 06.06.2012 tarihleri arasında sigortalı sayılmasına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı, müvekkilinin ortak olduğu iş yerinde 10.01.1995 - 17.07.2001 ve 18.05.2002 - 06.06.2012 tarihleri arasında iki dönem olmak üzere aralıksız çalıştığı iddiası ile hizmet tespiti davası açıldığını, müvekkilinin davacının aralıksız iki dönem halinde çalıştığını iddia ettiği iş yerini 1999 yılı Şubat ayında devrettiğini, davacı, müvekkilinin iş yerine devrettiği ve terk ettiği 1999 yılı Şubat ayına kadar belirli aralıklarla bu iş yerinde çalıştığını, 1995 - 1999 yılları arasında defalarca işten ayrıldığını ve çalışmaya ara verdiğini, 1995 - 1999 yılları arasında, davacının çalıştığı sürelere ilişkin sigortası tamamen yatırılmış olup sigortanın eksik yatırıldığı ya da eksik gösterildiği iddiasının doğru olmadığını, bu nedenle davacının davasının reddini talep ettiklerini, müvekkilinin iş yerini devir ve terk ettiği 1999 yılından itibaren 14 yıllık bir süre geçtiğini, davacının bu iş yerinden ayrıldığını kabul ettiği 17.07.2001 tarihinden itibaren de 12 yıllık bir süre geçtiğini, davacının 10.01.1995 - 17.07.2001 dönemine ilişkin iddialarına dayanılarak açılan davanın, hak düşürücü sürenin dolmasından sonra açıldığını, belirtilen nedenlerle, davacının 01/1995 - 17.07.2001 dönemine ilişkin davasının zamanaşımına uğradığını, zamanaşımı itirazında bulunduklarını ve davanın bu yönden de reddini talep ettiklerini, davacının 18.05.2002 - 06.06.2012 tarihleri arasında çalıştığını iddia ettiği iş yeri müvekkiline ait olmadığını, müvekkiline ait olmayan ve müvekkilinin ilgisi bulunmayan bir iş yeri nedeniyle açılan hizmet tespit davasının da reddini talep ettiklerini, müvekkilinin davacının çalışmış olduğu iş yerini 1999 yılı Şubat ayında devrettiğini ve terk işlemlerini yaptırdığını, davacının 18.05.2002 tarihinde çalışmaya başladığı iş yeri müvekkiline ait olmadığından 18.05.2002 - 06.06.2012 dönemini kapsayan hizmet tespit davasının da müvekkili yönünden reddini talep ettiklerini, açıklanan nedenlerle davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının dava dilekçesindeki talepleri hak düşürücü süreye tabi olup öncelikle davacının sigortalılığın tespiti talebinin hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmesini talep ettiklerini, müvekkili ...'e ait olan ... sicil no da kayıtlı işyeri dilekçesi ekinde sundukları vergi levhasından da anlaşılacağı üzere 01.03.1999 tarihinde faaliyete geçtiğini, davacının da aynı tarihte işe başladığını, davacının bu işyerinde 02.01.2001 tarihine kadar çalıştığını, çalıştığı süreye uygun olarak davacının primlerinin tam yatırıldığını, ancak 02.01.2001 tarihinden itibaren izin almadan ve hiçbir mazeret de göstermeden işe gelmemesi sebebi ile 05.01.2001 tarihinde iş akdi müvekkil tarafından feshedilerek bu durumun tutanak ile imza altına alındığı ve Mersin SSK Bölge Müdürlüğüne bilgi verildiğini, davacı iş akdinin feshinden yaklaşık bir buçuk yıl sonra müvekkilinin yanına gelerek yeniden müvekkiline ait işyerinde çalışmak istediğini beyan ettiğini ve o dönemde müvekkili yanında çalışan davacının kardeşi ...'nin ve diğer yakınlarını da aracı olması sonucu müvekkili tarafından işçi olarak işe alındığını, işe giriş bildirgesinin dilekçe ekinde sunulduğunu, davacının 18.05.2002 - 06.06.2012 tarihleri arasında müvekkiline ait işyerinde çalıştığını, bu dönemde de davacının sigorta primlerinin çalışmasına uygun olarak eksiksiz yatırıldığını, 06.06.2012 tarihinde müvekkili tarafından davacının işten çıkışı verilmiş ve davacının 18.05.2001 - 06.06.2012 tarihleri arasındaki çalışması sebebi ile hak kazandığı kıdem, ihbar tazminatı ve sair hakları için müvekkili ile davacı mutabakat sağladığını, dilekçe ekinde ilgili belge (ibraname örneği) sunulduğunu, davacının çalışmaları hizmet dökümündeki kayıtlara uygun olup bu durumun aksini davacının aynı nitelikteki deliller ile ispatının zorunlu olduğunu, davacının müvekkiline ait işyerinde olan tüm çalışmalarına dair primleri eksiksiz yatırıldığından iş bu davanın taraflarınca kabulünün mümkün olmadığını, açıklanan nedenlerle davacının açtığı davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine, iş bu taleplerinin reddi durumunda davacının açtığı davanın esastan reddine, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin karşı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

