Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/8461 E. 2023/9607 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/8461
Karar No
2023/9607
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1 E., 2023/1055 K. HÜKÜM/KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 50. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/409 E., 2021/56 K. Taraflar arasındaki yurtdışı borçlanmasının 506 sayılı Kanun kapsamında kabul edilmesi gerektiğinin tespiti talepli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili, müvekkilinin 12.07.2009 tarihli yurtdışı ev kadınlığı ve çalışma sürelerine ait borçlanma talebine istinaden hazırlanan 5190 günlük yurtdışı borçlanmasına ilişkin sürelerin Türkiye'de 506 sayılı Kanun kapsamında kabul edilmesi gerektiğinin tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili, davacının yurtdışı borçlanması için 12.07.2009 tarihinde ev kadınlığı borçlanması kapsamında Bağ-Kur'a başvuru yaptığını, ev kadınlığı ve çalışma sürelerine ait tahakkukun 4/1-b kapsamında yapıldığını, Kurum işlemlerinin usul ve kanuna uygun olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, davacının 3201 sayılı Kanun kapsamındaki borçlanma başvuru ile ilgili 01.01.1992-01.06.2006 tarihleri arasındaki dönemden, davacının yurt dışı hizmet kaydında görülen 22.01.1993-30.04.2005 tarihleri arasındaki sürelerin 506 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilmesinin ve toplam 5190 gün borçlanmanın tescil edilmesi gerektiğinin tespitine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B.İstinaf Sebepleri Davalı Kurum vekili, kararın eksik araştırma ve inceleme sonucu verildiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...Somut olayda, davacının ev kadınlığında geçen 01.01.1992 ile 01.06.2006 tarihleri arasındaki süreyi Bağ-Kur kapsamında borçlanma talebinde bulunduğu, Kurum'un 18.10.2006 tarihli tahakkuk cetveli ile bu süreye ilişkin 18.165 ABD doları borç bildirdiği, davacının 09.12.2020 tarihli dilekçe ile borçlanmasını yanlış kapsamda yaptığı, borçlanmanın SSK kapsamında kabul edilmesi talebinde bulunduğu, ilk borçlanma tarihinde yürürlükte bulunan 3201 sayılı Kanun'un 4958 sayılı Kanun ile değişik 3 üncü maddesine göre ev kadınlığı dışındaki süreleri SSK kapsamında borçlanmasının mümkün olduğu borçlanma talebinde bulunulduğu tarihte geçerli olan yasal düzenlemeye göre değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı sonucuna varıldığından davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili istinaf gerekçelerini tekrarla temyiz başvurusunda bulunmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, Türkiye'de hiçbir ...'na tabi çalışması bulunmayan ancak yurtdışında çalışma ve ev kadınlığı süresi bulanan davacının 12.07.2009 tarihli yurtdışı borçlanma süresinin Türkiye'de 506 sayılı Kanun kapsamında süre olarak kabul edilip edilemeyeceği hususundadır. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 2.Davacının borçlanma yaptığı tarihte yürürlükte bulunan 3201 sayılı Kanun'un 29.07.2003 tarih ve 4958 sayılı Kanun'un 56 ncı maddesiyle değişik “Başvurulacak kuruluşlar” başlıklı 3 üncü maddesi; “1)Halen yurt dışında bulunanlar; a)Yurt dışına çıkmadan önce Türkiye'de herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşuna tabi çalışması olmayanlar Sosyal Sigortalar Kurumuna, b)Yurt dışına çıkmadan önce Türkiye'de son defa prim, kesenek ve karşılık ödenen Sosyal Güvenlik Kuruluşuna, c)Ev kadınları Bağ-Kur'a, Yazılı olarak müracaat etmek suretiyle borçlanabilirler. 2)Türkiye'ye döndükten sonra yurtdışında geçen hizmetlerini borçlanmak isteyenler; a)Herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşuna tabi olmayanlar, Sosyal Sigortalar Kurumuna, b)Müracaat tarihinde çalışmakta olanlar tabi oldukları sosyal güvenlik kuruluşuna, c)Başvuru tarihinde herhangi bir Sosyal Güvenlik Kuruluşuna tabi olmamakla birlikte yurda dönüş tarihinden sonraki çalışmalarından dolayı son defa tabi oldukları Sosyal Güvenlik Kuruluşuna, d)Hizmetlerinden bir kısmı yurt dışında iken borçlananlardan kalan hizmetlerini yurda dönüş yaptıktan sonra borçlanmak isteyenler ilk borçlanmayı yapan sosyal güvenlik kuruluşuna, e)Ev kadınları Bağ-Kur'a, Yazılı olarak müracaat etmek suretiyle borçlanabilirler. 3)Hak sahiplerinin borçlanması, yurt dışında çalışmakta iken veya yurda dönüş yaptıktan sonra ölenlerin hak sahipleri ilgili sosyal güvenlik kuruluşuna müracaat etmek suretiyle bu Kanunla getirilen haklardan yararlanırlar.” hükmünü içermektedir. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/8461, K. 2023/9607, T. 12.10.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2023-8461-e-2023-9607-k-a2391fd6eeb9