Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/7891 E. 2023/9547 K. – Hizmet Tespiti

Konu: Hizmet Tespiti

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/7891
Karar No
2023/9547
Karar Tarihi
Konu
Hizmet Tespiti

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1105 E., 2023/89 K. KARAR : Davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına İLK DERECE MAHKEMESİ : Mersin 6. İş Mahkemesi SAYISI : 2018/159 E., 2020/116 K. Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Kararın davacı ve davalı vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmak suretiyle, davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili, davacının davalı apartmanda kapıcı olarak 12.04.2014-12.04.2017 tarihleri arasında hizmet tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili, davacı ile davalı apartman arasında kurulmuş yazılı veya sözlü kapıcılık hizmetlerini içerir bir sözleşmenin kati suretle mevcut olmadığını, davacının hiç bir zaman davalı apartmanda da hizmet vermediğini, bu nedenle davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "…davacının 12.04.2014 tarihinde davalı işveren apartmanda kapıcı/apartman görevlisi olarak çalışmaya başladığı, 12.04.2017 tarihinde müvekkilinin şifai iş sözleşmesi haksız ve gerekçesiz olarak feshedilene kadar kesintisiz olarak çalışmaya devam ettiği, davacının uzun süredir işveren bünyesinde özveri ile çalışmış omasına rağmen, işveren tarafından hiç bir gerekçe gösterilmeksizin, yasal hakları kendisine ödenmeden işine son verildiği, davacının işveren davalı apartmanda 12.04.2014-12.04.2017 tarihleri arasında hizmet tespitine karar verilmesi için mahkememize dava açıldığı, Mahkememizce SGK il müdürlüğüne müzekkere yazıldığı, SGK yazı cevabında, davalı iş yeri ile ilgili olarak düzenlenen denetmen raporunun gönderildiği ve davacının davalı iş yerinde 12.04.2014-12.04.2017 tarihleri arasında 5510 sayılı Kanun'un 4. Md 1. Fıkrasının a bendi kapsamında çalıştığının tespit edildiğinin bildirildiği, bu tarihin davacının dava talebiyle aynı olduğu davacının beyan dilekçesiyle belirttiği vesair taleplerin davamızın konusu olmadığı anlaşılmış ve konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, davalı işverenin bildirimleri dava tarihinden sonra yaptığı anlaşılmakla davanın açılmasına sebebiyet verdiği anlaşıldığından davacı vekili lehine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmolunmuş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçelerine dayalı olarak "Davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, " karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B.İstinaf Sebepleri 1. Davacı vekili, Mahkemece kurulan hükmün 3 numaralı bendinin hatalı olduğunu savunarak Mahkeme hükmünün düzeltilmesine karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davalı vekili, davacı tarafın iddialarını somut delillerle ispatlayamadığını, davacı tanığının beyanına itibar edilemeyeceğini, Mahkemece aldırılan bilirkişi raporunun yalnızca davacı talepleri incelenerek hazırlandığını, hükme esas alınan raporun hatalı olduğunu ve Mahkeme hükmünün eksik incelemeyle kurulduğunu savunarak Mahkeme hükmünün kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...Mahkemece verilen hükümde, davacı tarafça sarf edilen yargılama masrafının davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine karar verilmesi gerekirken hazineye irad kaydına karar verilmesi doğru olmadığı" gerekçelerine dayalı olarak " I-HMK'nın 353/1-b.2 maddesi gereğince yukarıda esas ve karar numarası yazılı ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, II-Davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına" karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davalı vekili; davacının apartmanda çalışmadığını, eşine zaman zaman yardım etttiği, Kurum tarafından hazırlanan raporun soyut tanık anlatımlarına dayalı olduğu belirtilerek kararın bozulmasını istemiştir. 2.Fer'i müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde; Mahkemece yeterli inceleme yapılmadan karar verildiği ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk Davanın yasal dayanağı 5510 sayılı Kanun'un 86/9 uncu maddesidir. 506 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinde ifade edildiği üzere, “sigortalı olmak hak ve yükümünden kaçınılamaz ve vazgeçilemez.” Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin davaların, kamu düzenine ilişkin olması nedeni ile özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde resen araştırma yapılarak kanıt toplanması gerektiği özellikle göz önünde bulundurulmalıdır. Öte yandan, davanın konusunun kalmadığından bahsedebilmek için, dava açıldıktan sonra meydana gelen bir olay nedeniyle dava konusunun ortadan kalkması; eş söyleyişle tüm tarafların, davanın esası hakkında karar verilmesinde hukuki yararının kalmaması gerekir. 3. Değerlendirme Dosyanın incelenmesinde, davacının dava tarihinden önce, 25.07.2018 tarihli dilekçesi ile "Mersin/Mezitli HH Gündoğan Plaza Sitesinde 12.04.2014-12.04.2017 tarihleri arasında sigortasız çalıştırıldığını ileri sürerek Kuruma başvuruda bulunması üzerine, Kurumun 18.07.2019 tarihli Denetmen Raporuna istinaden, davacının eldeki davaya konu hizmet tespitine konu sürelerin, davacının hizmet cetveline işlendiği anlaşılmakla, davalı işveren vekilinin, hizmet tespitine yönelik Kurum raporuna itiraz etmesi karşısında, taraflar arasındaki uyuşmazlığın devam ettiği, sonuç olarak davanın konusuz kalmadığı ortadır. Bu durumda Mahkemece uyuşmazlığın esasına girilerek davacının çalışmasının varlığı ve niteliği, çalışmanın tam veya kısmi süreli olup olmadığı araştırılmalı, elde edilecek sonuç değerlendirilmek suretiyle hüküm kurulmalıdır. Mahkemece eksik araştırmaya dayalı olarak hüküm kurulması hatalı olup bu nedenle karar bozulmalıdır. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan, Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 11.10.2023 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/7891, K. 2023/9547, T. 11.10.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2023-7891-e-2023-9547-k-39ea39215131