3.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından her ne kadar diğer davalıya ait işyerinde 10.01.1995-17.07.2001 ile 18.05.2002-06.06.2012 tarihleri arasında kesintisiz olarak çalıştığının tespiti hususunda talepte bulunulmuşsa da; mevcut kayıtların tetkikinden; davacının çalışmasının 10.01.1995 tarihinde başlamış olup, tespit istenilen ilk dönemde 3 farklı işveren nezdinde kesintili olarak çalıştıktan sonra 18.05.2002 tarihinden 06.06.2012 tarihine kadar sürekli olarak çalışması devam ettiğini, davacının çalışması çalışılmaya başlandığı tarih itibariyle ve çalışıldığı kadarıyla Kuruma bildirildiğinden ve ayrıca tespit istenilen sürenin üzerinden 5 yıldan fazla süre geçtiğinden açılan davanın gerek hak düşürücü süre yönünden gerekse de esastan reddinin gerektiğini, ayrıca bu gibi hizmet tespitine yönelik davalar, kamu düzenini ilgilendirdiğinden ve bu nedenle de özel bir duyarlılık ve önemle yürütülmesi gerektiğinden, sigortasız geçen hizmetlerin tespiti amacıyla sigortalılar tarafından Kurum ile işveren aleyhine, çalışıldığı iddia edilen hizmet sürelerinin tespiti amacıyla açılan davalarda; "a) Öncelikle çalışıldığı iddia edilen hizmete ilişkin belgelerin işveren tarafından verilip verilmediğinin, ya da çalışıldığının Kurumca tespit edilip edilmediğinin araştırılması, daha sonra hizmetin geçtiği iddia edilen yıllarda işyerinin gerçekten var olup olmadığı, 506 sayılı Kanun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı çalışma konusu işin niteliği, devamlılık gösterip göstermediği, başlangıç ve bitiş tarihleri ve alınan ücret konusundaki tanık ifadelerinin inandırıcılığı hususunda, tanık beyanlarının, işyeri kapsam kapasite ve niteliği dikkate alınarak değerlendirilmesi, çalışıldığı iddia edilen işyerindeki görevli personel ile birlikte, o işyerine en yakın işyerinden o işyerini bilen ve tanıyan şahısların da dinlenmesi suretiyle, tanık beyanlarının sağlığının denetlenmesi, konularında inceleme ve araştırma ile çalışma olgusunun kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak şekilde belirlenmesi gerekir. B) Ücret konusunda da tespiti istenilen sürenin evvelinde ve sonrasında beyyine başlangıcı sayılabilecek ödeme belgeleri ve sair bu nitelikte bir belge yoksa HUMK'un 288 nci maddesinde yazılı sınırları aşan tavan ücret alma iddiasında yazılı delil aranması bu sınırlar altında kalan iddialar da ise ücret miktarlarının tespitinde tanık ifadesine başvurulması, 506 sayılı Kanun'un 3/8 ve b bentlerinde olduğu gibi ücretin sigortalı sayılmasının koşulu olan durumlarda ücret alma olgusunun var olup olmadığının araştırılması," gerekli araştırmaların yapılmasının gerektiğini, çalışmanın sigortalı çalışma niteliğinde olup olmadığı ya da ne zaman bu niteliğe kavuştuğu yönü üzerinde durulması ve çalışmayı kapsama alan Kanun'un yürürlük tarihinden sonraki dönem için hizmet tespitine karar verilmesi müstakar Yargıtay kararları gereğidir. Açıklanan nedenlerle açılan davanın reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. III. MAHKEME KARARI Özetle; “davanın reddine" karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.

2. “... Eldeki davada, davacı, davalılara ait işyerinde 10.01.1995-17.07.2001 ile 18.05.2002-06.06.2012 tarihleri arasında çalıştığının tespitini talep etmiştir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir. Davacının talep ettiği sürelerden 18.05.2002-06.06.2012 döneminde davalı ...'e ait iş yerinden tam olarak bildirimleri bulunduğundan belirtilen dönem yönünden dava açmakta hukuki yararı olmaması nedeniyle bu döneme ilişkin ret kararı açıklanan gerekçe ile yerinde olup, 10.01.1995-17.07.2001 dönemi bakımından verilen kararın eksik araştırmaya dayalı olduğu anlaşılmaktadır. Öncelikle, 10.01.1995-17.07.2001 döneminde işyerinin faaliyette bulunup bulunmadığı hususu araştırılmalı, bu dönemdeki noksan bildirimlerin sebepleri üzerinde durulmalı, bir kısım tanıklar ile tanık olarak beyanı alınan davacının kardeşinin, davacının zaman zaman ara verdiğine dair beyanları karşısında ara verilen süreler gözetilip irdelenmeli, ihtilaflı döneme ilişkin olarak bu dönemle örtüşen bordro tanıkları tam ya da kısmi olarak tespit edilip beyanları alınmak suretiyle çalışma iddiasının varlığı ve süresi net olarak belirlenerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Diğer taraftan, davacının 18038 sicil nolu işverene ait 1997/1 nci dönem bordrosunda (07.03.1997 öncesi döneme ilişkin) yer alıp hizmet döküm cetvelinde gösterilmeyen 65 günlük hizmet süresinin de sebebi araştırılarak irdelenmelidir. Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın eksik inceleme sonucu, yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.” gerekçesi ile Mahkeme kararı bozulmuştur.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Özetle; “davanın kısmen kabulü ile

1-Kuruma bildirilen süreler dışlanmak sureti ile davacının, 10.01.1995 - 06.03.1997 arası ... 18038 nolu işyerinde, 07.03.1997 - 28.02.1999 arası ... nolu işyerinde, 01.03.1999 - 17.07.2001 arası ... - ... adına işyerlerinde aralıksız kesintisiz asgari ücret ile çalıştığının tespitine,

2- 18.05.2002 - 06.06.2012 arası eksik bildirim olmadığından hukuki yarar olmadığının tespitine,” karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılardan Kurum ve ... vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri 1.Davalı Kurum vekili dilekçesinde özetle; kararın bozulmasını talep etmiştir.

2.Davalı ... vekili; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

3. Değerlendirme 1.Davalılardan Kurum ve ... vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine,

2.Eldeki dava dosyası incelendiğinde, dosya kapsamında bulunan 05.01.2001 tarihli tutanakta davacının beş gün işe gelmediği ve iş akdinin feshedildiğine dair ilgili tutanağın tutulduğu, ayrıca tanık beyanlarında da davacının ara verdiğine dair ifadelerin bulunduğu anlaşılmakla, anılan tarihte davacının işe ara verdiği sabit olup, bu hususun Kurum kayıtları ile de uyumlu olduğu görülmektedir. Buna karşın Mahkemece, belirtilen tarihi de kapsar şekilde davacının 01.03.1999-17.07.2001 tarihleri arasında ... - ... adına işyerinde aralıksız çalıştığının tespitine dair karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

VII. KARAR Açıklanan sebeplerle, Temyiz olunan Mahkeme kararının BOZULMASINA,

Dosyanın kararı veren Mahkemesine gönderilmesine,

Temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgiliye iadesine,

05.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/8541, K. 2023/9333, T. 05.10.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2023-8541-e-2023-9333-k-2aa5e12b6ffe